AURA
Bulaşıcı
Duyguların Peşinde
BİRSEN EKİM ÖZEN
Kısa Özet
Beril, hemofili hastası bir çocuktur ve bir gün insanların duygularını renkler olarak görmeye başladığını fark eder. Bu durum başlangıçta onu korkutur ve yalnız hissetmesine neden olur. Zamanla en yakın arkadaşı Alin ve rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın desteğiyle bu durumu anlamaya ve kontrol etmeye çalışır.Beril, duyguların bulaşıcı olduğunu, insanların birbirlerini farkında olmadan etkilediğini keşfeder. Aynı zamanda varsayımların insanı yanıltabileceğini, zihnin düşünceleri büyüttüğünü ve duyguların doğru şekilde yönetilmesi gerektiğini öğrenir.Yaşadığı olaylar sırasında bir öğretmeninin tehlikede olduğunu fark ederek arkadaşlarıyla birlikte onun kurtarılmasına yardımcı olur. Bu süreç, Beril’in kendine olan güvenini artırır ve çevresini daha doğru değerlendirmesini sağlar.Beril, zamanla hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını anlamayı öğrenir. Sevginin sahip olmak değil, karşısındakinin mutluluğunu istemek olduğunu fark eder. Hikâye, Beril’in farkındalık kazanarak daha güçlü ve bilinçli bir birey haline gelmesiyle son bulur.
-Tam Özet-
Hikâye, Beril’in annesinin ona bilekliğini takmasını
söylemesiyle başlar. Beril hemofili hastasıdır. Bu hastalık nedeniyle en küçük
bir yaralanmada bile kanaması durmayabilir. Bu yüzden Beril’in kolunda,
hastalığını anlatan ve acil durumda ne yapılması gerektiğini açıklayan bir
bileklik vardır.
Annesi, okula gitmek için aceleyle evden çıkan Beril’i bu
konuda uyarır. Ancak Beril bu durumdan rahatsızdır. Çünkü hastalığı yüzünden
diğer çocukların ona farklı davrandığını ve kendisini dışladığını
düşünmektedir.
Beril’in en sevdiği şey kulaklıkla müzik dinleyerek
yürümektir. Fakat düşme ya da yaralanma riski olduğu için buna izin verilmez.
Bu da onu üzmektedir.
Beril’in en yakın arkadaşı Alim’dir. Evleri birbirine çok
yakındır ve her gün birlikte okula giderler. Beril ayrıca müzik kulübüne
katılmak istemektedir. Ancak hastalığı nedeniyle kulübe alınmadığını düşünür.
Bu yüzden kulüpteki öğrencilerden uzak durur ve hastalığının bulaşıcı olduğunu düşündüklerini
sanır.İkinci bölümde Beril ve Alim’in arkadaşlığı devam ederken, Beril bazı
garip olaylar yaşamaya başlar.Beril, etrafında tuhaf ışıklar görmeye başlar. Bu
ışıklar sanki onunla bağlantılıdır. Gördüklerini annesine anlatır. Annesi ise
endişelenir ve bunun bir hastalık belirtisi olabileceğini düşünür.Beril ise
bunun sıradan bir durum olmadığını hisseder. Işıkların kendisine dokunduğunu ve
özel bir anlam taşıdığını düşünür.Bu olaylar sırasında Beril’in duyguları
yoğunlaşır. Özellikle öfkelendiğinde etrafındaki ışıkların değiştiğini fark
eder. Bu durum onun hem korkmasına hem de kafasının karışmasına neden olur.Alim
ise bu süreçte Beril’in yanında olmaya çalışır. Ancak Beril zaman zaman kendini
yalnız ve anlaşılmamış hisseder.Bu bölümde Beril, etrafında gördüğü gizemli
ışıkların (auranın) ne olduğunu daha iyi anlamaya çalışır. Bu durum artık hem
onun hem de en yakın arkadaşı Alin’in dikkatini çekmiştir.Alin, akşam
annesinden izin alarak Beril’e gider. İki arkadaş birlikte bu ışıkların ne
anlama geldiğini öğrenmek için internetten araştırma yaparlar.Yaptıkları
araştırma sırasında “aura” kavramıyla karşılaşırlar. Auranın, insanların
etrafında bulunan ve onların ruh hâlini ya da enerjisini yansıtan bir tür ışık
olduğu bilgisine ulaşırlar.Bu bilgiler Beril’i hem şaşırtır hem de
meraklandırır. Çünkü gördüğü ışıkların sıradan bir hayal olmadığını düşünmeye
başlar.Bu bölümde Beril ve Alin, aura konusunu daha yakından deneyimlemeye
başlar.Alin ile Beril evde konuşurken Beril’in annesi işten gelir. Beril, annesinin
etrafındaki ışığın (auranın) renginin değiştiğini fark eder. Daha önce pembe
olan bu renk, artık donuk ve kahverengiye çalan bir kırmızıya dönüşmüştür. Bu
durum onların dikkatini çeker.Bir süre sonra annesinin mutsuz olduğu anlaşılır.
Müdür olmayı beklediği görevi alamadığı için üzgündür. Akşam babasıyla konuşup
rahatladıktan sonra, Beril annesinin aurasının tekrar pembeye döndüğünü fark
eder. Bu durum, duyguların aura renklerini etkilediğini gösterir.Bir süre sonra
Beril kimsenin aurasını göremez. Hafta sonu arkadaşlarıyla kafeye giderler.
Orada Irmak’ın da geleceğini öğrenir. Beril, Irmak’tan hoşlanmamaktadır çünkü
kısa sürede arkadaş grubuna katılmasına sinir olmuştur.Kafede otururken
arkadaşları öğretmenleri ve onun eşi hakkında konuşurlar. Bu sırada Beril
dışarıda bir adam görür ve etrafındaki bulanık, karanlık renkten etkilenir. Bu
kişinin öğretmenlerinin eşi olduğunu öğrenir.
Beril adamın yanına gider. Adam ona sert davranır. Bu sırada
Beril, adamın aurasını “tatmak” ister. Ancak bu enerji ona çok kötü gelir. Ekşi
ve buz gibi bir tat hisseder ve kendini ağır, huzursuz hisseder.
Kafeye döndüğünde Irmak’ın kendi yerine oturduğunu görür.
Zaten gergin olan Beril daha da sinirlenir. Arkadaşlarına ve özellikle Alin’e
kızar. Duygularını kontrol edemeyerek oradan uzaklaşır.Dışarıda ağlayarak
dolaşırken bir markete uğrar. Market sahibinin etrafında parlak sarı bir aura
görür. Bu enerjiyi denediğinde ise hafif ve iyi bir his verdiğini fark
eder.Daha sonra bir kedi yavrusu bulur. Onu sever ve eve götürür. Kedinin
etrafında pembe bir aura olduğunu fark eder. Bu da onun içinin yumuşamasını ve
sakinleşmesini sağlar.Beril, gördüğü renklerin anlamını çözmeye
çalışır.Duyguların renklerle ilişkili olduğunu fark eden Beril, bu durumu
araştırmaya başlar. Araştırmaları sırasında “sinestezi” adı verilen bir
kavramla karşılaşır. Sinestezi, bazı insanların duyuları birlikte
algılamasıdır. Örneğin, sesleri renk olarak görmek gibi.Beril bunun bir yetenek
mi yoksa bir hastalık mı olduğunu düşünür. Almanca bir kaynağa rastlayınca,
rehber öğretmeni Feyza Hanım’dan yardım istemeyi planlar.Bu sırada hâlâ Alin’e
kızgındır ve onun arayıp aramadığını kontrol eder. Aynı zamanda kafede
yaşananları düşünmeye devam eder. Özellikle öğretmenlerinin eşinin etrafındaki
kirli yeşil rengi hatırlar.Evde bulduğu yavru kediyle vakit geçirdikçe önemli
bir şey fark eder: Kediyi severken hem kedinin hem de kendi etrafının pembe
renkle kaplandığını görür. Böylece duyguların “bulaşıcı” olabileceğini
düşünür.Beril, insanların duygularının birbirini etkilediğini fark eder.
