Translate

7 Nisan 2026 Salı

SÜPER BAŞKAN-Zamanı Durduran Saat- Hikaye Özeti-Hikaye Haritası-Yeni Nesil Sorular-Çoktan Seçmeli Sorular-Açık Uçlu Sorular


Süper Başkan – Zamanı Durduran Saat (Yaşar Bayraktar)
1. Bölüm Özeti

     Kitabın ilk bölümünde ana karakter Fatih tanıtılır. Fatih, ne çok çalışkan ne de tembel olan, orta seviyede bir öğrencidir ve sınıfta orta sıralarda oturmaktadır. Onu diğer öğrencilerden ayıran en önemli özellik ise kol saatine sahip olmasıdır. Sınıfta saat sadece onda olduğu için arkadaşları sürekli ona saati sorar.
      Fatih köyde yaşayan ve okulunun köyünde olmaması nedeniyle yatılı okuyan bir çocuktur. Sabahları nöbetçi öğretmenler tarafından kaldırılıp kahvaltıya götürülür. Bir gün, ilk iki dersin boş geçmesi beklenirken okula yeni gelen sosyal bilgiler öğretmeni Erdal derse girer. Uzun boylu, güler yüzlü ve komik bıyıklı olan bu öğretmen, dersleri hızlı ve yoğun anlatmasıyla öğrenciler tarafından biraz garip bulunur. Sürekli ders anlattığı ve teneffüse çıkarmadığı için öğrenciler sık sık Fatih’e saati sorar.
     Ancak dersin sonunda Fatih kol saatinin kaybolduğunu fark eder. Bu saat onun için çok değerlidir çünkü babası almıştır. Hafta sonu babasının yanına gideceği için çok üzülür ve ağlar. Bu sırada öğretmeni Erdal durumu fark eder, onunla konuşur ve kantinde limonlu soda ısmarlayarak teselli eder. Ardından kendi saatini Fatih’e verir ve zamanı gelince geri alacağını söyler. Fatih de ileride yeni bir saat alındığında öğretmenine geri vereceğine söz verir.
     Daha sonra Fatih müdürün odasına çağrılır. İlk kez girdiği bu ortamda heyecanlanır. Orada, 23 Nisan töreninde belediye başkanının koltuğuna kendisinin oturacağı söylenir. Bu onun için çok önemli ve heyecan verici bir gelişmedir. Bir gün prova yapılacak, ertesi gün ise tören gerçekleşecektir.
      Bu görev için ailesinden izin alınması gerektiğinden Fatih ilk kez servis dışında bir arabaya binerek köyüne gider. Köyde herkes arabayı merakla takip eder, annesi ise ilk başta telaşlanır. Müdür durumu açıklayınca rahatlar. Bu süreçte Fatih, kaybolan saatinin bulunduğunu öğrenir ancak geri almak için vakit olmadığından daha sonra alacaktır.
      Ardından Fatih için kıyafet alışverişi yapılır ve bir otelde kalır. Gün oldukça yoğun ve yorucu geçer. Gece yatmadan önce takvimine 22 Nisan gününü işaretler. Bu sırada öğretmeninin verdiği saati inceler ve saatin gün, ay, yıl ve haftanın gününü gösteren oldukça gelişmiş bir saat olduğunu fark eder. Yoğun geçen günün ardından Fatih uykuya dalar.

