Translate

2 Nisan 2026 Perşembe

AURA-Bulaşıcı Duyguların Peşinde Kitap Özeti-Soru Örnekleri-Hikaye Haritası

 


 AURA

Bulaşıcı Duyguların Peşinde

BİRSEN EKİM ÖZEN

  Kısa Özet


Beril, hemofili hastası bir çocuktur ve bir gün insanların duygularını renkler olarak görmeye başladığını fark eder. Bu durum başlangıçta onu korkutur ve yalnız hissetmesine neden olur. Zamanla en yakın arkadaşı Alin ve rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın desteğiyle bu durumu anlamaya ve kontrol etmeye çalışır.Beril, duyguların bulaşıcı olduğunu, insanların birbirlerini farkında olmadan etkilediğini keşfeder. Aynı zamanda varsayımların insanı yanıltabileceğini, zihnin düşünceleri büyüttüğünü ve duyguların doğru şekilde yönetilmesi gerektiğini öğrenir.Yaşadığı olaylar sırasında bir öğretmeninin tehlikede olduğunu fark ederek arkadaşlarıyla birlikte onun kurtarılmasına yardımcı olur. Bu süreç, Beril’in kendine olan güvenini artırır ve çevresini daha doğru değerlendirmesini sağlar.Beril, zamanla hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını anlamayı öğrenir. Sevginin sahip olmak değil, karşısındakinin mutluluğunu istemek olduğunu fark eder. Hikâye, Beril’in farkındalık kazanarak daha güçlü ve bilinçli bir birey haline gelmesiyle son bulur.


-Tam Özet-

Hikâye, Beril’in annesinin ona bilekliğini takmasını söylemesiyle başlar. Beril hemofili hastasıdır. Bu hastalık nedeniyle en küçük bir yaralanmada bile kanaması durmayabilir. Bu yüzden Beril’in kolunda, hastalığını anlatan ve acil durumda ne yapılması gerektiğini açıklayan bir bileklik vardır.

Annesi, okula gitmek için aceleyle evden çıkan Beril’i bu konuda uyarır. Ancak Beril bu durumdan rahatsızdır. Çünkü hastalığı yüzünden diğer çocukların ona farklı davrandığını ve kendisini dışladığını düşünmektedir.

Beril’in en sevdiği şey kulaklıkla müzik dinleyerek yürümektir. Fakat düşme ya da yaralanma riski olduğu için buna izin verilmez. Bu da onu üzmektedir.

Beril’in en yakın arkadaşı Alim’dir. Evleri birbirine çok yakındır ve her gün birlikte okula giderler. Beril ayrıca müzik kulübüne katılmak istemektedir. Ancak hastalığı nedeniyle kulübe alınmadığını düşünür. Bu yüzden kulüpteki öğrencilerden uzak durur ve hastalığının bulaşıcı olduğunu düşündüklerini sanır.İkinci bölümde Beril ve Alim’in arkadaşlığı devam ederken, Beril bazı garip olaylar yaşamaya başlar.Beril, etrafında tuhaf ışıklar görmeye başlar. Bu ışıklar sanki onunla bağlantılıdır. Gördüklerini annesine anlatır. Annesi ise endişelenir ve bunun bir hastalık belirtisi olabileceğini düşünür.Beril ise bunun sıradan bir durum olmadığını hisseder. Işıkların kendisine dokunduğunu ve özel bir anlam taşıdığını düşünür.Bu olaylar sırasında Beril’in duyguları yoğunlaşır. Özellikle öfkelendiğinde etrafındaki ışıkların değiştiğini fark eder. Bu durum onun hem korkmasına hem de kafasının karışmasına neden olur.Alim ise bu süreçte Beril’in yanında olmaya çalışır. Ancak Beril zaman zaman kendini yalnız ve anlaşılmamış hisseder.Bu bölümde Beril, etrafında gördüğü gizemli ışıkların (auranın) ne olduğunu daha iyi anlamaya çalışır. Bu durum artık hem onun hem de en yakın arkadaşı Alin’in dikkatini çekmiştir.Alin, akşam annesinden izin alarak Beril’e gider. İki arkadaş birlikte bu ışıkların ne anlama geldiğini öğrenmek için internetten araştırma yaparlar.Yaptıkları araştırma sırasında “aura” kavramıyla karşılaşırlar. Auranın, insanların etrafında bulunan ve onların ruh hâlini ya da enerjisini yansıtan bir tür ışık olduğu bilgisine ulaşırlar.Bu bilgiler Beril’i hem şaşırtır hem de meraklandırır. Çünkü gördüğü ışıkların sıradan bir hayal olmadığını düşünmeye başlar.Bu bölümde Beril ve Alin, aura konusunu daha yakından deneyimlemeye başlar.Alin ile Beril evde konuşurken Beril’in annesi işten gelir. Beril, annesinin etrafındaki ışığın (auranın) renginin değiştiğini fark eder. Daha önce pembe olan bu renk, artık donuk ve kahverengiye çalan bir kırmızıya dönüşmüştür. Bu durum onların dikkatini çeker.Bir süre sonra annesinin mutsuz olduğu anlaşılır. Müdür olmayı beklediği görevi alamadığı için üzgündür. Akşam babasıyla konuşup rahatladıktan sonra, Beril annesinin aurasının tekrar pembeye döndüğünü fark eder. Bu durum, duyguların aura renklerini etkilediğini gösterir.Bir süre sonra Beril kimsenin aurasını göremez. Hafta sonu arkadaşlarıyla kafeye giderler. Orada Irmak’ın da geleceğini öğrenir. Beril, Irmak’tan hoşlanmamaktadır çünkü kısa sürede arkadaş grubuna katılmasına sinir olmuştur.Kafede otururken arkadaşları öğretmenleri ve onun eşi hakkında konuşurlar. Bu sırada Beril dışarıda bir adam görür ve etrafındaki bulanık, karanlık renkten etkilenir. Bu kişinin öğretmenlerinin eşi olduğunu öğrenir.

 

Beril adamın yanına gider. Adam ona sert davranır. Bu sırada Beril, adamın aurasını “tatmak” ister. Ancak bu enerji ona çok kötü gelir. Ekşi ve buz gibi bir tat hisseder ve kendini ağır, huzursuz hisseder.

Kafeye döndüğünde Irmak’ın kendi yerine oturduğunu görür. Zaten gergin olan Beril daha da sinirlenir. Arkadaşlarına ve özellikle Alin’e kızar. Duygularını kontrol edemeyerek oradan uzaklaşır.Dışarıda ağlayarak dolaşırken bir markete uğrar. Market sahibinin etrafında parlak sarı bir aura görür. Bu enerjiyi denediğinde ise hafif ve iyi bir his verdiğini fark eder.Daha sonra bir kedi yavrusu bulur. Onu sever ve eve götürür. Kedinin etrafında pembe bir aura olduğunu fark eder. Bu da onun içinin yumuşamasını ve sakinleşmesini sağlar.Beril, gördüğü renklerin anlamını çözmeye çalışır.Duyguların renklerle ilişkili olduğunu fark eden Beril, bu durumu araştırmaya başlar. Araştırmaları sırasında “sinestezi” adı verilen bir kavramla karşılaşır. Sinestezi, bazı insanların duyuları birlikte algılamasıdır. Örneğin, sesleri renk olarak görmek gibi.Beril bunun bir yetenek mi yoksa bir hastalık mı olduğunu düşünür. Almanca bir kaynağa rastlayınca, rehber öğretmeni Feyza Hanım’dan yardım istemeyi planlar.Bu sırada hâlâ Alin’e kızgındır ve onun arayıp aramadığını kontrol eder. Aynı zamanda kafede yaşananları düşünmeye devam eder. Özellikle öğretmenlerinin eşinin etrafındaki kirli yeşil rengi hatırlar.Evde bulduğu yavru kediyle vakit geçirdikçe önemli bir şey fark eder: Kediyi severken hem kedinin hem de kendi etrafının pembe renkle kaplandığını görür. Böylece duyguların “bulaşıcı” olabileceğini düşünür.Beril, insanların duygularının birbirini etkilediğini fark eder. Kafedeki olayları düşünerek, öfkenin karşılıklı olarak artmış olabileceğini anlar. Bu durum onun kafasını karıştırır: İnsanlar onu sevmediği için mi o onları sevmiyor, yoksa tam tersi mi?Bu soruların cevaplarını bulmak için bir günlük tutmaya karar verir. Gördüğü renkleri ve hissettiği duyguları not eder. Sarı rengin neşeyi temsil ettiğini düşünür. Yeşil rengin ise karmaşık ve olumsuz duygularla ilgili olabileceğini fark eder.Bu sırada annesi eve gelir ve kediyi görünce çok korkar. Korku ve öfkeyle tepki verir. Beril, annesinin etrafında gri renk görür ve bunun korkuyu temsil ettiğini anlar. Kendi etrafında ise kırmızı renk oluşur ve bunun öfke olduğunu fark eder.Babası durumu sakinleştirir ve annenin aslında Beril’in sağlığı için endişelendiğini açıklar. Kedinin zarar vermemesi için gerekli önlemleri almayı önerir.Aile birlikte çözüm bulur: Kedinin tırnakları kesilecek, gerekli bakımları yapılacaktır. Böylece kedi evde kalabilir.Bu konuşmadan sonra ortam sakinleşir ve Beril, etrafındaki kırmızı rengin kaybolduğunu fark eder.