Kafedeki olayları düşünerek, öfkenin karşılıklı olarak artmış olabileceğini
anlar. Bu durum onun kafasını karıştırır: İnsanlar onu sevmediği için mi o
onları sevmiyor, yoksa tam tersi mi?Bu soruların cevaplarını bulmak için bir
günlük tutmaya karar verir. Gördüğü renkleri ve hissettiği duyguları not eder.
Sarı rengin neşeyi temsil ettiğini düşünür. Yeşil rengin ise karmaşık ve
olumsuz duygularla ilgili olabileceğini fark eder.Bu sırada annesi eve gelir ve
kediyi görünce çok korkar. Korku ve öfkeyle tepki verir. Beril, annesinin
etrafında gri renk görür ve bunun korkuyu temsil ettiğini anlar. Kendi
etrafında ise kırmızı renk oluşur ve bunun öfke olduğunu fark eder.Babası
durumu sakinleştirir ve annenin aslında Beril’in sağlığı için endişelendiğini
açıklar. Kedinin zarar vermemesi için gerekli önlemleri almayı önerir.Aile
birlikte çözüm bulur: Kedinin tırnakları kesilecek, gerekli bakımları
yapılacaktır. Böylece kedi evde kalabilir.Bu konuşmadan sonra ortam sakinleşir
ve Beril, etrafındaki kırmızı rengin kaybolduğunu fark eder.
6. Bölüm Özeti
Ertesi gün Beril okula gider. Alin’in gelmediğini görünce
üzülür. Bir süre sonra Alin sınıfa gelir ancak soğuk davranır. Beril selam
verir ve aralarında konuşma başlar.Konuşma sırasında Beril, Alin’in etrafındaki
auranın maviye yakın ama griyle karışık bir renkte olduğunu fark eder. Alin,
içinde birden fazla duygunun aynı anda olduğunu söyler: korku, öfke ve mutluluk
gibi. Bu da aurasının karışık görünmesine neden olmaktadır.Bu sırada fen
bilgisi öğretmeni Serpil Hoca sınıfa gelir. Üzerinde kalın kıyafetler vardır ve
öğrencilerle biraz gergin bir iletişim kurar. Beril, öğretmenin etrafındaki
auranın soluk yeşil ve yer yer kahverengi tonlarında olduğunu fark eder. Bu
durum ona tuhaf gelirAncak Serpil Hoca ders anlatmaya başladıkça aurasının
değiştiğini gözlemler. Renk daha canlı ve temiz bir yeşile dönüşür. Bu da
öğretmenin ders anlatırken daha iyi hissettiğini gösterir.Beril, öğretmene
örnek vermek için söz alır ve bu sırada bahaneyle onun aurasına dokunur. Tattığı
enerji ağır ve rahatsız edicidir. Bu durum Beril’i fiziksel olarak da etkiler;
nefes almakta zorlanır ve yoğun bir kaygı hisseder.Tam bu sırada öğretmenin
telefonu çalar ve sınıftan çıkar. Ardından Yankı, Beril’in yanına gelir ve
öğretmenin evde şiddet gördüğünü ima eder. Dün gece yaşanan bir tartışmadan
bahseder.Beril ve Alin bu duruma şaşırır. Neden kimsenin yardım etmediğini
sorgularlar. Öğretmenin kalın giyinmesinin sebebinin, vücudundaki izleri
gizlemek olabileceğini düşünürler.Beril bu sırada Yankı’nın aurasını fark eder.
Rengi soluk ve bulanık bir mordur. Bu enerjiyi tattığında önce hoş gibi
hissetse de ardından içini boşluk ve rahatsızlık kaplar. Hatta kusmak ister.
Beril, bu durumun nedenini düşünür ve önemli bir sonuca
varır: Yankı’nın anlattıkları doğru olabilir, ancak bunu dedikodu yapmaktan
keyif alarak anlattığı için bu enerji kirli ve olumsuz bir hâl almıştır.
7. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, müzik kulübünde yaşadığı duygularla
yüzleşir.Beril ve arkadaşları müzik kulübüne giderler. Beril, kulüp üyelerinden
özellikle Irmak’tan uzak durmaya çalışır. Güçlü görünmek ister, bu yüzden
kimseyi umursamıyormuş gibi davranır ve bilekliğini saklar.Ancak beklenmedik
bir şekilde Irmak gelip Beril’in yanına oturur. Ardından diğer kulüp üyeleri de
onların yanına gelir. Bu durum Beril’i rahatsız eder çünkü hâlâ onlara karşı
öfke duymaktadır.Beril, Irmak’ın etrafındaki auranın canlı bir mor olduğunu
fark eder. Bu rengi “tattığında” kiraza benzeyen, hafif ve tatlı bir his
aldığını fark eder. Bu deneyim, Beril’in düşüncelerini değiştirir. Irmak’ın
aslında kötü niyetli biri olmadığını anlar.Bu sırada diğer arkadaşları da
Irmak’la sohbet etmeye başlar. Herkesin Irmak’la yakınlaşması Beril’i üzer ve
kıskançlık hissetmesine neden olur.Beril kendi ellerine baktığında, etrafında
bulanık yeşil ve kırmızı tonlarının oluştuğunu görür. Bu renkler, içindeki
öfkenin tekrar arttığını gösterir.
8. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, yaşadıklarını anlamlandırmak için rehber
öğretmeni Feyza Hanım’dan yardım ister.Ders bitince Beril, Feyza Hanım’ın
yanına gider ve gördüğü ışıklardan bahseder. Başta biraz telaşlıdır. Ancak
öğretmeni onu dikkatle dinler ve anlayışla karşılar.Feyza Hanım, bu tür
durumlarla ilgili bazı araştırmalar gördüğünü söyler. Çok az sayıda insanın,
insanların etrafındaki enerji alanını yani “aurayı” görebildiğinden bahseden
bir yazıyı Beril’e açıklar. Ancak bu yazıda duyguların renkleriyle ilgili bir
bilgi olmadığını belirtir.Beril de kendi gözlemlerini anlatarak, gördüğü
renkleri bir deftere not ettiğini söyler. Feyza Hanım bu durumu çok olumlu
karşılar ve Beril’i “bir bilim insanı gibi gözlem yapıyorsun” diyerek
destekler.Beril, bazı renkleri kendinde de gördüğünü söyleyerek “Kötü biri
miyim?” diye endişesini dile getirir. Öğretmeni ise kimsenin tamamen iyi ya da
kötü olmadığını, herkesin benzer duygular yaşayabileceğini söyler. Önemli
olanın bu duyguların farkında olmak olduğunu vurgular.Konuşma sırasında
duyguların bulaşıcı olabileceği fikri üzerinde dururlar. İnsanların birbirinden
kolayca etkilendiğini, bu yüzden bazı kişilerin kalabalıklardan uzak durmayı
tercih ettiğini konuşurlar.Beril, bu konuşmadan sonra rahatladığını hisseder.
Daha sonra Alin’le de bu konuyu konuşur. Özellikle otobüs, metro ve stadyum
gibi kalabalık ortamlarda insanların birbirlerinin duygularından nasıl
etkilendiğini tartışırlar.Negatif ve pozitif duyguların hangisinin daha hızlı
yayıldığını sorgularlar. Beril, tüm bu düşüncelerini not alarak araştırmasına
devam eder.
Bu bölüm aslında tam senin tarzın 😄
👉 gözlem + analiz +
farkındalık
9. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, duyguların yayılma biçimini daha iyi
anlamaya başlar.Beril, yaptığı gözlemler sonucunda özellikle pozitif duyguların
çok hızlı yayıldığını fark eder. Evde besledikleri kediye “Badem” adını
verirler. Badem oyun oynarken etrafına sarı ve pembe ışık yayar. Bu ışığın
insanlara da geçtiğini gözlemler.Ancak bazı insanlar bu duygudan etkilenmez.