2. Bölüm: 23 Nisan

Bu bölümde görevliler sabah erkenden Fatih’i uyandırır ve birlikte belediyeye doğru yola çıkarlar. Fatih köyde büyüyen bir çocuk olduğu için gördüğü pek çok şey ona çok farklı ve şaşırtıcı gelir. Belediyeyi daha önce sadece babasının bir keresinde su faturası ödemek için geldiğinden hatırlamaktadır.
    Belediyeye vardıklarında asansöre binerler. Fatih hayatında ilk kez asansör görür ve buna da oldukça şaşırır. Daha sonra kapısında altın harflerle “Başkan” yazan bir odaya girerler. İçeride kısa boylu, göbekli, siyah saçlı bir adamın belediye başkanı olduğunu anlar. Başkanla tanışır ve kısa bir sohbet eder.
    Ardından bir tür gösteri başlar. Fatih bunu adeta bir tiyatro gibi görür; çünkü kendisine ne söyleyeceği önceden ezberletilmiştir. Gazeteciler sorular sorar, Fatih de ezberlediği cevapları verir. Her şey planlandığı gibi gider ve bu bölümü başarıyla tamamlarlar.
    Sonrasında stada geçerler. Burada da Fatih bir başkan gibi ağırlanır ve gösterileri izler. Seyirciler arasında halktan çok öğrencilerin olması dikkatini çeker. Stadaki program bittikten sonra yemek yerler. Fatih, yemek sırasında bütün gün boyunca neredeyse hiçbir şey yemediğini fark eder.
    Daha sonra tekrar belediyeye dönerler ve mesai bitene kadar oyalansın diye Fatih’i bir odada bilgisayarın başına oturturlar. Ancak Fatih bilgisayarda hiçbir şey yapmaz. Bunun üzerine bir görevli neden bir şey yapmadığını sorar. Fatih de bilgisayarı ilk kez gördüğünü ve nasıl kullanacağını bilmediğini söyler. Bunun üzerine belediye çalışanlarından biri ona bir oyun açar. Oyunda ekrandaki bir noktayı diğerlerini yiyerek büyütmesi gerekmektedir. Fatih başka oyunları da dener ama hiçbirini ilgi çekici bulmaz. Bilgisayar gibi önemli bir teknolojinin bu kadar basit şeyler sunması ona anlamsız gelir.
    Canı sıkılınca bir memur ona isterse araştırma yapabileceğini söyler ve interneti nasıl kullanacağını öğretir. Bunun üzerine Fatih önce Babil’in Asma Bahçelerini araştırır; fakat bu konuda net bir şey bulamaz. Ardından dünyanın yedi harikasını inceler ve Mısır piramitleri dışında çoğunun artık var olmadığını öğrenir. Bu durum onun kafasını karıştırır. “Bir şeye sadece bazı insanlar harika dedi diye mi harika denir?” diye düşünür.
    Daha sonra ateş böcekleri hakkında araştırma yapar. Köylerinde elektrikler sık sık kesildiği için ateş böcekleri her zaman ilgisini çekmiştir. Araştırmaları sonucunda ateş böceklerinin kimyasal karışımlarla ışık ürettiğini, bu ışığın ısı vermediğini ve buna soğuk ışık denildiğini öğrenir. Bilim insanlarının da bu tür bir ışık üretmeye çalıştıklarını fakat bunu tam olarak başaramadıklarını öğrenir. Böylece Fatih, aklına takılan pek çok sorunun cevabını bilgisayarda bulmaya başlar.
    Günün sonunda mesai biter, herkes evine gider. Fatih ise geceyi geçirmek için bir otele yerleştirilir. Yaşadığı yoğun ve yorucu günün ardından, ışık açık bir şekilde yatağa uzanır. Tam uykuya dalacakken aklına önemli bir şey gelir.
       Fatih, görevlilerle birlikte erkenden belediyeye gider ve bu kez belediye başkanının olmadığını fark eder. Yapılacak basın toplantısının saatini değiştirmek ister ve toplantıya kadar vakti değerlendirmek için Fatih Sultan Mehmet’i araştırmaya başlar.
   Araştırdıkça Fatih Sultan Mehmet’in çok küçük yaşlarda büyük sorumluluklar üstlendiğini öğrenir. Altı yaşında sancak beyi olması ve on iki yaşında tahta çıkması onu derinden etkiler. Kendi durumuyla kıyaslama yaparak, küçücük bir belediyeyi yönetmekten korkmasının anlamsız olduğunu düşünür ve geçmişteki insanların ne kadar ileri seviyede olduklarını fark eder.
     Aynı zamanda 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmesini hatırlar ve bu durumdan etkilenir. Tüm bu bilgileri daha önce o garip öğretmenden öğrendiğini fark…
    Fatih, toplantıyı başlatarak şehir trafiğini çözmek için ilk projesini açıklar. Otogarın yanına, otogarı da kapsayacak şekilde 50 bin araçlık dev bir otopark yapılmasını önerir. Bu fikir herkesi şaşırtır; 200 bin nüfuslu bir şehir için bu büyüklükte bir otoparkın çözüm olmayacağı düşünülür. Ancak Fatih itirazları kabul etmez ve projenin bir hafta içinde tamamlanmasını ister.