6. Bölüm Özeti

Ertesi gün Beril okula gider. Alin’in gelmediğini görünce üzülür. Bir süre sonra Alin sınıfa gelir ancak soğuk davranır. Beril selam verir ve aralarında konuşma başlar.Konuşma sırasında Beril, Alin’in etrafındaki auranın maviye yakın ama griyle karışık bir renkte olduğunu fark eder. Alin, içinde birden fazla duygunun aynı anda olduğunu söyler: korku, öfke ve mutluluk gibi. Bu da aurasının karışık görünmesine neden olmaktadır.Bu sırada fen bilgisi öğretmeni Serpil Hoca sınıfa gelir. Üzerinde kalın kıyafetler vardır ve öğrencilerle biraz gergin bir iletişim kurar. Beril, öğretmenin etrafındaki auranın soluk yeşil ve yer yer kahverengi tonlarında olduğunu fark eder. Bu durum ona tuhaf gelirAncak Serpil Hoca ders anlatmaya başladıkça aurasının değiştiğini gözlemler. Renk daha canlı ve temiz bir yeşile dönüşür. Bu da öğretmenin ders anlatırken daha iyi hissettiğini gösterir.Beril, öğretmene örnek vermek için söz alır ve bu sırada bahaneyle onun aurasına dokunur. Tattığı enerji ağır ve rahatsız edicidir. Bu durum Beril’i fiziksel olarak da etkiler; nefes almakta zorlanır ve yoğun bir kaygı hisseder.Tam bu sırada öğretmenin telefonu çalar ve sınıftan çıkar. Ardından Yankı, Beril’in yanına gelir ve öğretmenin evde şiddet gördüğünü ima eder. Dün gece yaşanan bir tartışmadan bahseder.Beril ve Alin bu duruma şaşırır. Neden kimsenin yardım etmediğini sorgularlar. Öğretmenin kalın giyinmesinin sebebinin, vücudundaki izleri gizlemek olabileceğini düşünürler.Beril bu sırada Yankı’nın aurasını fark eder. Rengi soluk ve bulanık bir mordur. Bu enerjiyi tattığında önce hoş gibi hissetse de ardından içini boşluk ve rahatsızlık kaplar. Hatta kusmak ister.

 

Beril, bu durumun nedenini düşünür ve önemli bir sonuca varır: Yankı’nın anlattıkları doğru olabilir, ancak bunu dedikodu yapmaktan keyif alarak anlattığı için bu enerji kirli ve olumsuz bir hâl almıştır.

7. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, müzik kulübünde yaşadığı duygularla yüzleşir.Beril ve arkadaşları müzik kulübüne giderler. Beril, kulüp üyelerinden özellikle Irmak’tan uzak durmaya çalışır. Güçlü görünmek ister, bu yüzden kimseyi umursamıyormuş gibi davranır ve bilekliğini saklar.Ancak beklenmedik bir şekilde Irmak gelip Beril’in yanına oturur. Ardından diğer kulüp üyeleri de onların yanına gelir. Bu durum Beril’i rahatsız eder çünkü hâlâ onlara karşı öfke duymaktadır.Beril, Irmak’ın etrafındaki auranın canlı bir mor olduğunu fark eder. Bu rengi “tattığında” kiraza benzeyen, hafif ve tatlı bir his aldığını fark eder. Bu deneyim, Beril’in düşüncelerini değiştirir. Irmak’ın aslında kötü niyetli biri olmadığını anlar.Bu sırada diğer arkadaşları da Irmak’la sohbet etmeye başlar. Herkesin Irmak’la yakınlaşması Beril’i üzer ve kıskançlık hissetmesine neden olur.Beril kendi ellerine baktığında, etrafında bulanık yeşil ve kırmızı tonlarının oluştuğunu görür. Bu renkler, içindeki öfkenin tekrar arttığını gösterir.

8. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, yaşadıklarını anlamlandırmak için rehber öğretmeni Feyza Hanım’dan yardım ister.Ders bitince Beril, Feyza Hanım’ın yanına gider ve gördüğü ışıklardan bahseder. Başta biraz telaşlıdır. Ancak öğretmeni onu dikkatle dinler ve anlayışla karşılar.Feyza Hanım, bu tür durumlarla ilgili bazı araştırmalar gördüğünü söyler. Çok az sayıda insanın, insanların etrafındaki enerji alanını yani “aurayı” görebildiğinden bahseden bir yazıyı Beril’e açıklar. Ancak bu yazıda duyguların renkleriyle ilgili bir bilgi olmadığını belirtir.Beril de kendi gözlemlerini anlatarak, gördüğü renkleri bir deftere not ettiğini söyler. Feyza Hanım bu durumu çok olumlu karşılar ve Beril’i “bir bilim insanı gibi gözlem yapıyorsun” diyerek destekler.Beril, bazı renkleri kendinde de gördüğünü söyleyerek “Kötü biri miyim?” diye endişesini dile getirir. Öğretmeni ise kimsenin tamamen iyi ya da kötü olmadığını, herkesin benzer duygular yaşayabileceğini söyler. Önemli olanın bu duyguların farkında olmak olduğunu vurgular.Konuşma sırasında duyguların bulaşıcı olabileceği fikri üzerinde dururlar. İnsanların birbirinden kolayca etkilendiğini, bu yüzden bazı kişilerin kalabalıklardan uzak durmayı tercih ettiğini konuşurlar.Beril, bu konuşmadan sonra rahatladığını hisseder. Daha sonra Alin’le de bu konuyu konuşur. Özellikle otobüs, metro ve stadyum gibi kalabalık ortamlarda insanların birbirlerinin duygularından nasıl etkilendiğini tartışırlar.Negatif ve pozitif duyguların hangisinin daha hızlı yayıldığını sorgularlar. Beril, tüm bu düşüncelerini not alarak araştırmasına devam eder.

Bu bölüm aslında tam senin tarzın 😄

👉 gözlem + analiz + farkındalık

9. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, duyguların yayılma biçimini daha iyi anlamaya başlar.Beril, yaptığı gözlemler sonucunda özellikle pozitif duyguların çok hızlı yayıldığını fark eder. Evde besledikleri kediye “Badem” adını verirler. Badem oyun oynarken etrafına sarı ve pembe ışık yayar. Bu ışığın insanlara da geçtiğini gözlemler.Ancak bazı insanlar bu duygudan etkilenmez. Örneğin, eve gelen misafirler kedinin yaydığı bu enerjiyi fark etmez ve tepki vermez. Bu durum, insanların duygulara açık olup olmamasının da önemli olduğunu gösterir.Okulda Alin’i gözlemleyen Beril, onun aurasının durumlara göre değiştiğini fark eder. Alin tahtaya çıkıp soruyu doğru çözdüğünde rengi maviye döner. Ancak bir arkadaşının söyledikleriyle rengi dalgalanır ve bulanık sarıya dönüşür. Daha sonra kendini toparlayarak tekrar dengelenir.