Örneğin, eve gelen misafirler kedinin yaydığı bu enerjiyi fark etmez ve tepki
vermez. Bu durum, insanların duygulara açık olup olmamasının da önemli olduğunu
gösterir.Okulda Alin’i gözlemleyen Beril, onun aurasının durumlara göre
değiştiğini fark eder. Alin tahtaya çıkıp soruyu doğru çözdüğünde rengi maviye
döner. Ancak bir arkadaşının söyledikleriyle rengi dalgalanır ve bulanık sarıya
dönüşür. Daha sonra kendini toparlayarak tekrar dengelenir.
Bu gözlemler sonucunda Beril ve Alin bazı çıkarımlar yapar:
• Gri rengin endişeyi,
• Bulanık sarının ise utancı temsil
ettiğini düşünürler.
Ayrıca Alin’in nefes alarak kendini sakinleştirebildiğini
fark ederler. Bu da duyguların kontrol edilebileceğini gösterir.Beril, bu yeni
keşiflerini paylaşmak için tekrar Feyza Hanım’ın yanına gider. Öğretmeni de bu
konuda araştırmalar yaptığını ve Beril gibi farklı algılara sahip insanların
olduğunu söyler.Beril, renklerle ilgili bulgularını anlatır ve kırmızı rengin
öfkeyi temsil ettiğini, bunun olumsuz olduğunu düşündüğünü söyler. Ancak Feyza
Hanım bu fikri düzeltir. Öfkenin kötü bir duygu olmadığını, aslında güçlü bir
enerji olduğunu açıklar. Önemli olanın bu duyguyu nasıl yönlendirdiğimiz
olduğunu vurgular.Duyguların karmaşık olduğunu ve herkesin zaman zaman
zorlandığını söyler. Ancak Beril’in bu duyguların farkında olmasının çok
değerli olduğunu belirtir.Beril, bu konuşmadan sonra kendisini daha büyük ve
karmaşık bir sürecin içinde olduğunu fark eder. Ayrıca müzik kulübünde birlikte
şarkı söylemenin bu duygular üzerinde nasıl bir etkisi olabileceğini merak
etmeye başlar.
10. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, hem ailesini hem de kendi duygularını
gözlemleyerek önemli farkındalıklar kazanır.Hafta sonu ailesiyle yürüyüşe çıkan
Beril, yaşadığı durumu hâlâ ailesine anlatmamıştır. Annesinin aşırı endişeli
biri olduğunu bildiği için, bunun huzurlarını bozacağını düşünür.Yürüyüş
sırasında annesinin etrafında hafif bir mavi ışık görür. Babasının aurasını ise
ilk kez fark eder. Babasının rengi, zaman zaman gri lekeler içerse de genel
olarak maviye döner. Beril, bu rengin dengeyi temsil ettiğini ve anne babası
arasında bir denge olduğunu düşünür.Beril, renklerle ilgili kesin sonuçlara
varabilmek için aynı durumu birden fazla kez gözlemlemeye karar verir.Yürüyüş
sırasında karşılarına bir adam çıkar ve babasıyla konuşur. Bu konuşma sırasında
babasının aurası kırmızıya dönüşür ve bulanıklaşır. Annesinin rengi ise griye
döner. Beril, bu kişinin her ikisini de olumsuz etkilediğini fark eder.Bu
durumu gözlemlerken kendi ellerine baktığında, kendi aurasının da kırmızıya
döndüğünü görür. İçinde öfke, üzüntü ve haksızlık duyguları birikir. Hayatında
yaşadığı zorlukları düşünerek daha da yoğun duygular hisseder.Ancak bu kez
farklı bir şey yapar. Alin’den öğrendiği gibi derin nefes alarak kendini
sakinleştirmeye çalışır. Duygularını kontrol etmeyi başarır.Annesi ona ne
olduğunu sorduğunda durumu belli etmez ve sadece derin nefes almak istediğini
söyler.Eve döndüklerinde anne ve babası, karşılaştıkları kişi hakkında konuşur
ve onunla görüşmenin kendilerine iyi gelmediğine karar verirler. Bu konuşmadan
sonra aile bireylerinin auralarının yeniden dengelendiğini fark eder.Beril
ayrıca televizyon izlerken insanların duygularının nasıl değiştiğini gözlemler.
Haber izlerken renklerin bulanıklaştığını, komedi programlarında ise daha canlı
ve dengeli hâle geldiğini fark eder.Tüm bu gözlemlerini defterine not alır.
Böylece hem kendisini hem de çevresindeki insanları daha iyi anlamaya çalışır.
11. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril’in yaşadığı durum ailesi tarafından da
öğrenilmeye başlar.Pazar günü ailece yapılan keyifli bir kahvaltının ardından
herkes dinlenmeye çekilir. Bu sırada telefon çalar. Arayan kişi rehber
öğretmeni Feyza Hanım’dır. Beril’le konuşmak istediğini söyler.Beril, annesinin
duymaması için odasına geçer ve öğretmeniyle konuşur. Feyza Hanım, yaptığı
araştırmalar sonucunda önemli bir bilgiye ulaştığını söyler. Beril’in yaşadığı
durumun bir hastalık değil, farklı bir algılama biçimi yani bir tür “yeni duyu”
olabileceğini anlatır.
Beril’in, diğer insanların fark edemediği şeyleri fark
edebildiğini ve bu özelliği sayesinde hem kendisine hem de başkalarına yardımcı
olabileceğini söyler. Ayrıca bulanık ve net duygular üzerine konuşurlar.
Bulanık ve karmaşık duyguların yıkıcı olabileceğini ifade ederler.Ancak Beril
telefonu kapattığında annesinin her şeyi duyduğunu fark eder. Annesi, Beril’in bu
durumu kendisinden saklamasına kızar ve büyük bir endişeye kapılır.Feyza Hanım
durumu açıklamaya çalışsa da Beril’in annesi ikna olmaz. Feyza Hanım, bunun
bilimsel bir temeli olduğunu anlatır. İnsanların bir manyetik alana sahip
olduğunu, duyguların bu alanı etkilediğini ve bunun bazı kişiler tarafından
algılanabildiğini açıklar.Ayrıca öfke gibi duyguların kötü olmadığını, aslında
insanı harekete geçiren bir enerji olduğunu vurgular. Bu enerjinin bir frekansı
ve rengi olabileceğini ifade eder.Tüm açıklamalara rağmen Beril’in annesi bu
durumu kabullenmekte zorlanır.
12. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril’in hayatında yaşanan olaylar daha da
zorlaşır.Hafta sonunun ardından evde gergin bir hava oluşur. Beril’in
notlarının izinsiz okunması, yaşanan tartışmalar ve telaşlar onu çok yıpratır.
Kendini hayatının en kötü günlerinden birini yaşıyor gibi hisseder. Çok
ağladığı için gözleri kızarmış ve şişmiştir.Okula gittiğinde bu hâlini fark
eden Alin, ona destek olur. Alin her zaman olduğu gibi anlayışlı ve yanında
olan bir arkadaştır.Bir süre sonra nöbetçi öğrenci Beril’i müdürün odasına
çağırır. Beril odaya girdiğinde annesini, rehber öğretmeni Feyza Hanım’ı ve
müdürü birlikte görür.Annesi, Feyza Hanım’ı şikâyet etmiştir ve bu durum için
resmi bir dilekçe yazmıştır. Soruşturma açılmasını ister. Bu sırada oldukça
öfkelidir ve yüksek sesle konuşur.Beril, annesinin etrafındaki auranın turuncu
olduğunu fark eder. Bu rengin yalnızca öfkeyi değil, aynı zamanda kendinden
emin olma ve güçlü bir enerji hâlini de yansıttığını anlar.
Bu bölümde artık:
👉 dış çatışma
(anne–öğretmen–okul)
👉 iç çatışma (Beril’in
duyguları)
13. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril hem duygusal hem de sosyal olarak en zor
anlarını yaşar.Müdürün odasındaki tartışmadan sonra Beril çok kötü hisseder.