   Yer sorunu tartışılırken ayakkabılık sistemi gibi katmanlı bir düzen önerilir ve bu sayede alandan tasarruf sağlanabileceği düşünülür. Kısa sürede çalışmalar başlar ve bir hafta içinde neredeyse tamamlanan dev otopark ortaya çıkar. Bu süreçte Fatih’in odasında vakit geçirip Tayland’dan özel ağaçlar getirtmesi çevresindekilere anlamsız gelse de kimse müdahale edemez.
  Otopark tamamlandıktan sonra Fatih yeni kararını açıklar: Şehirde herkes aracını bu otoparka bırakacak, şehir içinde yalnızca toplu taşıma ve resmi araçlar kullanılacaktır. Bu karar büyük tepki çeker; insanların işe gidişi, esnafın durumu ve çeşitli meslek gruplarının etkilenmesi gibi pek çok itiraz dile getirilir. Fatih ise bu tepkileri, Fatih Sultan Mehmet’in fetih sürecinde karşılaşmış olabileceği itirazlara benzetir ve kararlılığını sürdürür.
  Uygulama için duyurular yapılır ancak kimse gönüllü olarak araçlarını bırakmayınca şehirde kapanlar kurulacağı açıklanır. Bunun üzerine insanlar araçlarını otoparka bırakmak zorunda kalır, bırakmayan az sayıda kişinin araçları da zarar görür. Hafta sonunda büyük bir işi başarmanın mutluluğuyla oteline dönen Fatih, takvimde yine 23 Nisan’ı karalar ve uykuya dalar.
1952 yılında orman içindeki bir konser alanında besteciler eserlerini sergilerken John Cage, “4 dakika 33 saniye” adlı eserini sahneler. Piyanonun kapağını kapatarak belirli süreler boyunca hiçbir şey çalmaz. Bu süreçte dinleyiciler farklı doğal ve insani sesleri fark eder. Cage, aslında mutlak sessizliğin olmadığını ve her anın kendine özgü bir sesi olduğunu anlatmak ister.
   Fatih sabah uyandığında şehirde araba seslerinin tamamen kaybolduğunu fark eder. Artık yalnızca doğa sesleri duyulmaktadır. Kendisi de bisikletle işe gider. Gün boyunca halkın ve çalışanların şikayetlerini dinler, toplu taşımanın yetersiz kaldığını görerek seferleri artırır ve yeni şoförler alınmasına karar verir.
    Şehirde arabasız yaşamın üzerinden üç hafta geçmiştir. Başlangıçta zorlanan insanlar zamanla bu düzene alışır. Bisiklet ve kaykay kullanımı yaygınlaşır, yeni iş alanları ortaya çıkar ve şehir daha canlı bir hale gelir. İnsanlar daha sosyal ve hareketli bir yaşam sürmeye başlar.
   Ancak herkes memnun değildir. Balıkçılar av yasağından şikayet ederken Fatih yasağı daha da genişletir. Bu durum balıkçıları farklı çözümler aramaya iter. Genel olarak şehir, arabasız hayata uyum sağlamış ve yeni düzene adapte olmuştur.
    Şikayetler her geçen gün azalırken Fatih bir gece yatağına yorgun girse de uyuyamaz. Günlerin sürekli tekrar etmesi onu düşündürür; bir yandan sıkışmış hissederken bir yandan da yapması gereken daha çok iş olduğunu fark eder. İçindeki huzursuzlukla bisikletine atlayıp nereye gittiğini bilmeden pedal çevirir. Yorulup bir yokuşta düşer ve ağlamaya başlar. O sırada güneşin doğuşuna tanık olur ve bunun büyük bir mucize olduğunu fark eder.
   Güneş yükselirken bedeninde farklı bir his oluşur ve gözlerini kapatmak zorunda kalır. Bu sırada ortaya çıkan muhteşem manzarayı kendisi göremez. Ertesi gün belediyeye döner ve bundan sonra her sabah aynı tepeye gidip gün doğumunu izlemeye karar verir. Gazeteciler de onun peşine düşer ve bu eşsiz manzarayı görüntüler. Zamanla Afitap Tepesi ünlenir ve şehirdeki insanlar her sabah bisikletleriyle buraya gelip gün doğumunu izlemeye başlar.
   Şehirde yeni düzen gelişmeye devam eder. Bisiklet kullanımının artmasıyla yeni tasarımlar, elektrikli motorlar ve bisiklet haftası gibi projeler gündeme gelir. Fatih aynı zamanda kitap okuma alışkanlığı kazanır ve kendini geliştirmeye başlar. Ancak şehirde dolaştığında bisiklet park yetersizliği, güvenlik sorunları ve toplu taşımadaki yoğunluk gibi yeni problemleri fark eder.
  Bu sorunlara çözüm olarak dijital kilitli bisiklet otoparkları yapılmasını ve kurumların çıkış saatlerinin düzenlenmesini ister. Uzun mesafeler için ise yeni projeler geliştirilmesini önerir. Toplantı sonunda çimlerin biçilmesiyle ilgili yüksek maliyetli bir teklifi reddeder ve bu sorunu kendisinin çözeceğini söyleyerek yeni bir adım atmaya hazırlanır.