 

Bu gözlemler sonucunda Beril ve Alin bazı çıkarımlar yapar:

                            Gri rengin endişeyi,

                            Bulanık sarının ise utancı temsil ettiğini düşünürler.

Ayrıca Alin’in nefes alarak kendini sakinleştirebildiğini fark ederler. Bu da duyguların kontrol edilebileceğini gösterir.Beril, bu yeni keşiflerini paylaşmak için tekrar Feyza Hanım’ın yanına gider. Öğretmeni de bu konuda araştırmalar yaptığını ve Beril gibi farklı algılara sahip insanların olduğunu söyler.Beril, renklerle ilgili bulgularını anlatır ve kırmızı rengin öfkeyi temsil ettiğini, bunun olumsuz olduğunu düşündüğünü söyler. Ancak Feyza Hanım bu fikri düzeltir. Öfkenin kötü bir duygu olmadığını, aslında güçlü bir enerji olduğunu açıklar. Önemli olanın bu duyguyu nasıl yönlendirdiğimiz olduğunu vurgular.Duyguların karmaşık olduğunu ve herkesin zaman zaman zorlandığını söyler. Ancak Beril’in bu duyguların farkında olmasının çok değerli olduğunu belirtir.Beril, bu konuşmadan sonra kendisini daha büyük ve karmaşık bir sürecin içinde olduğunu fark eder. Ayrıca müzik kulübünde birlikte şarkı söylemenin bu duygular üzerinde nasıl bir etkisi olabileceğini merak etmeye başlar.

10. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, hem ailesini hem de kendi duygularını gözlemleyerek önemli farkındalıklar kazanır.Hafta sonu ailesiyle yürüyüşe çıkan Beril, yaşadığı durumu hâlâ ailesine anlatmamıştır. Annesinin aşırı endişeli biri olduğunu bildiği için, bunun huzurlarını bozacağını düşünür.Yürüyüş sırasında annesinin etrafında hafif bir mavi ışık görür. Babasının aurasını ise ilk kez fark eder. Babasının rengi, zaman zaman gri lekeler içerse de genel olarak maviye döner. Beril, bu rengin dengeyi temsil ettiğini ve anne babası arasında bir denge olduğunu düşünür.Beril, renklerle ilgili kesin sonuçlara varabilmek için aynı durumu birden fazla kez gözlemlemeye karar verir.Yürüyüş sırasında karşılarına bir adam çıkar ve babasıyla konuşur. Bu konuşma sırasında babasının aurası kırmızıya dönüşür ve bulanıklaşır. Annesinin rengi ise griye döner. Beril, bu kişinin her ikisini de olumsuz etkilediğini fark eder.Bu durumu gözlemlerken kendi ellerine baktığında, kendi aurasının da kırmızıya döndüğünü görür. İçinde öfke, üzüntü ve haksızlık duyguları birikir. Hayatında yaşadığı zorlukları düşünerek daha da yoğun duygular hisseder.Ancak bu kez farklı bir şey yapar. Alin’den öğrendiği gibi derin nefes alarak kendini sakinleştirmeye çalışır. Duygularını kontrol etmeyi başarır.Annesi ona ne olduğunu sorduğunda durumu belli etmez ve sadece derin nefes almak istediğini söyler.Eve döndüklerinde anne ve babası, karşılaştıkları kişi hakkında konuşur ve onunla görüşmenin kendilerine iyi gelmediğine karar verirler. Bu konuşmadan sonra aile bireylerinin auralarının yeniden dengelendiğini fark eder.Beril ayrıca televizyon izlerken insanların duygularının nasıl değiştiğini gözlemler. Haber izlerken renklerin bulanıklaştığını, komedi programlarında ise daha canlı ve dengeli hâle geldiğini fark eder.Tüm bu gözlemlerini defterine not alır. Böylece hem kendisini hem de çevresindeki insanları daha iyi anlamaya çalışır.

11. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril’in yaşadığı durum ailesi tarafından da öğrenilmeye başlar.Pazar günü ailece yapılan keyifli bir kahvaltının ardından herkes dinlenmeye çekilir. Bu sırada telefon çalar. Arayan kişi rehber öğretmeni Feyza Hanım’dır. Beril’le konuşmak istediğini söyler.Beril, annesinin duymaması için odasına geçer ve öğretmeniyle konuşur. Feyza Hanım, yaptığı araştırmalar sonucunda önemli bir bilgiye ulaştığını söyler. Beril’in yaşadığı durumun bir hastalık değil, farklı bir algılama biçimi yani bir tür “yeni duyu” olabileceğini anlatır.

 

Beril’in, diğer insanların fark edemediği şeyleri fark edebildiğini ve bu özelliği sayesinde hem kendisine hem de başkalarına yardımcı olabileceğini söyler. Ayrıca bulanık ve net duygular üzerine konuşurlar. Bulanık ve karmaşık duyguların yıkıcı olabileceğini ifade ederler.Ancak Beril telefonu kapattığında annesinin her şeyi duyduğunu fark eder. Annesi, Beril’in bu durumu kendisinden saklamasına kızar ve büyük bir endişeye kapılır.Feyza Hanım durumu açıklamaya çalışsa da Beril’in annesi ikna olmaz. Feyza Hanım, bunun bilimsel bir temeli olduğunu anlatır. İnsanların bir manyetik alana sahip olduğunu, duyguların bu alanı etkilediğini ve bunun bazı kişiler tarafından algılanabildiğini açıklar.Ayrıca öfke gibi duyguların kötü olmadığını, aslında insanı harekete geçiren bir enerji olduğunu vurgular. Bu enerjinin bir frekansı ve rengi olabileceğini ifade eder.Tüm açıklamalara rağmen Beril’in annesi bu durumu kabullenmekte zorlanır.

12. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril’in hayatında yaşanan olaylar daha da zorlaşır.Hafta sonunun ardından evde gergin bir hava oluşur. Beril’in notlarının izinsiz okunması, yaşanan tartışmalar ve telaşlar onu çok yıpratır. Kendini hayatının en kötü günlerinden birini yaşıyor gibi hisseder. Çok ağladığı için gözleri kızarmış ve şişmiştir.Okula gittiğinde bu hâlini fark eden Alin, ona destek olur. Alin her zaman olduğu gibi anlayışlı ve yanında olan bir arkadaştır.Bir süre sonra nöbetçi öğrenci Beril’i müdürün odasına çağırır. Beril odaya girdiğinde annesini, rehber öğretmeni Feyza Hanım’ı ve müdürü birlikte görür.Annesi, Feyza Hanım’ı şikâyet etmiştir ve bu durum için resmi bir dilekçe yazmıştır. Soruşturma açılmasını ister. Bu sırada oldukça öfkelidir ve yüksek sesle konuşur.Beril, annesinin etrafındaki auranın turuncu olduğunu fark eder. Bu rengin yalnızca öfkeyi değil, aynı zamanda kendinden emin olma ve güçlü bir enerji hâlini de yansıttığını anlar.