Annesinin davranışlarından rahatsız olur ve hayatının kendi kontrolünde
olmadığını düşünür. Kendi aurasına baktığında, daha önce öğretmeninin eşinde
gördüğü gibi karanlık ve rahatsız edici renkler fark eder. Bu durum onu daha da
üzer.Dışarı çıktığında ise doğanın ona iyi geldiğini fark eder. Güneşin ışığı
ve bir ağacın etrafındaki parlak yeşil aura dikkatini çeker. Dayanamayıp ağaca
sarılır ve bu onun içini rahatlatır. Kendini daha iyi hissetmeye başlar.Sınıfa
döndüğünde yaşadığı olayı Alin’e anlatır. Annesinin turuncu aurasını gördüğünü
söyler. Alin, bu rengin kötü bir şey olmadığını, annesinin aslında kendince
doğru olanı yaptığını düşündüğünü ifade eder. Beril de annesinin onu korumaya
çalıştığını fark eder.Ders sırasında fen bilgisi öğretmeni yine gergin bir
hâlde sınıfa girer. Alin doğru cevap verdiği hâlde öğretmen tarafından sert bir
şekilde uyarılır. Bu duruma dayanamayan Beril, öğretmene karşı çıkar ve onun
öfkesinin öğrencilere yansıdığını söyler.Sınıfta büyük bir tartışma yaşanır.
Beril, öğretmenin duygularının kendilerine “bulaştığını” söyleyince herkes
şaşırır. Yankı da Beril’in insanların etrafındaki renkleri gördüğünü açıklar.
Bu durum sınıfta daha da büyük bir karmaşaya yol açar.
Müdür sınıfa gelir ve Beril’i uyarır. Beril kendini savunmak
ister ama nasıl davranacağını bilemez. Derin nefes alarak sakinleşmeye çalışır.
Ancak bu durum yanlış anlaşılır ve alay ediyormuş gibi düşünülür.Beril daha
sonra rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın yanına gider. Yaşananları anlatır. Feyza
Hanım, Beril’in haklı olabileceğini ancak tepkisini doğru şekilde
göstermediğini söyler. Haklı olsa bile bağırmasının onu haksız duruma
düşürdüğünü açıklar ve özür dilemesini önerir.Beril sınıfa geri döndüğünde
ortam hâlâ gergindir. Arkadaşlarından biri ona alaycı sözler söyler. Bunun
üzerine Alin arkadaşını savunur ve aralarında kavga çıkar.Tüm bu yaşananlardan
sonra Beril kendini daha da kötü hisseder ve sınıftan çıkar. Etrafındaki
bulanık sarı renk, içinde bulunduğu karmaşık duyguları yansıtmaktadır.Bu bölüm
tam bir duygu patlaması + dönüşüm eşiği ⚡
Artık final kapıda gibi hissediliyor.
15. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, yaşadığı olayların ardından zihinsel
olarak kendini toparlamaya çalışır.Okuldaki son ders Beril için çok zor geçer.
Gün boyunca yaşadığı olayların etkisiyle kendini çok yorgun ve kötü hisseder.
Okul çıkışında bir görevli onu sakinleştirmeye çalışır.Alin, Beril’e destek
olmaya devam eder. Birlikte yaşananların nedenini anlamaya çalışırlar.
İnternetten araştırma yaparlar ancak net bir sonuca ulaşamazlar. Bu yüzden
Feyza Hanım’la tekrar konuşmayı düşünürler.Beril, okuldan çıkarken Irmak ve
diğer müzik grubu üyeleriyle karşılaşır. Başta onlara karşı mesafelidir ve
Irmak’ın grup üzerindeki etkisini eleştirir. Ancak konuşmalar ilerledikçe bir
yanlış anlaşılma olduğu ortaya çıkar.Aslında Beril’in müzik grubuna katılmak
istediği anlaşılır. Irmak ortamı yumuşatır ve Beril’i tekrar gruba davet eder.
Bu yaklaşım Beril’in kendini kötü hissetmesine neden olur çünkü Irmak’a karşı
önyargılı davrandığını fark eder.Eve döndüğünde Beril kendini çok yorgun ve
karışık hisseder. Gün boyunca yaşadıklarını düşünür ve zihninin sürekli aynı
olumsuz düşünceler etrafında döndüğünü fark eder. Herkesin ondan nefret
ettiğini ve kendisinin sorunlu biri olduğunu düşünür.Dikkatini dağıtmak için
sosyal medyaya girer. Öfke dolu içerikler izlediğinde kendini geçici olarak
daha iyi hissettiğini fark eder.Bu sırada Feyza Hanım’dan bir mesaj alır.
Öğretmeni ona farkındalıkla ilgili bir video gönderir. Videoda, zihnin sürekli
geçmiş ve gelecek arasında gidip geldiği, bunun da stres yarattığı
anlatılmaktadır.Beril, videoyu izlerken kendisini bu anlatımlara çok yakın
hisseder. Özellikle beynin “amigdala” adı verilen bölümünün, insanı sürekli
tetikte ve stresli hâle getirebileceğini öğrenir.Videoda önerilen egzersizi
uygular. Eline bir nesne alarak dikkatini tamamen ona vermeye çalışır. Zihni
sürekli başka düşüncelere kayar, ancak her seferinde dikkatini geri toplamayı
dener.Bu egzersiz sayesinde zihninin yavaş yavaş sakinleştiğini fark eder.
Dikkatini derslerine verir ve kendini daha iyi hissetmeye başlar.Beril, zihnini
kontrol etmeyi öğrenmesi gerektiğini anlar ve bu süreçte Feyza Hanım’a teşekkür
eder.
Bu bölüm tam olarak:
👉 “zihin eğitimi +
farkındalık + toparlanma”
16. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, yaşadığı zorlukların ardından hem
kendisiyle hem de çevresiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmaya başlar.Ertesi gün
okula giden Beril hâlâ endişelidir. Dün yaşanan olayların herkes tarafından
konuşulduğunu düşünür. Ancak Alin, bunun sadece bir varsayım olduğunu söyler.
Beril bunu test ettiğinde, insanların aslında onun hakkında konuşmadığını fark
eder.Ders sırasında zihninin yine geçmiş ve gelecekle ilgili düşüncelerle
dolduğunu fark eder. Amigdalanın devreye girdiğini anlayarak dikkatini
toparlamaya çalışır. Küçük bir nesneye odaklanarak kendini sakinleştirmeyi
dener.
Müzik kulübüne gitmek istemese de Alin’in desteğiyle gider.
Orada Irmak’la konuşur. Irmak’ın aurasının temiz ve net olduğunu fark edince,
onun samimi olduğunu anlar ve gördüğü renklerden bahsetmeye başlar. Bu durum
Beril’i bile şaşırtır.Şarkı söylemesi gerektiğinde ise çok heyecanlanır ve
başarılı olamaz. Ancak Irmak onu yüreklendirir ve çalışırsa başarabileceğini
söyler. Beril de buna söz verir.Eve döndüğünde Feyza Hanım’dan bir video daha
gelir. Bu videoda, zihnin en büyük tuzağının “varsayımlar” olduğu anlatılır.
İnsanların kendisi hakkında olumsuz düşündüğünü sanmasının bir varsayım
olduğunu fark eder.Videoda, zihnin inandığı düşünceleri gerçekmiş gibi
göstermeye çalıştığı anlatılır. Bu yüzden Beril, düşüncelerini değiştirmeyi
dener. “Kimse beni sevmiyor” yerine “Ben sevilen biriyim” demeye başlar.Bu yeni
düşünce biçimiyle kendini daha iyi hissettiğini fark eder. Annesi de ondaki bu
değişimi görür ve mutlu olur.Akşam Irmak onu ziyaret eder. Birlikte sohbet ederler
ve Alin’i de arayarak konuşurlar. Beril, ilk kez kendini gerçekten iyi
hisseder.Uyumadan önce zihninin ne kadar güçlü olduğunu fark eder. “Sevilen
biriyim” düşüncesinin hayatını nasıl değiştirmeye başladığını görür ve huzurla
uykuya dalar.
17. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, düşüncelerini yönetmeyi ve başkalarının
sözlerinden etkilenmemeyi öğrenmeye başlar.Beril, odasından çıkmadan önce
duvarına “varsayımda bulunma” ile ilgili bir not asar. Aynı mesajı telefonunun
ekranına da koyar. Bu, öğretmeni Feyza Hanım’ın gönderdiği videodan öğrendiği
bir yöntemdir.Annesi, önceki akşam ne konuştuklarını sorar. Beril, aura
konusunu gizleyerek müzik grubundan bahsettiklerini söyler. Babası ise Beril’in
telefonundaki mesajı görür ve çok beğenir. Kendisinin de kullanmak istemesi
Beril’i mutlu eder.Okula gittiğinde ise Eymen yine onunla alay eder ve “deli”
diye hitap eder. Beril bu duruma sinirlenir ve tepki verir. Bunun üzerine
rehber öğretmeni Feyza Hanım’ın yanına gönderilir.Beril yaşadıklarını anlatır
ve Eymen’in söylediklerine şaşırdığını dile getirir. Feyza Hanım ise önemli bir
açıklama yapar: Bir kişinin bir şeye inanması, onun doğru olduğu anlamına
gelmez. Bu durum o kişinin düşüncesidir.Bunu açıklamak için bir örnek verir:
Eğer birisi sana “saçların yeşil” derse, buna inanmazsın. Çünkü gerçeği
bilirsin. Ancak bazı durumlar bu kadar net olmadığı için insanlar başkalarının
söylediklerinden etkilenebilir.Feyza Hanım, insanların küçük yaşlarda
duyduklarına kolayca inandığını, ancak büyüdükçe kendilerini daha iyi tanımaya başladıklarını
anlatır. Bu yüzden Beril’in de kendini tanıması ve başkalarının düşüncelerini
kişisel almaması gerektiğini söyler.Beril, Eymen’in söylediklerinin doğru
olmadığını fark eder. Bu düşünce onu rahatlatır. Ancak Eymen’in neden böyle
davrandığını tahmin etmeye çalışınca yine varsayım yaptığını fark eder. Feyza
Hanım da bunun doğru olmadığını hatırlatır.Beril bu durumu “ip üzerindeki
cambaz” gibi zor ama dengede kalması gereken bir süreç olarak görür.Konuşma
sonunda Beril kendini daha iyi hisseder. Aurasının yeniden maviye döndüğünü
fark eder ve sınıfına daha sakin bir şekilde geri döner.
18. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, duygularını yönetmeyi ve kendini doğru
ifade etmeyi öğrenir.Müzik grubunun provası iyi geçmeyince Beril eve gelir ve
şarkıya daha çok çalışmaya karar verir. Uzun süre keyifle çalışır. Ancak
annesinin göz doktoru randevusu aldığını söylemesiyle aralarında tartışma
çıkar. Beril bir anda öfkelenir ve kırmızı duygularla kaplandığını hisseder.Bu
kez öğrendiklerini uygulamaya çalışır. Kendi duygularına dışarıdan bakmaya,
yani “seyirci” olmaya çalışır. Öfkesinin nedenini sorgular ve bunun kontrolünü
amigdalanın ele geçirip geçirmediğini düşünür.Kendi içindeki öfkeli tarafla konuşur
ve aslında annesinin onu önemsediği için endişelendiğini fark eder. Bu
farkındalık onu sakinleştirir. Bir an tekrar varsayım yapmaya başladığını fark
eder ve bunu bırakır.Daha sonra annesiyle konuşarak neden sinirlendiğini açıkça
ifade eder. Doktora gitmekten korktuğunu, bunun hayatını kısıtlayacağından
endişe ettiğini söyler. Bu açık iletişim sayesinde annesiyle aralarındaki
ilişki yumuşar.Beril, doğru kelimelerle kendini ifade etmenin ne kadar önemli
olduğunu fark eder.Ertesi gün derse Feyza Hanım girer. Derste “sözlerin gücü”
üzerine konuşurlar. Feyza Hanım, sihirbazların “abrakadabra” sözünden yola
çıkarak, kelimelerin hayatımızı şekillendirebileceğini anlatır.Ayrıca
mitolojiden bir örnek vererek, bir heykelin ona sürekli aynı şekilde hitap
edilmesiyle canlandığı hikâyesini paylaşır. Bu örnekle, sözlerin ve
düşüncelerin ne kadar etkili olabileceğini açıklar.Ders boyunca öğrencilerle
tartışma yapılır. Feyza Hanım, kendisiyle dalga geçen öğrencilere bile sakin ve
anlayışlı bir şekilde cevap verir.Bu bölümde Beril, hem kendi duygularını
yönetmeyi hem de sözlerin gücünü daha iyi anlamaya başlar.
✨ Bu bölümün özü:
👉 Duyguyu bastırmak
değil, anlamak gerekir
👉 Sözler gerçekten
gerçeği şekillendirir
19. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, hastaneye giderek yaşadığı durumu bilimsel
açıdan anlamaya çalışır.Beril’in hastane randevusu, müzik grubunun olduğu güne
denk gelir. Bu durum onu sinirlendirir çünkü müzik çalışmalarını engellediğini
düşünür. Ancak annesi fazla beklemeyeceklerini söyleyerek onu rahatlatmaya çalışır.Doktorun
yanına gittiklerinde Beril, doktorun etrafındaki auranın pırıl pırıl, lekesiz
bir mavi olduğunu fark eder. Bu sakin ve dengeli enerji hem Beril’i hem de
annesini olumlu etkiler.Doktor, yapılan muayene sonucunda Beril’in gözlerinde
bir sorun olmadığını söyler. Işık kırılması veya astigmat gibi durumların bu
tür görmelere neden olabileceğini belirtse de, Beril’in yaşadıklarının bundan
farklı olabileceğini ifade eder.İnsanların da tıpkı cihazlar gibi bir enerji
alanına sahip olduğunu ve bazı kişilerin bu alanı algılayabildiğini anlatır.
Beril’in böyle bir yeteneğe sahip olabileceğini söyler.Annesi bu açıklamalara
tam olarak ikna olmaz. Ancak doktor, bu konunun bilimsel olarak araştırıldığını
ve kendisinin de bu çalışmaların içinde olduğunu belirtir. İsteyenlerin bu
araştırmalara katılabileceğini söyler. Bu fikir Beril’i
heyecanlandırır.Hastaneden çıktıktan sonra Beril, bu durumun genetik olup
olamayacağını düşünür. Annesi ise hâlâ bu durumu kabul etmekte zorlanır.Daha
sonra okula giderek rehber öğretmeni Feyza Hanım hakkında verilen şikâyeti geri
almak için müdürle görüşürler. Müdürün odasında Serpil Hoca’nın eşi de
bulunmaktadır.Beril, bu kişinin dışarıdan çok kibar görünmesine rağmen
etrafının simsiyah bir aura ile kaplı olduğunu fark eder. Bu durum, onun iç
dünyasının dışarıdan göründüğü gibi olmadığını düşündürür.Beril, öğretmenin
eşinin şiddet uyguladığını düşündüğünü söyleyerek durumu anlatmaya çalışır.
Ancak kimse onu ciddiye almaz.Annesi, Feyza Hanım hakkındaki şikâyeti geri
çekmek yerine işlemin devam etmesini ister. Bu durum Beril’i çaresiz
hissettirir.