Hayvanat Şehri – Bölüm Özeti

   Şehir her gün olduğu gibi yine AfitabTepesi’ne doğru ilerlemeye devam eder. Ancak o gün Süper Başkan Fatih herkesi şaşırtan bir sürpriz yapar ve tepeye gitmez. Çünkü aklında başka bir plan vardır.
   Fatih, şehrin dört bir yanını keçiler, kuzu ve oğlaklar, tavşanlar gibi büyük küçük hayvanlarla doldurur. Amacı, şehirdeki çim biçme işlerini bu hayvanlar sayesinde kolaylaştırmaktır. Halk şehre döndüğünde gördükleri manzara karşısında çok mutlu olur. Herkes hayvanlarla vakit geçirir, oyun oynar ve şehir bambaşka bir havaya bürünür.
   Bu ilginç ve sevimli fikir kısa sürede tüm ülkenin dikkatini çeker. Arabasız ve her yanında hayvanların dolaştığı bu sıra dışı şehir haberlere konu olur. Böylece turistler akın akın şehre gelmeye başlar. Turizmin canlanmasıyla şehir ciddi gelir elde eder ve işsizlik nedeniyle yapılan şikâyetler de azalmaya başlar.
   Bir süre sonra Süper Başkan, işleri bitince hayvanları geri göndermeyi düşünür. Fakat halk buna karşı çıkar ve protesto eder. Kimse hayvanların gitmesini istemez. Başkan da halkın bu sevgisi karşısında şaşırır ve hayvanların şehirde kalmasına karar verir.
  Sıradaki Bölüm – Gelişmeler ve Yenilikler 
   Takvim hâlâ 23’ünü gösterse de şehirde mevsimlerin değiştiği fark edilir. Zaman ilerlemiyormuş gibi görünse de aslında hayat devam etmektedir.
  Şehre gelen turist sayısının artmasıyla birlikte bazı sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunları çözmek için “Sıkıntı Tim” adında bir ekip kurulur. Genellikle üniversite öğrencilerinden oluşan bu ekip, hafta sonları sokakları dolaşarak gördükleri problemleri tespit eder ve başkana iletir.
   Artan turist yoğunluğu nedeniyle şehir içi ulaşımda aksaklıklar yaşanır. Toplu taşıma yetersiz kalır. Bunun üzerine yeni çözümler geliştirilir. Şehrin farklı noktalarına, kent kartla çalışan bisiklet kiralama sistemleri kurulur. İnsanlar yalnızca 1 TL karşılığında bisiklet kiralayıp istedikleri noktada bırakabilirler. Uzak mesafeler için ise bantlı bir raylı sistem yapılır; insanlar bisikletleriyle bu sistemin üzerine çıkarak daha hızlı ulaşım sağlar.
   Ancak turistlerin şehirde yapabileceği aktivitelerin sınırlı olduğu fark edilir. Gelenler genellikle şehri gezip hayvanlarla fotoğraf çekmekte, ardından Altat Tepesi’nde güneşin doğuşunu izleyip geri dönmektedir. Bu nedenle turistlerin ilgisini daha fazla çekecek yenilikler düşünülür.
  Şehrin merkezine güneş enerjisiyle çalışan, ücretsiz bir atlı karınca yapılır. Bazı kişiler süs amaçlı fıskiyeler önerse de Fatih bunu gereksiz ve anlamsız bulur. Bunun yerine daha işlevsel ve eğlenceli fikirleri tercih eder.
  Ayrıca “pedalbus” adı verilen ilginç bir ulaşım aracı geliştirilir. Bu araçta yolcular pedal çevirerek aracı hareket ettirir, direksiyonda ise bir sürücü bulunur. Bu sistem kısa sürede turistlerin büyük ilgisini çeker ve oldukça popüler hale gelir.
  Şehirdeki bu sıra dışı yenilikler sayesinde hem ülke hem de dünya bu ilginç şehri konuşmaya başlar. Otoparkın büyütülmesi konusu gündeme gelse de Fatih bunu kabul etmez.
  Yazar, asansör bile görmemiş bir çocuğun bu kadar büyük işlere imza atmasının şaşırtıcı olup olmadığını sorgular. Fatih henüz çok gençtir, ancak kitap okumayı hiç bırakmaz ve karşılaştığı sorunları akıl ve bilimle çözmeye çalışır.Zamanla bazı iş insanları bu hayvanları sahiplenir. Hayvanların boyunlarına firma isimleri asılır ve bu da şehir için yeni bir gelir kaynağına dönüşür. Elde edilen turizm ve sponsorluk gelirleri sayesinde yalnızca şehir gelişmekle kalmaz, maddi durumu kötü olan ailelere de yardım edilir.
Büyük Felaket 
    Bir gün küçük bir çocuk, arkadaşıyla sohbet ederek bisiklet sürerken aniden önüne çıkan bir tavşana çarpmamak için gidonu kırar. Dengesini kaybedip düşer ve hastaneye kaldırılır. Yapılan kontrollerde çocuğun kolunun kırıldığı anlaşılır.
   Bu olay şehirde büyük yankı uyandırır. Süper Başkan Fatih çocuğu hastanede ziyaret eder. Halk ise bu durumu “büyük felaket” olarak değerlendirir ve başkandan bu tür kazaların önüne geçecek önlemler almasını ister. Başkan da gerekli düzenlemelerin yapılacağını söyler.
   Yazar bu noktada okuyucuya seslenir ve “Büyük felaket mi, sadece bir kol kırığı mı?” diye düşündüğümüzü ifade eder. Ancak asıl önemli olanın olayın büyüklüğü değil, alışılmış düzen içindeki yeri olduğunu vurgular.
   Dünyada her gün milyonlarca insan sigara nedeniyle hayatını kaybetmekte ya da trafik kazalarında binlerce kişi ölmektedir. Fakat bu olaylar çok sık yaşandığı için çoğu zaman dikkat çekmez. Buna karşılık az sayıda kişinin yaşadığı bir olay daha fazla konuşulur ve gündem olur.
   İşte bu nedenle, kazaların neredeyse hiç yaşanmadığı bu bisikletli şehirde bir çocuğun kolunun kırılması bile “büyük felaket” olarak görülür. Yazar, büyük felaketlerin sadece sayı ile değil, yaşanılan ortam ve alışkanlıklarla da ilgili olduğunu anlatmak ister.
Sabah Şaşırtıları 
  Zamanla şehirdeki yenilikler sıradanlaşmaya başlar. İnsanlar artık hayvanlara, etkinliklere ve farklı uygulamalara alışmıştır. Heyecan azalır, şehir rutine döner. Süper Başkan Fatih bu durumu fark eder ve insanların yeniden şaşırmasını, heyecan duymasını ister.
   Bu amaçla bir ekip toplanır ve beyin fırtınası yapılır. Sonunda “şaşırtılar” fikri ortaya çıkar. Belirli bir düzen olmadan, rastgele zamanlarda sürpriz etkinlikler yapılmasına karar verilir. Böylece şehirde her an yeni ve beklenmedik bir şey yaşanacaktır.
   İlk şaşırtı, hiç kar yağmayan bu şehirde gerçekleştirilir. Gece kamyonlarla şehre kar getirilir. Sabah uyanan insanlar her yeri bembeyaz görünce büyük bir şaşkınlık ve mutluluk yaşar. Herkes kar topu oynar, fotoğraflar çeker ve şehir adeta bir festivale dönüşür.
   Bu uygulama devam eder ve zaman zaman farklı şaşırtılar yapılır. Bir süre sonra ünlü bir sanatçı başkanla iletişime geçer. “Benzersiz” adlı albümünü tanıtmak için şehirde ücretsiz bir konser vermek ve yeni şarkısını ilk kez burada seslendirmek istediğini söyler. Bu da bir sonraki büyük şaşırtı olur.