Bu bölümde artık:

👉 dış çatışma (anne–öğretmen–okul)

👉 iç çatışma (Beril’in duyguları)

 

13. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril hem duygusal hem de sosyal olarak en zor anlarını yaşar.Müdürün odasındaki tartışmadan sonra Beril çok kötü hisseder. Annesinin davranışlarından rahatsız olur ve hayatının kendi kontrolünde olmadığını düşünür. Kendi aurasına baktığında, daha önce öğretmeninin eşinde gördüğü gibi karanlık ve rahatsız edici renkler fark eder. Bu durum onu daha da üzer.Dışarı çıktığında ise doğanın ona iyi geldiğini fark eder. Güneşin ışığı ve bir ağacın etrafındaki parlak yeşil aura dikkatini çeker. Dayanamayıp ağaca sarılır ve bu onun içini rahatlatır. Kendini daha iyi hissetmeye başlar.Sınıfa döndüğünde yaşadığı olayı Alin’e anlatır. Annesinin turuncu aurasını gördüğünü söyler. Alin, bu rengin kötü bir şey olmadığını, annesinin aslında kendince doğru olanı yaptığını düşündüğünü ifade eder. Beril de annesinin onu korumaya çalıştığını fark eder.Ders sırasında fen bilgisi öğretmeni yine gergin bir hâlde sınıfa girer. Alin doğru cevap verdiği hâlde öğretmen tarafından sert bir şekilde uyarılır. Bu duruma dayanamayan Beril, öğretmene karşı çıkar ve onun öfkesinin öğrencilere yansıdığını söyler.Sınıfta büyük bir tartışma yaşanır. Beril, öğretmenin duygularının kendilerine “bulaştığını” söyleyince herkes şaşırır. Yankı da Beril’in insanların etrafındaki renkleri gördüğünü açıklar. Bu durum sınıfta daha da büyük bir karmaşaya yol açar.

 

Müdür sınıfa gelir ve Beril’i uyarır. Beril kendini savunmak ister ama nasıl davranacağını bilemez. Derin nefes alarak sakinleşmeye çalışır. Ancak bu durum yanlış anlaşılır ve alay ediyormuş gibi düşünülür.Beril daha sonra rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın yanına gider. Yaşananları anlatır. Feyza Hanım, Beril’in haklı olabileceğini ancak tepkisini doğru şekilde göstermediğini söyler. Haklı olsa bile bağırmasının onu haksız duruma düşürdüğünü açıklar ve özür dilemesini önerir.Beril sınıfa geri döndüğünde ortam hâlâ gergindir. Arkadaşlarından biri ona alaycı sözler söyler. Bunun üzerine Alin arkadaşını savunur ve aralarında kavga çıkar.Tüm bu yaşananlardan sonra Beril kendini daha da kötü hisseder ve sınıftan çıkar. Etrafındaki bulanık sarı renk, içinde bulunduğu karmaşık duyguları yansıtmaktadır.Bu bölüm tam bir duygu patlaması + dönüşüm eşiği

Artık final kapıda gibi hissediliyor.

15. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, yaşadığı olayların ardından zihinsel olarak kendini toparlamaya çalışır.Okuldaki son ders Beril için çok zor geçer. Gün boyunca yaşadığı olayların etkisiyle kendini çok yorgun ve kötü hisseder. Okul çıkışında bir görevli onu sakinleştirmeye çalışır.Alin, Beril’e destek olmaya devam eder. Birlikte yaşananların nedenini anlamaya çalışırlar. İnternetten araştırma yaparlar ancak net bir sonuca ulaşamazlar. Bu yüzden Feyza Hanım’la tekrar konuşmayı düşünürler.Beril, okuldan çıkarken Irmak ve diğer müzik grubu üyeleriyle karşılaşır. Başta onlara karşı mesafelidir ve Irmak’ın grup üzerindeki etkisini eleştirir. Ancak konuşmalar ilerledikçe bir yanlış anlaşılma olduğu ortaya çıkar.Aslında Beril’in müzik grubuna katılmak istediği anlaşılır. Irmak ortamı yumuşatır ve Beril’i tekrar gruba davet eder. Bu yaklaşım Beril’in kendini kötü hissetmesine neden olur çünkü Irmak’a karşı önyargılı davrandığını fark eder.Eve döndüğünde Beril kendini çok yorgun ve karışık hisseder. Gün boyunca yaşadıklarını düşünür ve zihninin sürekli aynı olumsuz düşünceler etrafında döndüğünü fark eder. Herkesin ondan nefret ettiğini ve kendisinin sorunlu biri olduğunu düşünür.Dikkatini dağıtmak için sosyal medyaya girer. Öfke dolu içerikler izlediğinde kendini geçici olarak daha iyi hissettiğini fark eder.Bu sırada Feyza Hanım’dan bir mesaj alır. Öğretmeni ona farkındalıkla ilgili bir video gönderir. Videoda, zihnin sürekli geçmiş ve gelecek arasında gidip geldiği, bunun da stres yarattığı anlatılmaktadır.Beril, videoyu izlerken kendisini bu anlatımlara çok yakın hisseder. Özellikle beynin “amigdala” adı verilen bölümünün, insanı sürekli tetikte ve stresli hâle getirebileceğini öğrenir.Videoda önerilen egzersizi uygular. Eline bir nesne alarak dikkatini tamamen ona vermeye çalışır. Zihni sürekli başka düşüncelere kayar, ancak her seferinde dikkatini geri toplamayı dener.Bu egzersiz sayesinde zihninin yavaş yavaş sakinleştiğini fark eder. Dikkatini derslerine verir ve kendini daha iyi hissetmeye başlar.Beril, zihnini kontrol etmeyi öğrenmesi gerektiğini anlar ve bu süreçte Feyza Hanım’a teşekkür eder.

 

Bu bölüm tam olarak:

👉 “zihin eğitimi + farkındalık + toparlanma”

16. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, yaşadığı zorlukların ardından hem kendisiyle hem de çevresiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmaya başlar.Ertesi gün okula giden Beril hâlâ endişelidir. Dün yaşanan olayların herkes tarafından konuşulduğunu düşünür. Ancak Alin, bunun sadece bir varsayım olduğunu söyler. Beril bunu test ettiğinde, insanların aslında onun hakkında konuşmadığını fark eder.Ders sırasında zihninin yine geçmiş ve gelecekle ilgili düşüncelerle dolduğunu fark eder. Amigdalanın devreye girdiğini anlayarak dikkatini toparlamaya çalışır. Küçük bir nesneye odaklanarak kendini sakinleştirmeyi dener.

 

Müzik kulübüne gitmek istemese de Alin’in desteğiyle gider. Orada Irmak’la konuşur. Irmak’ın aurasının temiz ve net olduğunu fark edince, onun samimi olduğunu anlar ve gördüğü renklerden bahsetmeye başlar. Bu durum Beril’i bile şaşırtır.Şarkı söylemesi gerektiğinde ise çok heyecanlanır ve başarılı olamaz. Ancak Irmak onu yüreklendirir ve çalışırsa başarabileceğini söyler. Beril de buna söz verir.Eve döndüğünde Feyza Hanım’dan bir video daha gelir. Bu videoda, zihnin en büyük tuzağının “varsayımlar” olduğu anlatılır. İnsanların kendisi hakkında olumsuz düşündüğünü sanmasının bir varsayım olduğunu fark eder.Videoda, zihnin inandığı düşünceleri gerçekmiş gibi göstermeye çalıştığı anlatılır. Bu yüzden Beril, düşüncelerini değiştirmeyi dener. “Kimse beni sevmiyor” yerine “Ben sevilen biriyim” demeye başlar.Bu yeni düşünce biçimiyle kendini daha iyi hissettiğini fark eder. Annesi de ondaki bu değişimi görür ve mutlu olur.Akşam Irmak onu ziyaret eder. Birlikte sohbet ederler ve Alin’i de arayarak konuşurlar. Beril, ilk kez kendini gerçekten iyi hisseder.Uyumadan önce zihninin ne kadar güçlü olduğunu fark eder. “Sevilen biriyim” düşüncesinin hayatını nasıl değiştirmeye başladığını görür ve huzurla uykuya dalar.

17. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, düşüncelerini yönetmeyi ve başkalarının sözlerinden etkilenmemeyi öğrenmeye başlar.Beril, odasından çıkmadan önce duvarına “varsayımda bulunma” ile ilgili bir not asar. Aynı mesajı telefonunun ekranına da koyar. Bu, öğretmeni Feyza Hanım’ın gönderdiği videodan öğrendiği bir yöntemdir.Annesi, önceki akşam ne konuştuklarını sorar. Beril, aura konusunu gizleyerek müzik grubundan bahsettiklerini söyler. Babası ise Beril’in telefonundaki mesajı görür ve çok beğenir. Kendisinin de kullanmak istemesi Beril’i mutlu eder.Okula gittiğinde ise Eymen yine onunla alay eder ve “deli” diye hitap eder. Beril bu duruma sinirlenir ve tepki verir. Bunun üzerine rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın yanına gönderilir.Beril yaşadıklarını anlatır ve Eymen’in söylediklerine şaşırdığını dile getirir. Feyza Hanım ise önemli bir açıklama yapar: Bir kişinin bir şeye inanması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Bu durum o kişinin düşüncesidir.Bunu açıklamak için bir örnek verir: Eğer birisi sana “saçların yeşil” derse, buna inanmazsın. Çünkü gerçeği bilirsin. Ancak bazı durumlar bu kadar net olmadığı için insanlar başkalarının söylediklerinden etkilenebilir.Feyza Hanım, insanların küçük yaşlarda duyduklarına kolayca inandığını, ancak büyüdükçe kendilerini daha iyi tanımaya başladıklarını anlatır. Bu yüzden Beril’in de kendini tanıması ve başkalarının düşüncelerini kişisel almaması gerektiğini söyler.Beril, Eymen’in söylediklerinin doğru olmadığını fark eder. Bu düşünce onu rahatlatır. Ancak Eymen’in neden böyle davrandığını tahmin etmeye çalışınca yine varsayım yaptığını fark eder. Feyza Hanım da bunun doğru olmadığını hatırlatır.Beril bu durumu “ip üzerindeki cambaz” gibi zor ama dengede kalması gereken bir süreç olarak görür.Konuşma sonunda Beril kendini daha iyi hisseder. Aurasının yeniden maviye döndüğünü fark eder ve sınıfına daha sakin bir şekilde geri döner.

18. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, duygularını yönetmeyi ve kendini doğru ifade etmeyi öğrenir.Müzik grubunun provası iyi geçmeyince Beril eve gelir ve şarkıya daha çok çalışmaya karar verir. Uzun süre keyifle çalışır. Ancak annesinin göz doktoru randevusu aldığını söylemesiyle aralarında tartışma çıkar. Beril bir anda öfkelenir ve kırmızı duygularla kaplandığını hisseder.Bu kez öğrendiklerini uygulamaya çalışır. Kendi duygularına dışarıdan bakmaya, yani “seyirci” olmaya çalışır. Öfkesinin nedenini sorgular ve bunun kontrolünü amigdalanın ele geçirip geçirmediğini düşünür.Kendi içindeki öfkeli tarafla konuşur ve aslında annesinin onu önemsediği için endişelendiğini fark eder. Bu farkındalık onu sakinleştirir. Bir an tekrar varsayım yapmaya başladığını fark eder ve bunu bırakır.Daha sonra annesiyle konuşarak neden sinirlendiğini açıkça ifade eder. Doktora gitmekten korktuğunu, bunun hayatını kısıtlayacağından endişe ettiğini söyler. Bu açık iletişim sayesinde annesiyle aralarındaki ilişki yumuşar.Beril, doğru kelimelerle kendini ifade etmenin ne kadar önemli olduğunu fark eder.Ertesi gün derse Feyza Hanım girer. Derste “sözlerin gücü” üzerine konuşurlar. Feyza Hanım, sihirbazların “abrakadabra” sözünden yola çıkarak, kelimelerin hayatımızı şekillendirebileceğini anlatır.Ayrıca mitolojiden bir örnek vererek, bir heykelin ona sürekli aynı şekilde hitap edilmesiyle canlandığı hikâyesini paylaşır. Bu örnekle, sözlerin ve düşüncelerin ne kadar etkili olabileceğini açıklar.Ders boyunca öğrencilerle tartışma yapılır. Feyza Hanım, kendisiyle dalga geçen öğrencilere bile sakin ve anlayışlı bir şekilde cevap verir.Bu bölümde Beril, hem kendi duygularını yönetmeyi hem de sözlerin gücünü daha iyi anlamaya başlar.

Bu bölümün özü:

👉 Duyguyu bastırmak değil, anlamak gerekir

👉 Sözler gerçekten gerçeği şekillendirir

19. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, hastaneye giderek yaşadığı durumu bilimsel açıdan anlamaya çalışır.Beril’in hastane randevusu, müzik grubunun olduğu güne denk gelir. Bu durum onu sinirlendirir çünkü müzik çalışmalarını engellediğini düşünür. Ancak annesi fazla beklemeyeceklerini söyleyerek onu rahatlatmaya çalışır.Doktorun yanına gittiklerinde Beril, doktorun etrafındaki auranın pırıl pırıl, lekesiz bir mavi olduğunu fark eder. Bu sakin ve dengeli enerji hem Beril’i hem de annesini olumlu etkiler.Doktor, yapılan muayene sonucunda Beril’in gözlerinde bir sorun olmadığını söyler. Işık kırılması veya astigmat gibi durumların bu tür görmelere neden olabileceğini belirtse de, Beril’in yaşadıklarının bundan farklı olabileceğini ifade eder.İnsanların da tıpkı cihazlar gibi bir enerji alanına sahip olduğunu ve bazı kişilerin bu alanı algılayabildiğini anlatır. Beril’in böyle bir yeteneğe sahip olabileceğini söyler.Annesi bu açıklamalara tam olarak ikna olmaz. Ancak doktor, bu konunun bilimsel olarak araştırıldığını ve kendisinin de bu çalışmaların içinde olduğunu belirtir. İsteyenlerin bu araştırmalara katılabileceğini söyler. Bu fikir Beril’i heyecanlandırır.Hastaneden çıktıktan sonra Beril, bu durumun genetik olup olamayacağını düşünür. Annesi ise hâlâ bu durumu kabul etmekte zorlanır.Daha sonra okula giderek rehber öğretmeni Feyza Hanım hakkında verilen şikâyeti geri almak için müdürle görüşürler. Müdürün odasında Serpil Hoca’nın eşi de bulunmaktadır.Beril, bu kişinin dışarıdan çok kibar görünmesine rağmen etrafının simsiyah bir aura ile kaplı olduğunu fark eder. Bu durum, onun iç dünyasının dışarıdan göründüğü gibi olmadığını düşündürür.Beril, öğretmenin eşinin şiddet uyguladığını düşündüğünü söyleyerek durumu anlatmaya çalışır. Ancak kimse onu ciddiye almaz.Annesi, Feyza Hanım hakkındaki şikâyeti geri çekmek yerine işlemin devam etmesini ister. Bu durum Beril’i çaresiz hissettirir.

 

Bu bölümün özü:

👉 Görünen ile gerçek her zaman aynı değildir

👉 Bilim + sezgi birlikte ilerleyebilir

20. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril’in yaşadığı olaylar tehlikeli bir noktaya ulaşır.Yaşadığı kötü olayların ardından Beril, müzik grubu seçmelerine tekrar girer ancak başarılı olamaz. Bu durum onu tekrar üzer ve moralini düşürür.Ertesi gün eve döndüğünde annesinin evde olduğunu görür. Bu sırada Feyza Hanım’dan bir video mesaj alır. Videoda, aynı anda her şeyi yapamayacağımız ve hayatımızda önceliklerimizi belirlememiz gerektiği anlatılır.Beril, gerçekten ne istediğini düşünmeye başlar. Müziği çok sevdiğini fark eder ancak aura ile ilgili yaşadıkları nedeniyle odaklanmakta zorlandığını anlar.Videoda ayrıca, bir şeyi gerçekten istiyorsak onun için çaba göstermenin zor gelmeyeceği vurgulanır. Mükemmel olmak yerine elinden gelenin en iyisini yapmanın yeterli olduğu söylenir. Bu düşünceler Beril’i etkiler.Daha sonra Alin ile konuşur ve Serpil Hoca’nın eşinin etrafındaki siyah aurayı araştırırlar. Bu rengin kötü ve tehlikeli durumlarla ilişkili olabileceğini öğrenirler. Bu durum onları endişelendirir.Beril, Alin ve Irmak birlikte Serpil Hoca’yı kontrol etmeye karar verirler. Yankı’nın apartmanına giderler ve bir plan yaparlar.Kapıyı çalmak üzereyken öğretmenin eşi kapıyı açar. Çocuklar Serpil Hoca’yı görmek istediklerini söylerler. Adam önce izin vermek istemez ancak ısrar üzerine onları içeri alır.İçeri girdiklerinde telefonlarını alır ve onları bekletir. Beril şüphelenir ve öğretmeni aramaya başlar. Yatak odasına girdiğinde Serpil Hoca’nın kolları bağlı şekilde tutulduğunu görür.Bu sırada yaşanan panik ve koşuşturma sırasında cam kırılır ve Beril yaralanır.