✨ Bu bölümün özü:
👉 Görünen ile gerçek her
zaman aynı değildir
👉 Bilim + sezgi birlikte
ilerleyebilir
20. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril’in yaşadığı olaylar tehlikeli bir noktaya
ulaşır.Yaşadığı kötü olayların ardından Beril, müzik grubu seçmelerine tekrar
girer ancak başarılı olamaz. Bu durum onu tekrar üzer ve moralini
düşürür.Ertesi gün eve döndüğünde annesinin evde olduğunu görür. Bu sırada
Feyza Hanım’dan bir video mesaj alır. Videoda, aynı anda her şeyi
yapamayacağımız ve hayatımızda önceliklerimizi belirlememiz gerektiği
anlatılır.Beril, gerçekten ne istediğini düşünmeye başlar. Müziği çok sevdiğini
fark eder ancak aura ile ilgili yaşadıkları nedeniyle odaklanmakta zorlandığını
anlar.Videoda ayrıca, bir şeyi gerçekten istiyorsak onun için çaba göstermenin
zor gelmeyeceği vurgulanır. Mükemmel olmak yerine elinden gelenin en iyisini
yapmanın yeterli olduğu söylenir. Bu düşünceler Beril’i etkiler.Daha sonra Alin
ile konuşur ve Serpil Hoca’nın eşinin etrafındaki siyah aurayı araştırırlar. Bu
rengin kötü ve tehlikeli durumlarla ilişkili olabileceğini öğrenirler. Bu durum
onları endişelendirir.Beril, Alin ve Irmak birlikte Serpil Hoca’yı kontrol
etmeye karar verirler. Yankı’nın apartmanına giderler ve bir plan
yaparlar.Kapıyı çalmak üzereyken öğretmenin eşi kapıyı açar. Çocuklar Serpil
Hoca’yı görmek istediklerini söylerler. Adam önce izin vermek istemez ancak
ısrar üzerine onları içeri alır.İçeri girdiklerinde telefonlarını alır ve
onları bekletir. Beril şüphelenir ve öğretmeni aramaya başlar. Yatak odasına
girdiğinde Serpil Hoca’nın kolları bağlı şekilde tutulduğunu görür.Bu sırada
yaşanan panik ve koşuşturma sırasında cam kırılır ve Beril yaralanır.
🔥 Bu bölüm tam bir:
👉 gerçek ortaya çıkıyor +
tehlike zirve anı
21. Bölüm Özeti
Bu bölümde olaylar en tehlikeli noktasına ulaşır.Beril
baygın hâlde uyanır. Her yeri kan içindedir. Hem kendisinin hem de
arkadaşlarının elleri ve ağızları bağlıdır. Bulundukları oda karanlıktır.
Beril, hastalığı nedeniyle kan kaybından korkar ve büyük bir panik
yaşar.İçeriden televizyon sesleri gelmektedir. Irmak ayağa kalkarak
arkadaşlarını çözmeye çalışır. Zor da olsa birbirlerinin bağlarını gevşetmeyi
başarırlar.Tam bu sırada kapı çalınır. Yankı gelmiştir ve arkadaşlarının burada
olup olmadığını sorar. Ancak öğretmenin eşi durumu gizler ve kimsenin
olmadığını söyler. Yankı şüphelenmeden uzaklaşır.Bir süre sonra Serpil Hoca’nın
da bağları çözülür. Çocuklar fırsat bulunca kapıyı açarak dışarıdan geçen
insanlardan sessizce yardım isterler ve polisi aramalarını rica ederler.Ancak
tam bu sırada içeriden bir gürültü gelir ve ardından yangın başlar. Duman hızla
odayı kaplar. Herkes nefes almakta zorlanır, gözleri yanar ve yere
düşer.Yaşanan panik ve çaresizlik içinde Beril tekrar bayılır.
22. Bölüm Özeti
Bu bölümde yaşanan tehlikeli olayın ardından her şey
netleşir ve Beril önemli bir farkındalık kazanır.Beril gözlerini hastanede
açar. Annesi ve babası başındadır. Bir süre bayılıp ayıldıktan sonra olanları
öğrenir.Beril eve dönmeyince annesi şüphelenir ve Yankı’yı arar. Irmak ve
Alin’in ailelerine de ulaşılır. Kimsenin çocuklardan haber alamaması üzerine
panik yaşanır.Beril’in annesi, daha önce kızının telefonuna bir takip
uygulaması yüklemiştir. Bu sayede Beril’in bulunduğu yeri tespit ederler.
Yankı’nın duyduklarıyla birlikte durum netleşir ve polis harekete geçer.Polis,
Serpil Hoca’nın eşini etkisiz hâle getirir ve herkesi kurtarır.Beril’in gördüğü
siyah aura sayesinde durumun ciddiyeti anlaşılmıştır. Bu nedenle herkes Beril’e
teşekkür eder. Onun farkındalığı, Serpil Hoca’nın hayatını kurtarmıştır.Olayın
ardından öğretmenin eşinin uzun süredir işsiz olduğu, kıskançlık ve öfke
nedeniyle şiddet uyguladığı ortaya çıkar. Tedavi edilmesi için hastaneye
yatırılır.
Beril bu olaydan önemli bir ders çıkarır:Kıskançlığın sevgi
olmadığını anlar.
Sevmenin, birini kontrol etmek ya da sadece kendine ait
görmek olmadığını fark eder. Gerçek sevginin, karşısındakinin mutlu olmasını
istemek olduğunu düşünür.Kucağındaki kedisi Badem’i severken bunu daha iyi
anlar: Onu sadece kendisi için değil, onun iyiliği ve mutluluğu için
sevmektedir.
23. Bölüm Özeti
Bu bölümde Beril, yaşadıklarının ardından çevresi tarafından
kabul görmeye başlar.Beril okula gittiğinde sınıf arkadaşları onu alkışlarla
karşılar. Herkes yaşanan olayları öğrenmiştir. Serpil Hoca da Beril’e teşekkür
eder.Bu süreçte Beril önemli bir şey fark eder: Aslında kimse onun hemofili
hastalığını bilmiyordur. Bilekliğinin ne anlama geldiğini bile fark
etmemişlerdir. Beril’in düşündüğü gibi insanlar onu dışlamamıştır.Arkadaşları
hem hastalığı hem de aura konusu hakkında ona sorular sorar. Bu yoğun ilgi
Beril’i biraz tedirgin eder. Feyza Hanım’ın yanına giderek bu durumdan rahatsız
olduğunu söyler.Feyza Hanım, bunun normal olduğunu ve zamanla azalacağını
anlatır. Ayrıca Beril’in artık farklı bir bakış açısına sahip olduğunu ve
hayatının eskisi gibi olmayacağını söyler.Bu sırada Beril, annesinin Feyza
Hanım hakkındaki şikâyeti geri çektiğini öğrenir. Annesi, Beril’den özür diler
ve onu korumaya çalışırken aşırıya kaçtığını kabul eder. Aynı zamanda biraz
kıskançlık hissetmiş olabileceğini de fark eder.Beril ve annesi, duyguların
kontrol edilmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayışa ulaşırlar.Daha sonra
Beril, doktorla tekrar görüşeceklerini öğrenir. Başta korksa da bunun bir
tedavi değil, araştırmaya katkı sağlamak için olduğunu anlar.Ancak aynı gün
müzik grubunun çalışması da vardır. İki önemli seçenek arasında kalır. Sonunda
doktora gitmeyi seçmek zorunda kalır.Bu kararının kabul edilmesi, Beril’in
kendini değerli hissetmesini sağlar.Bu bölümde Beril’in yolculuğu tamamlanır ve
yaşadığı değişim somut bir şekilde ortaya çıkar.Beril, müzik grubuyla
ortaokullar arası bir şarkı yarışmasına katılır. Ana vokal olmasa da Irmak’ın
yanında arka vokal olarak yer alır. Yarışmada ödül kazanırlar ve bu durum
Beril’i çok mutlu eder. Çalıştıkça geliştiğini fark eder ve müzikle
ilgilenmekten keyif alır.Şenlik kapsamında Feyza Hanım ile birlikte bir
konferansa katılır. Konferansta aura ve yaşadığı deneyimler hakkında konuşur.
Dinleyicilerden çok sayıda soru gelir. “Neden herkes bu renkleri göremiyor?”
sorusuna kesin bir cevap veremese de kendi deneyimlerinden yola çıkarak
açıklamalar yapar.