   Sanatçı aniden şehir meydanında ortaya çıkar ve unutulmaz bir konser verir. Soğuk kış gününde insanların içini ısıtan bu etkinlik, şehir halkı için büyük bir mutluluk kaynağı olur. Böylesine büyük bir sanatçının küçük bir şehre gelmesi herkes için hayal bile edilemeyecek bir deneyimdir.
   Bölümün sonunda yazar önemli bir mesaj verir: Eğer bir gün sigara içmeye başlarsan, hayatın olması gerekenden daha erken bitebilir ve kendi hikâyenin sonunu göremeyebilirsin. Bu yüzden sıradan ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gerektiğini vurgular.
Bahar ve Değişim 
    Kış aylarının sona ermesiyle birlikte şehirde ilkbahar kendini göstermeye başlar. İnsanlar artık arabalarını kullanmadıkları için satmaya başlar. Aylarca otoparklarda bekleyen araçlar elden çıkarılır; elde edilen parayla bazıları tatile gider, bazıları ise evlerini yeniler. Bu durum hem bireysel ekonomiyi rahatlatır hem de şehirde turistlere daha fazla alan açılmasını sağlar. Böylece otoparkları büyütme ihtiyacı da ortadan kalkar.
   Baharın gelişiyle birlikte doğa canlanır. Ağaçlar çiçek açar, şehir çeşitli hayvanlarla ve endemik bitkilerle dolup taşar. Kuş sesleri giderek artar ve şehir adeta doğal bir yaşam alanına dönüşür.
   Ancak bazı insanlar bu yoğun kuş seslerinden rahatsız olur ve bunu olumsuz olaylara yorar. Deprem olacağı, kışın çok sert geçeceği ya da yazın aşırı sıcak olacağı gibi düşünceler ortaya atılır.
   Yapılan araştırmalar ise bu düşüncelerin doğru olmadığını gösterir. Kuşların ötüşü herhangi bir felaketin habercisi değildir; sadece kendi aralarında iletişim kurduklarını ifade eder. Ayrıca araba kullanımının azalmasıyla birlikte gürültü ve çevre kirliliği azalmış, bu da kuşların sayısının artmasına olanak sağlamıştır.
    Ağaçların çoğalması da şehir yaşamını olumlu yönde etkiler. Ağaçlar yalnızca oksijen sağlamakla kalmaz, aynı zamanda insanlara mutluluk ve huzur verir. Doğayla iç içe yaşamak, düzenli hareket etmek ve hayvanlarla temas halinde olmak, şehirdeki insanların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını iyileştirir.
   Bu nedenle şehirde şiddet olaylarının ve psikolojik sorunların azaldığı gözlemlenir. Doğal yaşamın güçlenmesi, insanların daha dengeli, huzurlu ve sağlıklı bir hayat sürmesine katkı sağlar.
Sıradan Bir Gün 
   Şehirde uygulanan av yasağı sayesinde denizlerde balıklar hızla çoğalır. Bir süre sonra adeta balık istilası yaşanır. Başta şaşıran balıkçılar, zamanla bu bolluk ve bereketten büyük mutluluk duyar ve alınan karardan memnun kalırlar.
   Yeni bölümde “sıradan” kavramı üzerine düşünülür. Fatih’e göre bir şey sürekli tekrarlandığında sıradanlaşır; ancak nadir olan bir şey de zamanla sıradışı hale gelir. Bu düşüncelerle yine Altat Tepesi’ne doğru yola çıkar. Daha önce yüzlerce kez güneşin doğuşunu izlemeye gitmiş olsa da, tam o anlarda gözlerini kapattığı için aslında hiç gerçek anlamda güneşin doğuşunu görmemiştir.
   Güneşin doğmasına yaklaşık on dakika kala Erdal öğretmen Fatih’in yanına gelir. Fatih şaşırır ve vaktin gelip gelmediğini sorar. Öğretmeni, saati güneş doğmadan geri alacağını söyler. Fatih neden kendisinin seçildiğini sorunca, öğretmeni bunun rastgele olduğunu, nasıl başladıysa öyle sona erdiğini ifade eder.
   İkisi birlikte güneşin doğuşunu izler. Fatih hayatında ilk kez gözünü kırpmadan bu anı gerçekten görür. Bu, onun için çok özel bir deneyim olur. Güneş doğduktan sonra öğretmen ortadan kaybolur.
   O gün, Fatih’in başkanlık görevindeki son günüdür. İşlerini tamamladıktan sonra kendi kıyafetlerini giyer ve sessizce köyüne doğru yola çıkar. Arkasına bakmadan gider. Şehirdeki insanlar ise onun gidişinden habersizdir.
    Tam o sırada şehirde olağanüstü bir olay yaşanır. Bir anda etrafı aydınlatan milyonlarca ışık belirir ve saatler süren bir ışık gösterisi oluşur. Daha sonra bunun, Fatih’in şehre getirdiği Lampo ağaçlarında yuvalayan ateş böceklerinden kaynaklandığı anlaşılır.
    Bu büyüleyici görüntü kısa sürede tüm dünyanın gündemine oturur. İnsanlar bu kadar çok ateş böceğinin nasıl ortaya çıktığını anlamaya çalışır. Tıpkı insanların, araba gürültüsünün kuşların iletişimini nasıl engellediğini ya da araçların aslında yaşamı nasıl olumsuz etkilediğini çoğu zaman fark edememesi gibi.
24 Nisan 
   Yeni günle birlikte takvim ilk kez değişir ve 24 Nisan olur. Şehirde yeni bir başkan göreve başlar. Yapılan ilk toplantıda, önceki düzen tamamen değiştirilmeye başlanır. Yeni başkan için öncelik artık şikâyetler ya da halkın yaşam kalitesi değil, yaklaşan seçimlerdir.
   Bu doğrultuda birçok karar geri alınır. Arabalar yeniden serbest bırakılır, balık avı üzerindeki yasaklar kaldırılır. Kısa sürede şehirdeki denge bozulmaya başlar. İnsanlar yeniden araba satın alır, borçlanır ve trafik artar. Ağaçlar kesilir, doğa zarar görür ve hava kirliliği hızla yükselir.
   Balıkçılık serbest bırakılınca göldeki doğal yaşam da tehlikeye girer. Kısa süre içinde balık popülasyonunun tükenmeye başlayacağı anlaşılır. Doğayla kurulan hassas denge bozuldukça şehir eski haline, hatta daha kötü bir duruma sürüklenir.
   Zamanla trafik kazaları artar ve bu kazalar artık insanları etkilemez hale gelir. Ters yönden gelen bir kamyonla yaşanan ölümcül kazalar bile sıradanlaşır. İnsanlar bu acılara alışır, tepki vermez olur.
   Kitabın sonunda yazar, anlatılanların ne tam bir hikâye ne de bir masal olduğunu söyler. Aslında bunun ne olduğunu okuyucunun zaten anladığını ifade eder. Çünkü bazı şeyler, herhangi bir kalıba sokulmadan da anlaşılabilir.
   Yazar, okuyucuya şöyle seslenir:
Bunu bir masal mı, hikâye mi, gerçek mi ya da bir düş mü diye düşünmek yerine, anlatılanlardan ders çıkarmak gerekir.
Ve kitabı şu mesajla bitirir:
“En iyisi sen dersini al… sağlıklı ve bilinçli bir yaşam sür.”

                                                   HİKÂYE HARİTASI

Hikâyenin Adı: Süper Başkan – Zamanı Durduran Saat

Kahramanlar: Fatih (Süper Başkan), Erdal Öğretmen, şehir halkı

Yer: Arabasız, doğayla iç içe bir şehir

Zaman: 23 Nisan’da durmuş gibi görünen ancak aslında ilerleyen zaman

Olay:
Fatih, elindeki saat sayesinde bir süreliğine şehrin yönetimini üstlenir ve akıl ile bilimi kullanarak birçok yenilik yapar. Arabasız bir yaşam düzeni kurar, hayvanları ve doğayı şehre kazandırır, turizmi geliştirir ve insanların daha sağlıklı, huzurlu bir hayat yaşamasını sağlar. Ancak görev süresi sona erdiğinde yerine gelen yeni başkan tüm bu düzeni bozar ve şehir eski sorunlarına geri döner.

Ana Fikir:
Doğayla uyumlu, bilinçli ve akılcı bir yaşam insanı mutlu eder; ancak yanlış tercihler bu düzeni kolayca bozabilir.


Özet:
Fatih, zamanı durduran saat sayesinde bir şehrin başkanı olur ve kısa sürede doğaya saygılı, sağlıklı ve yenilikçi bir düzen kurar. Şehirde arabalar kaldırılır, hayvanlar ve doğal yaşam artar, insanlar huzurlu bir hayat sürer. Ancak Fatih’in görevi sona erdiğinde yeni başkan eski düzeni geri getirir ve şehir yeniden sorunlarla karşı karşıya kalır. Bu durum, doğru kararların ne kadar değerli olduğunu ve korunması gerektiğini gösterir.
              SÜPER BAŞKAN – TEST SORULARI
1. Fatih’in başkan olmasını sağlayan en önemli unsur nedir?
A) Zengin olması
B) Zamanı durduran saate sahip olması
C) Halk tarafından seçilmesi
D) Öğretmen olması
2. Fatih’in şehirde yaptığı ilk büyük değişim aşağıdakilerden hangisidir?
A) Otoparkları büyütmek
B) Arabaları artırmak
C) Arabasız yaşamı teşvik etmek
D) Fabrika kurmak
3. Şehre hayvanların getirilmesinin temel amacı nedir?
A) Eğlence sağlamak
B) Turist çekmek
C) Çim biçme işini kolaylaştırmak
D) Hayvanları korumak
4. Şehrin turizm açısından gelişmesinin en önemli nedeni nedir?
A) Yeni oteller yapılması
B) Hayvanların şehirde serbest dolaşması
C) Alışveriş merkezleri açılması
D) Havaalanı yapılması
5. “Sıkıntı Tim” ne amaçla kurulmuştur?
A) Turistleri gezdirmek için
B) Sorunları tespit etmek için
C) Hayvanları korumak için
D) Trafiği düzenlemek için
6. Bisiklet kiralama sisteminin amacı nedir?
A) Spor yaptırmak
B) Ulaşımı kolaylaştırmak
C) Para kazanmak
D) Turistleri eğlendirmek
7. Pedalbus sistemi aşağıdakilerden hangisini sağlar?
A) Ücretsiz yemek
B) İnsanların pedal çevirerek ulaşım sağlaması
C) Hayvan taşımacılığı
D) Elektrikli ulaşım
8. Şehirde yapılan “şaşırtı” etkinliklerinin amacı nedir?
A) Para kazanmak
B) İnsanları korkutmak
C) İnsanları mutlu etmek ve heyecan oluşturmak
D) Reklam yapmak
9. İlk şaşırtı etkinliği nedir?
A) Konser verilmesi
B) Hayvanların getirilmesi
C) Şehre kar getirilmesi
D) Festival düzenlenmesi
10. Büyük felaket olarak adlandırılan olay nedir?
A) Deprem olması
B) Bir çocuğun kolunun kırılması
C) Yangın çıkması
D) Sel olması
11. Yazarın “büyük felaket” vurgusunun temel nedeni nedir?
A) Olayın büyüklüğü
B) İnsan sayısı
C) Olayın nadir olması
D) Maddi zarar
12. Şehirde kuşların sayısının artmasının temel nedeni nedir?
A) İnsanların beslemesi
B) Av yasağı
C) Gürültü ve kirliliğin azalması
D) Göç etmeleri
13. Ağaçların insanlar üzerindeki etkisi nedir?
A) Sadece gölge sağlar
B) Sadece oksijen verir
C) Hem oksijen hem mutluluk verir
D) Hiçbir etkisi yoktur
14. Av yasağının sonucu ne olmuştur?
A) Balıkların azalması
B) Balıkların çoğalması
C) Balıkçıların zarar etmesi
D) Denizlerin kirlenmesi
15. Fatih’in en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Güçlü olması
B) Zengin olması
C) Kitap okuyup akıl ve bilimle hareket etmesi
D) Sert olması
16. Fatih’in görev süresi nasıl sona ermiştir?
A) Halk tarafından görevden alınmıştır
B) Kaçmıştır
C) Öğretmeni tarafından saat geri alınmıştır
D) Hastalanmıştır
17. Ateş böceklerinin oluşturduğu ışık gösterisi neyi temsil eder?
A) Doğanın gücünü
B) Teknolojiyi
C) İnsan gücünü
D) Tesadüfü
18. Yeni başkanın önceliği nedir?
A) Halk sağlığı
B) Doğa
C) Seçim kazanmak
D) Eğitim
19. Yeni başkanın kararları sonucunda şehirde ne olmuştur?
A) Doğa gelişmiştir
B) Sorunlar azalmıştır
C) Eski sorunlar geri gelmiştir
D) Turizm artmıştır
20. Kitabın genel mesajı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Zengin olmak önemlidir
B) Teknoloji her şeydir
C) Doğru yaşam ve bilinçli seçimler önemlidir
D) Eğlence her şeyden önemlidir
CEVAP ANAHTARI
1-B
2-C
3-C
4-B
5-B
6-B
7-B
8-C
9-C
10-B
11-C
12-C
13-C
14-B
15-C
16-C
17-A
18-C
19-C
20-C
Klasik Açık Uçlu Sorular ve Cevapları
1. Soru: Fatih’in başkan olmasını sağlayan olay nedir?