 

🔥 Bu bölüm tam bir:

👉 gerçek ortaya çıkıyor + tehlike zirve anı

21. Bölüm Özeti

Bu bölümde olaylar en tehlikeli noktasına ulaşır.Beril baygın hâlde uyanır. Her yeri kan içindedir. Hem kendisinin hem de arkadaşlarının elleri ve ağızları bağlıdır. Bulundukları oda karanlıktır. Beril, hastalığı nedeniyle kan kaybından korkar ve büyük bir panik yaşar.İçeriden televizyon sesleri gelmektedir. Irmak ayağa kalkarak arkadaşlarını çözmeye çalışır. Zor da olsa birbirlerinin bağlarını gevşetmeyi başarırlar.Tam bu sırada kapı çalınır. Yankı gelmiştir ve arkadaşlarının burada olup olmadığını sorar. Ancak öğretmenin eşi durumu gizler ve kimsenin olmadığını söyler. Yankı şüphelenmeden uzaklaşır.Bir süre sonra Serpil Hoca’nın da bağları çözülür. Çocuklar fırsat bulunca kapıyı açarak dışarıdan geçen insanlardan sessizce yardım isterler ve polisi aramalarını rica ederler.Ancak tam bu sırada içeriden bir gürültü gelir ve ardından yangın başlar. Duman hızla odayı kaplar. Herkes nefes almakta zorlanır, gözleri yanar ve yere düşer.Yaşanan panik ve çaresizlik içinde Beril tekrar bayılır.

22. Bölüm  Özeti

Bu bölümde yaşanan tehlikeli olayın ardından her şey netleşir ve Beril önemli bir farkındalık kazanır.Beril gözlerini hastanede açar. Annesi ve babası başındadır. Bir süre bayılıp ayıldıktan sonra olanları öğrenir.Beril eve dönmeyince annesi şüphelenir ve Yankı’yı arar. Irmak ve Alin’in ailelerine de ulaşılır. Kimsenin çocuklardan haber alamaması üzerine panik yaşanır.Beril’in annesi, daha önce kızının telefonuna bir takip uygulaması yüklemiştir. Bu sayede Beril’in bulunduğu yeri tespit ederler. Yankı’nın duyduklarıyla birlikte durum netleşir ve polis harekete geçer.Polis, Serpil Hoca’nın eşini etkisiz hâle getirir ve herkesi kurtarır.Beril’in gördüğü siyah aura sayesinde durumun ciddiyeti anlaşılmıştır. Bu nedenle herkes Beril’e teşekkür eder. Onun farkındalığı, Serpil Hoca’nın hayatını kurtarmıştır.Olayın ardından öğretmenin eşinin uzun süredir işsiz olduğu, kıskançlık ve öfke nedeniyle şiddet uyguladığı ortaya çıkar. Tedavi edilmesi için hastaneye yatırılır.

Beril bu olaydan önemli bir ders çıkarır:Kıskançlığın sevgi olmadığını anlar.

Sevmenin, birini kontrol etmek ya da sadece kendine ait görmek olmadığını fark eder. Gerçek sevginin, karşısındakinin mutlu olmasını istemek olduğunu düşünür.Kucağındaki kedisi Badem’i severken bunu daha iyi anlar: Onu sadece kendisi için değil, onun iyiliği ve mutluluğu için sevmektedir.

 

23. Bölüm Özeti

Bu bölümde Beril, yaşadıklarının ardından çevresi tarafından kabul görmeye başlar.Beril okula gittiğinde sınıf arkadaşları onu alkışlarla karşılar. Herkes yaşanan olayları öğrenmiştir. Serpil Hoca da Beril’e teşekkür eder.Bu süreçte Beril önemli bir şey fark eder: Aslında kimse onun hemofili hastalığını bilmiyordur. Bilekliğinin ne anlama geldiğini bile fark etmemişlerdir. Beril’in düşündüğü gibi insanlar onu dışlamamıştır.Arkadaşları hem hastalığı hem de aura konusu hakkında ona sorular sorar. Bu yoğun ilgi Beril’i biraz tedirgin eder. Feyza Hanım’ın yanına giderek bu durumdan rahatsız olduğunu söyler.Feyza Hanım, bunun normal olduğunu ve zamanla azalacağını anlatır. Ayrıca Beril’in artık farklı bir bakış açısına sahip olduğunu ve hayatının eskisi gibi olmayacağını söyler.Bu sırada Beril, annesinin Feyza Hanım hakkındaki şikâyeti geri çektiğini öğrenir. Annesi, Beril’den özür diler ve onu korumaya çalışırken aşırıya kaçtığını kabul eder. Aynı zamanda biraz kıskançlık hissetmiş olabileceğini de fark eder.Beril ve annesi, duyguların kontrol edilmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayışa ulaşırlar.Daha sonra Beril, doktorla tekrar görüşeceklerini öğrenir. Başta korksa da bunun bir tedavi değil, araştırmaya katkı sağlamak için olduğunu anlar.Ancak aynı gün müzik grubunun çalışması da vardır. İki önemli seçenek arasında kalır. Sonunda doktora gitmeyi seçmek zorunda kalır.Bu kararının kabul edilmesi, Beril’in kendini değerli hissetmesini sağlar.Bu bölümde Beril’in yolculuğu tamamlanır ve yaşadığı değişim somut bir şekilde ortaya çıkar.Beril, müzik grubuyla ortaokullar arası bir şarkı yarışmasına katılır. Ana vokal olmasa da Irmak’ın yanında arka vokal olarak yer alır. Yarışmada ödül kazanırlar ve bu durum Beril’i çok mutlu eder. Çalıştıkça geliştiğini fark eder ve müzikle ilgilenmekten keyif alır.Şenlik kapsamında Feyza Hanım ile birlikte bir konferansa katılır. Konferansta aura ve yaşadığı deneyimler hakkında konuşur. Dinleyicilerden çok sayıda soru gelir. “Neden herkes bu renkleri göremiyor?” sorusuna kesin bir cevap veremese de kendi deneyimlerinden yola çıkarak açıklamalar yapar.

Beril, bu süreçte öğrendiklerini paylaşır:

                            Duyguların farkında olmanın önemi

                            Varsayımlardan uzak durmak

                            Her şeyi kişisel algılamamak

                            Başkalarının sözlerinin onların iç dünyasıyla ilgili olduğunu anlamak

                            Sözlerin gücünü doğru kullanmak

Bu konuşma Beril’i çok mutlu eder. Yaşadıklarının başkalarına da fayda sağlayabileceğini fark eder ve tüm bu deneyimlerini bir kitap haline getirmeye karar verir.Eve dönerken akşamın karanlığıyla birlikte içine hafif bir hüzün dolar. Ancak bu duygudan kaçmak yerine onu anlamaya çalışır. Bu hüzün, ailesini ve hayatındaki güzellikleri ne kadar çok sevdiğini fark etmesini sağlar.Beril, yaşadığı her şeyin ona bir şey öğrettiğini anlar ve hikâye şu düşünceyle son bulur:

“Hayat güzeldi.”

HİKÂYE HARİTASI

Kitabın Adı: Aura-Bulaşıcı Duyguların Peşinde Yazarı: Birsen Ekim ÖZEN

Ana Karakter: Beril 

1. Mekân (Yer): 

Olaylar Beril’in evi, okulu, hastane, kafe, müzik kulübü ve şehir ortamında geçmektedir.

2. Zaman: 

Günümüz zamanı, birkaç hafta süren bir süreç.

3. Karakterler: 

- Beril: Hemofili hastası, duyguları renklerle görebilen ana karakter 

- Alin: Beril’in en yakın arkadaşı, destekleyici ve anlayışlı 

- Irmak: Müzik grubunda yer alan, sonradan Beril ile yakınlaşan arkadaş 

- Feyza Hanım: Rehber öğretmen, Beril’i anlayan ve yönlendiren kişi 

- Beril’in Annesi: Başta kaygılı ve koruyucu, sonradan anlayışlı 

- Beril’in Babası: Sakin ve dengeleyici 

- Serpil Hoca: Zor bir süreç yaşayan öğretmen 

- Eymen & Yankı: Sınıf arkadaşları 

4. Olay (Konu): 

Beril’in insanların duygularını renkler (aura) olarak görmeye başlaması, bu durumu anlamaya çalışması ve yaşadığı zorluklar.

5. Problem (Çatışma): 

- Beril’in farklılığı nedeniyle kendini yalnız ve anlaşılmamış hissetmesi 

- Çevresindeki insanların tepkileri 

- Kendi duygularını kontrol etmekte zorlanması 

- Serpil Hoca’nın yaşadığı tehlikeli durum 

6. Gelişme: 

- Beril auraları keşfeder ve araştırmaya başlar 

- Duyguların bulaşıcı olduğunu fark eder 

- Arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle ilişkileri değişir 

- Zihnini ve duygularını kontrol etmeyi öğrenir 

- Serpil Hoca’nın tehlikede olduğunu fark eder 

7. Çözüm: 

- Beril’in farkındalığı sayesinde Serpil Hoca kurtarılır 

- Beril kendini, duygularını ve düşüncelerini yönetmeyi öğrenir 

- Annesi ve çevresi onu kabul eder 

 

8. Sonuç:  Beril, kendini tanıyan, duygularını yönetebilen ve başkalarına yardımcı olabilen bir birey haline gelir. Yaşadıklarını paylaşmak ister ve hayatın değerini daha iyi anlar.

9. Ana Fikir: 

Duygularımızı tanımak ve doğru yönetmek, hem kendimizi hem de çevremizi anlamamızı sağlar.

10. Yardımcı Fikirler: 

- Varsayımlar bizi yanıltabilir 

- Sözlerin gücü vardır 

- Sevgi, sahip olmak değil mutluluğundan mutlu olmaktır

- Her birey farklıdır ve bu bir zenginliktir 

ÇOKTAN SEÇMELİ SORU ÖRNEKLERİ

1. Beril’in hastalığı aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Astım 

B) Hemofili 

C) Diyabet 

D) Grip 

 

2. Hemofili hastalığının temel özelliği nedir? 

A) Ateş yükselmesi 

B) Kanamanın zor durması 

C) Görme kaybı 

D) Nefes darlığı 

 

3. Beril’in bileklik takmasının nedeni nedir? 

A) Süs amaçlı 

B) Arkadaşlarına hediye 

C) Hastalığını belirtmek 

D) Spor için 

 

4. Beril insanların duygularını nasıl görmektedir? 

A) Ses olarak 

B) Koku olarak 

C) Renk olarak 

D) Yazı olarak 

 

5. Beril’in en yakın arkadaşı kimdir? 

A) Irmak 

B) Alin 

C) Eymen 

D) Yankı 

 

6. Beril hangi kulübe katılmak istemektedir? 

A) Spor kulübü 

B) Satranç kulübü 

C) Müzik kulübü 

D) Drama kulübü 

 

7. Aura neyi ifade eder? 

A) İnsanların düşüncelerini 

B) İnsanların duygularını yansıtan enerji 

C) Hastalıkları 

D) Sesleri 

 

8. Beril’in annesinin aurası mutsuzken hangi renge dönüşür? 

A) Pembe 

B) Kırmızı-kahverengi 

C) Mavi 

D) Sarı 

 

9. Beril, kedisi Badem’in etrafında hangi renkleri görür? 

A) Siyah 

B) Sarı ve pembe 

C) Gri 

D) Mavi 

 

10. Duyguların bulaşıcı olduğunu Beril en çok neyle fark eder? 

A) Okulda 

B) Evde 

C) Kedisiyle vakit geçirirken 

D) Hastanede 

 

11. Gri renk genellikle hangi duyguyu temsil eder? 

A) Mutluluk 

B) Endişe 

C) Sevgi 

D) Heyecan 

 

12. Bulanık sarı renk hangi duyguyla ilişkilidir? 

A) Utanç 

B) Cesaret 

C) Neşe 

D) Özgüven 

 

13. Kırmızı renk genellikle neyi temsil eder? 

A) Huzur 

B) Öfke 

C) Sevgi 

D) Korku 

 

14. Beril duygularını kontrol etmek için ne yapmayı öğrenir? 

A) Bağırmayı 

B) Kaçmayı 

C) Derin nefes almayı 

D) Uykuya dalmayı 

 

15. Feyza Hanım Beril’e nasıl yaklaşır? 

A) Sert 

B) İlgisiz 

C) Anlayışlı 

D) Kızgın 

 

16. Beril’in en büyük zihinsel hatası nedir? 

A) Çalışmamak 

B) Varsayımlarda bulunmak 

C) Spor yapmamak 

D) Ders dinlememek 

 

17. “Varsayım” ne demektir? 

A) Kesin bilgi 

B) Tahmin etmek 

C) Deney yapmak 

D) Ölçmek 

 

18. Eymen’in Beril’e davranışı nasıldır? 

A) Destekleyici 

B) Alaycı 

C) Yardımcı 

D) Sessiz 

 

19. Serpil Hoca’nın eşinin aurası hangi renktir? 

A) Pembe 

B) Mavi 

C) Siyah 

D) Sarı 

 

20. Siyah aura neyi temsil eder? 

A) Neşe 

B) Ölüm,Tehlike ve olumsuzluk 

C) Sevgi 

D) Başarı 

 

21. Beril ve arkadaşları neden Serpil Hoca’nın evine gider? 

A) Ziyaret için 

B) Yardım etmek için 

C) Oyun oynamak için 

D) Ders çalışmak için 

 

22. Evde yaşanan olay sonucu ne olur? 

A) Herkes güler 

B) Yangın çıkar 

C) Parti olur 

D) Kimse yoktur 

 

23. Beril nerede uyanır? 

A) Evde 

B) Okulda 

C) Hastanede 

D) Sokakta 

 

24. Serpil Hoca’nın kurtulmasına ne yardımcı olur? 

A) Tesadüf 

B) Beril’in farkındalığı 

C) Şans 

D) Komşular 

 

25. Beril sevgi hakkında neyi öğrenir? 

A) Sahip olmaktır 

B) Kontrol etmektir 

C) Karşıdakinin mutluluğunu istemektir 

D) Kıskanmaktır 

 

26. Müzik yarışmasında Beril hangi roldedir? 

A) Ana vokal 

B) Arka vokal 

C) Sunucu 

D) İzleyici 

 

27. Feyza Hanım “sözlerin gücü”nü nasıl açıklar? 

A) Önemsizdir 

B) Hayatı etkiler 

C) Sadece derste geçerlidir 

D) Yazıyla ilgilidir 

 

28. Beril hangi düşünceyi benimseyince daha iyi hisseder? 

A) Kimse beni sevmiyor 

B) Ben sevilen biriyim 

C) Herkes kötü 

D) Her şey zor 

 

29. Beril’in en büyük gelişimi nedir? 

A) Daha hızlı koşmak 

B) Duygularını yönetmek 

C) Daha çok konuşmak 

D) Ders çalışmak 

30. Hikâyenin sonunda Beril ne yapmaya karar verir? 

A) Okulu bırakmak 

B) Kitap yazmak 

C) Taşınmak 

D) Spor yapmak 

CEVAP ANAHTARI

1-B 

2-B 

3-C 

4-C 

5-B 

6-C 

7-B 

8-B 

9-B 

10-C 

11-B 

12-A 

13-B 

14-C 

15-C 

16-B 

17-B 

18-B 

19-C 

20-B 

21-B 

22-B 

23-C 

24-B 

25-C 

26-B 

27-B 

28-B 

29-B 

30-B

📘 AURA – Klasik Sorular (Cevaplı)

 

1. Beril’in hastalığı nedir ve bu hastalık hayatını nasıl etkiler? 

Cevap: Beril hemofili hastasıdır. En küçük yaralanmada bile kanaması zor durur, bu yüzden dikkatli yaşamak zorundadır.

 

---

 

2. Beril neden bileklik takmaktadır? 

Cevap: Hastalığını belirtmek ve acil durumda nasıl müdahale edileceğini göstermek için bileklik takar.

 

---

 

3. Beril’in insanların duygularını renklerle görmesi neyi ifade eder? 

Cevap: İnsanların duygularını yansıtan aura denilen enerji alanını görebildiğini ifade eder.

 

---

 

4. Beril başlangıçta neden kendini dışlanmış hisseder? 

Cevap: Hastalığı nedeniyle insanların ona farklı davrandığını düşündüğü için kendini dışlanmış hisseder.

 

---

 

5. Alin nasıl bir arkadaştır? 

Cevap: Alin destekleyici, anlayışlı ve Beril’in her zaman yanında olan bir arkadaştır.

 

---

 

6. Beril, duyguların bulaşıcı olduğunu nasıl fark eder? 

Cevap: İnsanların ve özellikle kedisi Badem’in yaydığı duyguların çevresindekilere geçtiğini gözlemleyerek fark eder.

 

---

 

7. Kedisi Badem’in aurası nasıldır ve Beril’e nasıl hissettirir? 

Cevap: Sarı ve pembe renktedir, Beril’e mutluluk ve huzur verir.

 

---

 

8. Beril, öfkesini kontrol etmek için ne yapmayı öğrenir? 

Cevap: Derin nefes alarak ve dikkatini bir noktaya vererek kendini sakinleştirmeyi öğrenir.

 

---

 

9. Feyza Hanım Beril’e nasıl yardımcı olur? 

Cevap: Onu anlar, destekler ve duygularını nasıl yönetmesi gerektiğini öğretir.

 

---

 

10. “Varsayımda bulunmak” Beril’i nasıl etkiler? 

Cevap: Gerçek olmayan düşüncelerle kendini üzmesine ve yanlış anlamalar yaşamasına neden olur.

 

---

 

11. Beril varsayım yapmayı bıraktığında ne değişir? 

Cevap: Daha sakin ve mutlu olur, olayları daha doğru değerlendirmeye başlar.

 

---

 

12. Serpil Hoca’nın yaşadığı sorun nedir? 

Cevap: Eşi tarafından şiddet görmektedir.

 

---

 

13. Beril ve arkadaşları Serpil Hoca’ya nasıl yardım eder? 

Cevap: Onun tehlikede olduğunu fark edip durumu ortaya çıkarırlar ve kurtarılmasını sağlarlar.

 

---

 

14. Siyah aura Beril’e neyi ifade eder? 

Cevap: Tehlike, kötü niyet ve olumsuz durumları ifade eder.

 

---

 

15. Beril hastanede ne öğrenir? 

Cevap: Gözlerinde bir sorun olmadığını ve aura görmenin bir yetenek olabileceğini öğrenir.

 

---

 

16. Beril sevgi hakkında neyi fark eder? 

Cevap: Sevginin sahip olmak değil, karşıdakinin mutlu olmasını istemek olduğunu anlar.

 

---

 

17. Beril müzikle ilgili nasıl bir gelişim gösterir? 

Cevap: Çalıştıkça gelişir ve yarışmada arka vokal olarak yer alıp başarılı olur.

 

---

 

18. Feyza Hanım “sözlerin gücü” hakkında ne öğretir? 

Cevap: Söylediğimiz sözlerin düşüncelerimizi ve hayatımızı etkilediğini anlatır.

 

---

 

19. Beril zihniyle ilgili ne öğrenir? 

Cevap: Zihnin düşünceleri büyüttüğünü ve kontrol edilebileceğini öğrenir.

 

---

 

20. Hikâyenin sonunda Beril nasıl bir değişim geçirir? 

Cevap: Kendini tanıyan, duygularını kontrol edebilen ve daha güçlü bir birey haline gelir.

AURA – Kazanım Eşleştirme Etkinliği (MEB Uyumlu)

 

Yönerge: 

Aşağıda verilen kazanımlar ile metinden örnek durumları eşleştiriniz. 

Doğru eşleştirmeleri yazınız.

 

---

 

### KAZANIMLAR

 

A) Metnin ana fikrini belirler. 

B) Metindeki karakterlerin özelliklerini belirler. 

C) Metindeki olayları oluş sırasına göre sıralar. 

D) Metindeki duygu ve düşünceleri yorumlar. 

E) Metinde geçen önemli kavramları açıklar. 

F) Metindeki neden-sonuç ilişkilerini belirler. 

G) Metindeki problem ve çözümü belirler. 

H) Metindeki mesajı günlük hayatla ilişkilendirir. 

I) Metindeki anlatımın kişisel yorum içerip içermediğini fark eder. 

J) Metindeki karakterlerin değişimini fark eder.

 

---

 

### DURUMLAR

 

1. Beril’in başta kendini yalnız hissetmesi, sonunda kendine güvenmesi 

2. Beril’in insanların duygularını renklerle görmesi 

3. Beril’in Serpil Hoca’nın tehlikede olduğunu fark etmesi ve yardım edilmesi 

4. Beril’in “Ben sevilen biriyim” düşüncesini benimsemesi 

5. Beril’in yaşadığı olayların sırayla anlatılması 

6. Beril’in öfkesini kontrol etmeyi öğrenmesi 

7. Aura kavramının açıklanması 

8. Duyguların bulaşıcı olduğunun fark edilmesi 

9. Başkalarının söylediklerinin her zaman doğru olmayabileceğinin anlaşılması 

10. Hikâyede verilen “duygularımızı tanımalıyız” mesajı 

 

CEVAPLAR

1- J 

2- B 

3- G 

4- D 

5- C 

6- F 

7- E 

8- I 

9- H 

10- A 

 

Aura Kitabı Üzerine Düşüncelerim

 

Bu kitap, bence sadece çocukların değil, aynı zamanda yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken bir eser.

 

İnsanların kendilerini tanımaları, hangi durumlarda nasıl tepkiler verdiklerini fark etmeleri ve en önemlisi başkalarının da kendi iç dünyalarında farklı duygular taşıdığını anlayabilmeleri çok değerli. Bu farkındalığın çocuklukta kazanılması ise büyük bir kazanım. Açıkçası ben de keşke böyle bir kitapla daha küçük yaşlarda karşılaşmış olsaydım diye düşündüm.

 

Kitabı okurken gerçekten keyif aldım. Anlatım dili sade ama verdiği mesajlar oldukça derin. Özellikle rehber öğretmen Feyza Hanım’ın yaklaşımı beni çok etkiledi. Son derece yapıcı, anlayışlı ve yol göstericiydi.

 

Günümüzde birçok insan, çevresindeki kişiler hakkında varsayımlar yaparak kendi zihninde gerçek olmayan hikâyeler oluşturuyor ve bu yanlış düşüncelerle hayatını şekillendiriyor. Bu kitap, tam da bu noktaya çok güzel bir şekilde değiniyor.

 

Bu nedenle Aura’nın yalnızca çocuklar için değil, yetişkinler için de önemli bir farkındalık kitabı olduğunu düşünüyorum. Her çocuğun, seviyesine uygun bir şekilde bu kitapla tanışmasını gönülden isterim.

 

Yazarın diğer kitaplarını da beğenerek okuyordum. Bu kitabını da gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME ÖZET-HİKAYE HARİTASI-SORU ÖRNEKLERİ

 ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME     KİTAP ÖZETİ Hikâye 1927 yılında New York’ta geçer. Alice Atherton, dadısı Bayan Pennyvator ile...