Beril, bu süreçte öğrendiklerini paylaşır:
• Duyguların farkında olmanın önemi
• Varsayımlardan uzak durmak
• Her şeyi kişisel algılamamak
• Başkalarının sözlerinin onların iç
dünyasıyla ilgili olduğunu anlamak
• Sözlerin gücünü doğru kullanmak
Bu konuşma Beril’i çok mutlu eder. Yaşadıklarının
başkalarına da fayda sağlayabileceğini fark eder ve tüm bu deneyimlerini bir
kitap haline getirmeye karar verir.Eve dönerken akşamın karanlığıyla birlikte
içine hafif bir hüzün dolar. Ancak bu duygudan kaçmak yerine onu anlamaya
çalışır. Bu hüzün, ailesini ve hayatındaki güzellikleri ne kadar çok sevdiğini
fark etmesini sağlar.Beril, yaşadığı her şeyin ona bir şey öğrettiğini anlar ve
hikâye şu düşünceyle son bulur:
“Hayat güzeldi.”
HİKÂYE HARİTASI
Kitabın Adı: Aura-Bulaşıcı Duyguların Peşinde Yazarı: Birsen
Ekim ÖZEN
Ana Karakter: Beril
1. Mekân (Yer):
Olaylar Beril’in evi, okulu, hastane, kafe, müzik kulübü ve
şehir ortamında geçmektedir.
2. Zaman:
Günümüz zamanı, birkaç hafta süren bir süreç.
3. Karakterler:
- Beril: Hemofili hastası, duyguları renklerle görebilen ana
karakter
- Alin: Beril’in en yakın arkadaşı, destekleyici ve
anlayışlı
- Irmak: Müzik grubunda yer alan, sonradan Beril ile
yakınlaşan arkadaş
- Feyza Hanım: Rehber öğretmen, Beril’i anlayan ve yönlendiren
kişi
- Beril’in Annesi: Başta kaygılı ve koruyucu, sonradan
anlayışlı
- Beril’in Babası: Sakin ve dengeleyici
- Serpil Hoca: Zor bir süreç yaşayan öğretmen
- Eymen & Yankı: Sınıf arkadaşları
4. Olay (Konu):
Beril’in insanların duygularını renkler (aura) olarak
görmeye başlaması, bu durumu anlamaya çalışması ve yaşadığı zorluklar.
5. Problem (Çatışma):
- Beril’in farklılığı nedeniyle kendini yalnız ve
anlaşılmamış hissetmesi
- Çevresindeki insanların tepkileri
- Kendi duygularını kontrol etmekte zorlanması
- Serpil Hoca’nın yaşadığı tehlikeli durum
6. Gelişme:
- Beril auraları keşfeder ve araştırmaya başlar
- Duyguların bulaşıcı olduğunu fark eder
- Arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle ilişkileri değişir
- Zihnini ve duygularını kontrol etmeyi öğrenir
- Serpil Hoca’nın tehlikede olduğunu fark eder
7. Çözüm:
- Beril’in farkındalığı sayesinde Serpil Hoca
kurtarılır
- Beril kendini, duygularını ve düşüncelerini yönetmeyi
öğrenir
- Annesi ve çevresi onu kabul eder
8. Sonuç: Beril,
kendini tanıyan, duygularını yönetebilen ve başkalarına yardımcı olabilen bir
birey haline gelir. Yaşadıklarını paylaşmak ister ve hayatın değerini daha iyi
anlar.
9. Ana Fikir:
Duygularımızı tanımak ve doğru yönetmek, hem kendimizi hem
de çevremizi anlamamızı sağlar.
10. Yardımcı Fikirler:
- Varsayımlar bizi yanıltabilir
- Sözlerin gücü vardır
- Sevgi, sahip olmak değil mutluluğundan mutlu olmaktır
- Her birey farklıdır ve bu bir zenginliktir
ÇOKTAN SEÇMELİ
SORU ÖRNEKLERİ
1. Beril’in hastalığı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Astım
B) Hemofili
C) Diyabet
D) Grip
2. Hemofili hastalığının temel özelliği nedir?
A) Ateş yükselmesi
B) Kanamanın zor durması
C) Görme kaybı
D) Nefes darlığı
3. Beril’in bileklik takmasının nedeni nedir?
A) Süs amaçlı
B) Arkadaşlarına hediye
C) Hastalığını belirtmek
D) Spor için
4. Beril insanların duygularını nasıl görmektedir?
A) Ses olarak
B) Koku olarak
C) Renk olarak
D) Yazı olarak
5. Beril’in en yakın arkadaşı kimdir?
A) Irmak
B) Alin
C) Eymen
D) Yankı
6. Beril hangi kulübe katılmak istemektedir?
A) Spor kulübü
B) Satranç kulübü
C) Müzik kulübü
D) Drama kulübü
7. Aura neyi ifade eder?
A) İnsanların düşüncelerini
B) İnsanların duygularını yansıtan enerji
C) Hastalıkları
D) Sesleri
8. Beril’in annesinin aurası mutsuzken hangi renge
dönüşür?
A) Pembe
B) Kırmızı-kahverengi
C) Mavi
D) Sarı
9. Beril, kedisi Badem’in etrafında hangi renkleri
görür?
A) Siyah
B) Sarı ve pembe
C) Gri
D) Mavi
10. Duyguların bulaşıcı olduğunu Beril en çok neyle fark
eder?
A) Okulda
B) Evde
C) Kedisiyle vakit geçirirken
D) Hastanede
11. Gri renk genellikle hangi duyguyu temsil eder?
A) Mutluluk
B) Endişe
C) Sevgi
D) Heyecan
12. Bulanık sarı renk hangi duyguyla ilişkilidir?
A) Utanç
B) Cesaret
C) Neşe
D) Özgüven
13. Kırmızı renk genellikle neyi temsil eder?
A) Huzur
B) Öfke
C) Sevgi
D) Korku
14. Beril duygularını kontrol etmek için ne yapmayı
öğrenir?
A) Bağırmayı
B) Kaçmayı
C) Derin nefes almayı
D) Uykuya dalmayı
15. Feyza Hanım Beril’e nasıl yaklaşır?
A) Sert
B) İlgisiz
C) Anlayışlı
D) Kızgın
16. Beril’in en büyük zihinsel hatası nedir?
A) Çalışmamak
B) Varsayımlarda bulunmak
C) Spor yapmamak
D) Ders dinlememek
17. “Varsayım” ne demektir?
A) Kesin bilgi
B) Tahmin etmek
C) Deney yapmak
D) Ölçmek
18. Eymen’in Beril’e davranışı nasıldır?
A) Destekleyici
B) Alaycı
C) Yardımcı
D) Sessiz
19. Serpil Hoca’nın eşinin aurası hangi renktir?
A) Pembe
B) Mavi
C) Siyah
D) Sarı
20. Siyah aura neyi temsil eder?
A) Neşe
B) Ölüm,Tehlike ve olumsuzluk
C) Sevgi
D) Başarı
21. Beril ve arkadaşları neden Serpil Hoca’nın evine
gider?
A) Ziyaret için
B) Yardım etmek için
C) Oyun oynamak için
D) Ders çalışmak için
22. Evde yaşanan olay sonucu ne olur?
A) Herkes güler
B) Yangın çıkar
C) Parti olur
D) Kimse yoktur
23. Beril nerede uyanır?
A) Evde
B) Okulda
C) Hastanede
D) Sokakta
24. Serpil Hoca’nın kurtulmasına ne yardımcı olur?
A) Tesadüf
B) Beril’in farkındalığı
C) Şans
D) Komşular
25. Beril sevgi hakkında neyi öğrenir?
A) Sahip olmaktır
B) Kontrol etmektir
C) Karşıdakinin mutluluğunu istemektir
D) Kıskanmaktır
26. Müzik yarışmasında Beril hangi roldedir?
A) Ana vokal
B) Arka vokal
C) Sunucu
D) İzleyici
27. Feyza Hanım “sözlerin gücü”nü nasıl açıklar?
A) Önemsizdir
B) Hayatı etkiler
C) Sadece derste geçerlidir
D) Yazıyla ilgilidir
28. Beril hangi düşünceyi benimseyince daha iyi
hisseder?