Cevap: Fatih’in zamanı durduran bir saate sahip olması ve bu sayede şehrin yönetimini üstlenmesi.
2. Soru: Fatih şehirde ilk olarak hangi önemli değişikliği yapmıştır?
Cevap: Arabasız bir yaşam düzeni kurarak trafik ve çevre sorunlarını azaltmaya çalışmıştır.
3. Soru: Şehre hayvanların getirilmesinin amacı nedir?
Cevap: Çim biçme işini doğal yollarla yapmak ve şehre canlılık katmak.
4. Soru: Şehrin turizm açısından gelişmesini sağlayan unsurlar nelerdir?
Cevap: Hayvanların şehirde serbest dolaşması, farklı etkinlikler ve doğayla iç içe bir yaşam sunulması.
5. Soru: “Sıkıntı Tim” neden kurulmuştur?
Cevap: Şehirdeki sorunları tespit edip başkana iletmek için kurulmuştur.
6. Soru: Bisiklet kiralama sistemi neden geliştirilmiştir?
Cevap: Ulaşımı kolaylaştırmak ve çevre dostu bir ulaşım sağlamak için.
7. Soru: Pedalbus nasıl bir ulaşım aracıdır?
Cevap: İnsanların pedal çevirerek hareket ettirdiği, eğlenceli ve çevreci bir ulaşım aracıdır.
8. Soru: “Şaşırtı” etkinliklerinin amacı nedir?
Cevap: İnsanları mutlu etmek, rutin hayatı kırmak ve heyecan oluşturmak.
9. Soru: İlk şaşırtı etkinliği ne olmuştur?
Cevap: Şehre kamyonlarla kar getirilerek insanların sabah karla uyanması sağlanmıştır.
10. Soru: “Büyük felaket” olarak adlandırılan olay nedir?
Cevap: Bir çocuğun bisikletten düşerek kolunun kırılması.
11. Soru: Yazar bu olayı neden “büyük felaket” olarak nitelendirmiştir?
Cevap: Çünkü kazaların hiç yaşanmadığı bir yerde küçük bir olay bile büyük bir felaket olarak görülür.
12. Soru: Şehirde kuşların sayısı neden artmıştır?
Cevap: Araçların azalmasıyla gürültü ve kirlilik azalmış, doğal ortam oluşmuştur.
13. Soru: Ağaçların insanlara sağladığı faydalar nelerdir?
Cevap: Oksijen sağlamanın yanında insanlara huzur ve mutluluk verir.
14. Soru: Av yasağının balıkçılar üzerindeki etkisi ne olmuştur?
Cevap: Balıkların artmasıyla balıkçılar bolluk ve bereket yaşamıştır.
15. Soru: Fatih’in karakter özellikleri nelerdir?
Cevap: Okuyan, düşünen, akıl ve bilimle hareket eden, yenilikçi bir liderdir.
16. Soru: Fatih’in görev süresi nasıl sona ermiştir?
Cevap: Öğretmeni saati geri almış ve görev süresi rastgele sona ermiştir.
17. Soru: Ateş böceklerinin oluşturduğu ışık gösterisinin önemi nedir?
Cevap: Doğanın güzelliğini ve insan etkisi olmadan da mucizeler oluşabileceğini gösterir.
18. Soru: Yeni başkanın ilk kararları nelerdir?
Cevap: Arabaları serbest bırakmak ve balık avı yasağını kaldırmak.
19. Soru: Yeni başkanın kararlarının şehir üzerindeki etkisi nedir?
Cevap: Doğa zarar görmüş, trafik artmış ve şehir eski sorunlarına geri dönmüştür.
20. Soru: Kitabın vermek istediği genel mesaj nedir?
Cevap: Doğru, bilinçli ve doğayla uyumlu yaşamın önemli olduğu ve yanlış kararların bu düzeni bozabileceği.
Yeni Nesil Zorlayıcı Sorular ve Cevapları
1. Soru: Fatih’in yaptığı değişiklikler kısa sürede olumlu sonuç verirken, yeni başkanın kararları neden hızlıca olumsuz sonuçlara yol açmıştır?
Cevap: Çünkü Fatih’in uygulamaları doğa ve insan dengesine dayanırken, yeni başkan kısa vadeli ve çıkar odaklı kararlar almıştır.
2. Soru: Şehirde arabaların kaldırılması sadece ulaşımı değil, hangi alanları etkilemiştir?
Cevap: Çevre kirliliğini, hayvan yaşamını, insan sağlığını ve psikolojik durumu olumlu etkilemiştir.
3. Soru: “Büyük felaket” kavramı üzerinden yazar okuyucuya hangi bakış açısını kazandırmak istemiştir?
Cevap: Olayların büyüklüğünün sayıyla değil, bulunduğu ortam ve alışkanlıklarla değerlendirilmesi gerektiğini.
4. Soru: Şaşırtı etkinlikleri insanların yaşam kalitesini nasıl etkiler?
Cevap: Rutin hayatı kırarak mutluluk, motivasyon ve sosyal bağları artırır.
5. Soru: Doğayla iç içe bir yaşamın insan psikolojisine etkisi nasıldır?
Cevap: Stresi azaltır, mutluluk ve huzur verir, psikolojik sorunları azaltır.
6. Soru: Fatih’in liderlik anlayışı ile yeni başkanın anlayışı arasındaki temel fark nedir?
Cevap: Fatih uzun vadeli, bilimsel ve insan odaklı düşünürken; yeni başkan kısa vadeli ve çıkar odaklı hareket etmiştir.
7. Soru: Kitapta araba kullanımının artmasıyla ortaya çıkan sonuçlar nelerdir?
Cevap: Trafik kazaları artmış, hava kirliliği yükselmiş ve doğal denge bozulmuştur.
8. Soru: Ateş böcekleri örneği üzerinden yazar neyi anlatmak istemiştir?
Cevap: Doğanın korunursa kendi mucizelerini ortaya koyabileceğini.
9. Soru: Av yasağının kaldırılması doğal dengeyi nasıl etkilemiştir?
Cevap: Balıkların azalmasına ve ekosistemin bozulmasına neden olmuştur.
10. Soru: Kitabın sonunda verilen mesaj günlük hayata nasıl uygulanabilir?
Cevap: Sağlıklı, bilinçli ve doğayla uyumlu seçimler yaparak yaşam kalitesini artırmak mümkündür.

Benim Görüşüm

     Ekonomi Okulu kitabını, yazarın bu kitabına göre daha çok beğendiğimi öncelikle belirtmek isterim.

    Bu kitapta özellikle doğanın korunması konusu çok güçlü bir şekilde ele alınmış. Araçların hem gürültü kirliliği yaratması hem çevreye zarar vermesi hem de insanları gereksiz maddi yüklerin altına sokması konusundaki görüşlere yüzde yüz katılıyorum. Zaten ben de bu durumdan oldukça rahatsız olan biriyim.

    Kitapta sunulan bazı fikirler gerçekten çok yaratıcıydı. Özellikle bisiklet, kaykay gibi doğaya zarar vermeyen ulaşım araçlarının kullanılması ve insanların daha fazla hareket etmesini sağlaması çok değerliydi. Ayrıca bisikletlerle entegre raylı sistem fikri de günümüz şartlarında tam uygulanabilir olmasa bile oldukça yaratıcı ve düşündürücüydü.

    Bunun dışında, sürekli 23 Nisan’ın yaşanması ama mevsimlerin değişmesi gibi kurgusal bazı zorlayıcı noktalar vardı. Ancak bunun bir hayal ürünü olduğunu unutmamak gerekiyor. Zaten her şeyin tamamen mantıklı olması beklenmez; bu durum hikâyenin doğası gereği kabul edilebilir.

    Kitapta dikkatimi çeken bir diğer önemli nokta ise, büyüklerin yeni fikirlere karşı genelde olumsuz yaklaşmasıydı. Gerçek hayatta da çoğu zaman yaratıcı bir fikir ortaya atıldığında insanların ilk tepkisi bunun neden olmayacağını söylemek oluyor. Oysa önemli olan, olumsuzlukları görüp yine de çözüm üretmeye çalışmak.

    Yazarın ses ve gürültü kirliliğiyle ilgili verdiği örnek de oldukça etkileyiciydi. Gürültünün hayvanların iletişimini bozması çok önemli bir nokta. Günümüzde ise sadece araçlar değil, özellikle motorlar ciddi bir gürültü kirliliği oluşturuyor. Öyle ki bazen insanlar bile birbirini duymakta zorlanıyor. Gece herhangi bir saatte motor sesiyle uyanmak artık çok olağan bir durum haline gelmiş durumda.

   Genel olarak kitap, gürültü kirliliği, doğa dengesi ve ulaşım alışkanlıkları üzerine düşündüren, yaratıcı ve farkındalık kazandıran bir eser olmuş.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME ÖZET-HİKAYE HARİTASI-SORU ÖRNEKLERİ

 ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME     KİTAP ÖZETİ Hikâye 1927 yılında New York’ta geçer. Alice Atherton, dadısı Bayan Pennyvator ile...