A) Kimse beni sevmiyor
B) Ben sevilen biriyim
C) Herkes kötü
D) Her şey zor
29. Beril’in en büyük gelişimi nedir?
A) Daha hızlı koşmak
B) Duygularını yönetmek
C) Daha çok konuşmak
D) Ders çalışmak
30. Hikâyenin sonunda Beril ne yapmaya karar verir?
A) Okulu bırakmak
B) Kitap yazmak
C) Taşınmak
D) Spor yapmak
✅ CEVAP ANAHTARI
1-B
2-B
3-C
4-C
5-B
6-C
7-B
8-B
9-B
10-C
11-B
12-A
13-B
14-C
15-C
16-B
17-B
18-B
19-C
20-B
21-B
22-B
23-C
24-B
25-C
26-B
27-B
28-B
29-B
30-B
📘 AURA – Klasik Sorular
(Cevaplı)
1. Beril’in hastalığı nedir ve bu hastalık hayatını nasıl
etkiler?
Cevap: Beril hemofili hastasıdır. En küçük yaralanmada
bile kanaması zor durur, bu yüzden dikkatli yaşamak zorundadır.
---
2. Beril neden bileklik takmaktadır?
Cevap: Hastalığını belirtmek ve acil durumda nasıl
müdahale edileceğini göstermek için bileklik takar.
---
3. Beril’in insanların duygularını renklerle görmesi neyi
ifade eder?
Cevap: İnsanların duygularını yansıtan aura denilen
enerji alanını görebildiğini ifade eder.
---
4. Beril başlangıçta neden kendini dışlanmış
hisseder?
Cevap: Hastalığı nedeniyle insanların ona farklı
davrandığını düşündüğü için kendini dışlanmış hisseder.
---
5. Alin nasıl bir arkadaştır?
Cevap: Alin destekleyici, anlayışlı ve Beril’in her zaman
yanında olan bir arkadaştır.
---
6. Beril, duyguların bulaşıcı olduğunu nasıl fark
eder?
Cevap: İnsanların ve özellikle kedisi Badem’in yaydığı
duyguların çevresindekilere geçtiğini gözlemleyerek fark eder.
---
7. Kedisi Badem’in aurası nasıldır ve Beril’e nasıl
hissettirir?
Cevap: Sarı ve pembe renktedir, Beril’e mutluluk ve huzur
verir.
---
8. Beril, öfkesini kontrol etmek için ne yapmayı
öğrenir?
Cevap: Derin nefes alarak ve dikkatini bir noktaya
vererek kendini sakinleştirmeyi öğrenir.
---
9. Feyza Hanım Beril’e nasıl yardımcı olur?
Cevap: Onu anlar, destekler ve duygularını nasıl
yönetmesi gerektiğini öğretir.
---
10. “Varsayımda bulunmak” Beril’i nasıl etkiler?
Cevap: Gerçek olmayan düşüncelerle kendini üzmesine ve
yanlış anlamalar yaşamasına neden olur.
---
11. Beril varsayım yapmayı bıraktığında ne değişir?
Cevap: Daha sakin ve mutlu olur, olayları daha doğru
değerlendirmeye başlar.
---
12. Serpil Hoca’nın yaşadığı sorun nedir?
Cevap: Eşi tarafından şiddet görmektedir.
---
13. Beril ve arkadaşları Serpil Hoca’ya nasıl yardım
eder?
Cevap: Onun tehlikede olduğunu fark edip durumu ortaya
çıkarırlar ve kurtarılmasını sağlarlar.
---
14. Siyah aura Beril’e neyi ifade eder?
Cevap: Tehlike, kötü niyet ve olumsuz durumları ifade
eder.
---
15. Beril hastanede ne öğrenir?
Cevap: Gözlerinde bir sorun olmadığını ve aura görmenin
bir yetenek olabileceğini öğrenir.
---
16. Beril sevgi hakkında neyi fark eder?
Cevap: Sevginin sahip olmak değil, karşıdakinin mutlu
olmasını istemek olduğunu anlar.
---
17. Beril müzikle ilgili nasıl bir gelişim gösterir?
Cevap: Çalıştıkça gelişir ve yarışmada arka vokal olarak
yer alıp başarılı olur.
---
18. Feyza Hanım “sözlerin gücü” hakkında ne öğretir?
Cevap: Söylediğimiz sözlerin düşüncelerimizi ve
hayatımızı etkilediğini anlatır.
---
19. Beril zihniyle ilgili ne öğrenir?
Cevap: Zihnin düşünceleri büyüttüğünü ve kontrol
edilebileceğini öğrenir.
---
20. Hikâyenin sonunda Beril nasıl bir değişim
geçirir?
Cevap: Kendini tanıyan, duygularını kontrol edebilen ve
daha güçlü bir birey haline gelir.
AURA – Kazanım Eşleştirme Etkinliği (MEB Uyumlu)
Yönerge:
Aşağıda verilen kazanımlar ile metinden örnek durumları
eşleştiriniz.
Doğru eşleştirmeleri yazınız.
---
### KAZANIMLAR
A) Metnin ana fikrini belirler.
B) Metindeki karakterlerin özelliklerini belirler.
C) Metindeki olayları oluş sırasına göre sıralar.
D) Metindeki duygu ve düşünceleri yorumlar.
E) Metinde geçen önemli kavramları açıklar.
F) Metindeki neden-sonuç ilişkilerini belirler.
G) Metindeki problem ve çözümü belirler.
H) Metindeki mesajı günlük hayatla ilişkilendirir.
I) Metindeki anlatımın kişisel yorum içerip içermediğini
fark eder.
J) Metindeki karakterlerin değişimini fark eder.
---
### DURUMLAR
1. Beril’in başta kendini yalnız hissetmesi, sonunda kendine
güvenmesi
2. Beril’in insanların duygularını renklerle görmesi
3. Beril’in Serpil Hoca’nın tehlikede olduğunu fark etmesi
ve yardım edilmesi
4. Beril’in “Ben sevilen biriyim” düşüncesini
benimsemesi
5. Beril’in yaşadığı olayların sırayla anlatılması
6. Beril’in öfkesini kontrol etmeyi öğrenmesi
7. Aura kavramının açıklanması
8. Duyguların bulaşıcı olduğunun fark edilmesi
9. Başkalarının söylediklerinin her zaman doğru
olmayabileceğinin anlaşılması
10. Hikâyede verilen “duygularımızı tanımalıyız” mesajı
CEVAPLAR
1- J
2- B
3- G
4- D
5- C
6- F
7- E
8- I
9- H
10- A
Aura Kitabı Üzerine Düşüncelerim
Bu kitap, bence sadece çocukların değil, aynı zamanda
yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken bir eser.
İnsanların kendilerini tanımaları, hangi durumlarda nasıl
tepkiler verdiklerini fark etmeleri ve en önemlisi başkalarının da kendi iç
dünyalarında farklı duygular taşıdığını anlayabilmeleri çok değerli. Bu
farkındalığın çocuklukta kazanılması ise büyük bir kazanım. Açıkçası ben de
keşke böyle bir kitapla daha küçük yaşlarda karşılaşmış olsaydım diye düşündüm.
Kitabı okurken gerçekten keyif aldım. Anlatım dili sade ama
verdiği mesajlar oldukça derin. Özellikle rehber öğretmen Feyza Hanım’ın
yaklaşımı beni çok etkiledi. Son derece yapıcı, anlayışlı ve yol göstericiydi.
Günümüzde birçok insan, çevresindeki kişiler hakkında
varsayımlar yaparak kendi zihninde gerçek olmayan hikâyeler oluşturuyor ve bu
yanlış düşüncelerle hayatını şekillendiriyor. Bu kitap, tam da bu noktaya çok
güzel bir şekilde değiniyor.
Bu nedenle Aura’nın yalnızca çocuklar için değil,
yetişkinler için de önemli bir farkındalık kitabı olduğunu düşünüyorum. Her
çocuğun, seviyesine uygun bir şekilde bu kitapla tanışmasını gönülden isterim.
Yazarın diğer kitaplarını da beğenerek okuyordum. Bu
kitabını da gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder