Translate

26 Mart 2026 Perşembe

Zaman Yolcuları Çanakkale Savaşı'nda Kitap Özeti + Hikaye Haritası + Çoktan Seçmeli ve Klasik Soru Örnekleri


 

ZAMAN YOLCULARI ÇANAKKALE SAVAŞI’NDA

ÖZET: Kitap, Ahmet’in sıradan bir sabahı ile başlar. Okula gitmek istemeyen, telefonla vakit geçirmeyi seven bir öğrencidir. Okula gittiğinde her zamanki yerine oturmak isterken sırasında tanımadığı bir çocukla karşılaşır: Alp.Ahmet bu duruma sinirlenir ve Alp’in yerinden kalkmasını ister. Ancak Alp onu pek umursamaz; sessizce önündeki fen bilgisi sözlüğünü incelemeye devam eder. Öğretmen sınıfa girince Ahmet mecburen Alp’le aynı sırada oturmak zorunda kalır.Zamanla Ahmet’in dikkatini çeken şey, Alp’in bu sıkıcı sözlüğe olağanüstü bir ilgi göstermesidir. Bu durum Ahmet’i hem şaşırtır hem de meraklandırır. Öğretmen onların birlikte bir ödev yapmasını isteyince ikili zorunlu olarak iletişim kurmaya başlar.Ahmet, Alp hakkında daha fazla şey öğrenmek ister ve ona sürekli sorular sorar. Ancak Alp her seferinde “uzun hikâye, boş ver” diyerek geçiştirir ve kendisiyle ilgili neredeyse hiçbir şey anlatmaz. Bu gizemli tavır Ahmet’in merakını daha da artırır.Bir gün Ahmet, Alp’in sözlüğünün arkasında “Çatı Yetimler Yurdu” yazısını görür. Bu ipucunun peşine düşerek bisikletiyle oraya gider. Röportaj yapma bahanesiyle içeri girer ve Mehtap öğretmenle konuşur. Konuşma sırasında Alp’in kayıp olduğunu ve arandığını öğrenir.Bu durum Ahmet’i sarsar. Alp’in onu, yurda haber ulaştırmak için bilerek yönlendirmiş olabileceğini düşünür ve kendini kullanılmış hisseder. Ancak bu olay, Alp’e olan ilgisini daha da artırır.Ahmet araştırmalarını derinleştirir ve Alp’in ailesinin Koruköy’de meydana gelen bir patlamada hayatını kaybettiğini öğrenir. Bu bilgi, Alp’in gizemli ve içine kapanık davranışlarını anlamlandırmaya başlar.Fen bilgisi dersinde zaman makinesi konusu açıldığında Alp ilk kez aktif şekilde derse katılır. Zaman yolculuğu, solucan delikleri gibi ileri düzey konular hakkında konuşur. Ahmet, onun bu bilgisine şaşırır ama Alp yine detay vermekten kaçınır.Sonunda Ahmet, yetimler yurduna gittiğini Alp’e itiraf eder. Mehtap öğretmenin onu çok özlediğini ve geri dönmesini istediğini söyler. Ancak Alp, geri dönemeyeceğini ve tamamlaması gereken önemli bir işi olduğunu ifade eder.Ayrıca internetten yaptığı araçtırmalarla: Koruköy patlaması sonucu hayatını kaybeden bilim insanı çift, Demir ailesinin Alp’in anne,babası olduğunu öğrenir. Yani onalrın köylerindeki araştırma tesisinde lojmanda yaşadıklarını ancak ailesini o patlamada kaybedince çocuk esirgeme kurumuna yerleştiğini öğreniyor.

Ahmet bir gün annesinin isteğiyle eczaneye giderken tesadüfen Alp’i bir petrol istasyonunda benzin alırken görür. Bu durum dikkatini çeker ve Alp’i gizlice takip eder. Takip sonucunda Alp’in, patlamanın gerçekleştiği Koruköy’deki yıkık lojmanda yaşadığını keşfeder.Bu olaydan sonra Ahmet okula gider ancak Alp’i göremez. Merakı daha da artar. Ertesi gün Alp’i bulmak için onun yaşadığı yere gitmeye karar verir. Oraya vardığında köpeklerle karşılaşır ve korkar, fakat Alp ortaya çıkar ve Ahmet’i içeri davet eder. Birlikte vakit geçirir, yemek yerler ve yavaş yavaş birbirlerini daha yakından tanımaya başlarlar.Bu süreçte Alp, ailesinin aslında ölmediğini düşündüğünü söyler. Ahmet bu fikri ilk başta saçma bulur. Ancak Alp ondan yardım ister. Ona bir Osmanlıca sözlük verir ve bazı metinleri öğrenmesini, çeviriler yapmasını ister. Ahmet için bu oldukça zordur çünkü ders çalışmayı pek seven biri değildir. Yine de Alp’e yardım etmek için çabalamaya başlar.

 

Ahmet’in bu değişimi annesinin de dikkatini çeker. Sürekli dışarı çıkması üzerine Ahmet, Alp adında bir arkadaşıyla vakit geçirdiğini söyler.Bir gün birlikte bisikletle Yeşil Binicilik Okulu’na giderler. Ahmet buranın çok lüks olduğunu düşünür ve giremeyeceklerini sanır. Ancak Alp, buranın eskiden ailesiyle geldiği bir yer olduğunu söyler. Gerçekten de güvenlik görevlisi Şevket Bey Alp’i tanır ve içeri girerler. Orada at binerler, yemek yerler ve güzel vakit geçirirler.Bu yoğun günün ardından Ahmet eve döndüğünde çok yorulduğunu fark eder ve ertesi gün geç kalkar. Alp’in verdiği Osmanlıca sözlükle çalışmaya başlar. Bu süreç onun için zor olsa da kelimeleri öğrenmek için uğraşır.Ertesi gün tekrar Alp’in yanına gider. Artık köpekler ona alışmıştır. Birlikte çay içerler. Alp bu kez her şeyi anlatmaya karar verdiğini söyler. Orada elektriğin olmadığını ve jeneratör için benzin kullandığını açıklar.Ardından bir fotoğraf çıkarır ve fotoğraftaki herkesin öldüğünü söyler. Ancak Ahmet fotoğrafa bakınca içlerinden birini tanır: Rıza Dayı. Onun ölmediğini bildiğini söyler. Bunun üzerine birlikte Rıza Dayı’nın yanına giderler.Rıza Dayı’nın anlattıklarına göre patlama günü kendini iyi hissetmediği için çalışma alanından uzaklaşmış ve bu sayede kurtulmuştur. Ancak bu durum bilinmediği için resmi kayıtlarda ölü olarak geçmiştir.Alp, anne ve babasını sorar. Rıza Dayı onların ne üzerinde çalıştığını bildiğini söyler: zaman makinesi. Patlama günü de makineler çalışırken elektrik dalgalanmaları olduğunu anlatır. Rıza Dayı’ya göre Alp’in anne ve babası patlamada ölmemiştir; büyük ihtimalle zaman yolculuğu yapmışlardır.Bu bilgi Ahmet’i şaşkına çevirirken Alp için zaten bir ihtimal olarak vardır. Ancak nereye gittiklerini bilmiyordur. Rıza Dayı önemli bir ipucu verir: Patlamadan önce bazı tarihçilerin geldiğini ve “1915 uzmanları”ndan bahsettiklerini hatırlar.Alp bu bilgiyi çözer: 1915 – 18 Mart, yani Çanakkale Savaşı’nın en kritik tarihidir.Bunun üzerine Alp, zaman makinesini bu tarihe ayarlamaya karar verir. Patlamada ana makine zarar görmüştür ama yedek bir makine hâlâ çalışmaktadır. Daha önce nereye gideceğini bilmediği için ailesini bulamayan Alp, artık net bir hedefe sahiptir.Ahmet’le birlikte üsse giderler. Alp ona zaman makinesini gösterir ve nasıl çalıştığını anlatır. Planları nettir:Geçmişe gidip Alp’in anne ve babasını bulacak ve geri getireceklerdir.Ahmet geleceğe gidip gidemeyeceklerini sorar. Alp denediğini ama makinenin sadece geçmişe gittiğini, sayacın hep geriye doğru çalıştığını söyler.Sonunda yolculuk başlar. Ahmet annesinin merak edeceğinden endişe eder, ancak Alp zaman yolculuğunda dış dünyada çok az zaman geçeceğini söyleyerek onu rahatlatır.İkisi birlikte gözlerini kapatır ve zaman yolculuğu başlar.

KISIM-2/Çanakkale Savaşı

Alp ve Ahmet zaman makinesiyle yolculuğa başladıklarında saatlerine bakarlar ve 7 Mart 1915, Çanakkale (Kaleli Sultan) tarihine geldiklerini fark ederler. Önlerinde deniz vardır ve gerçekten geçmişe gittiklerini anlarlar.Bu sırada bir asker onları fark eder ve “Burada ne işiniz var?” diyerek uyarır. Alp ve Ahmet durumu açıklar; Alp, anne ve babasını aradığını söyler. Yanlarında getirdikleri siyah-beyaz fotoğrafı askere gösterirler. Alp özellikle dikkatli davranmıştır; geçmişe ait olmayan hiçbir teknolojik şeyi (örneğin telefon) getirmemiştir ve fotoğrafı da dikkat çekmemek için siyah-beyaz hâle getirmiştir.Asker onları komutanlara götürür. Önce Binbaşı Nazmi ile karşılaşırlar. Ancak o da fotoğraftaki kişileri tanımaz. Daha sonra onların bulunduğu geminin Nusret Mayın Gemisi olduğu anlaşılır. Gemide ayrıca Yüzbaşı Hakkı da vardır.Alp ve Ahmet bu tarihi ana tanıklık ederler:Nusret Mayın Gemisi, Çanakkale Boğazı’na 26 mayını yerleştirmektedir. Mayınlar kıyıya paralel şekilde iki sıra hâlinde döşenir. Çocuklar gemide bu süreci yakından izler ve işin ne kadar zor, riskli ve emek gerektiren bir görev olduğunu fark ederler.Mayınları döktükten sonra geminin geri dönüşü çok daha tehlikelidir. Kendi döşedikleri mayınların üzerinden geçmek zorunda kalırlar ve her an patlama riski vardır. Bu gerilim dolu anları da yaşarlar.Tam bu sırada saatlerinden bir ses gelir ve yeniden ışınlanırlar.

 Savaşın İçine Düşüş:Bu kez kendilerini top seslerinin yükseldiği bir ortamda bulurlar. Etrafta yoğun bir savaş vardır. Boğaza doğru ilerleyen yüzlerce düşman gemisini görürler. Nusret’ten ayrılalı yaklaşık 10 gün geçmiştir.Top sesleri, patlamalar, yaralı ve şehit askerler… Bu manzara Alp ve Ahmet’i derinden sarsar. Savaşın gerçek yüzüyle ilk kez bu kadar yakından karşılaşırlar.

Koca Seyit ile KarşılaşmaBu ortamda tarihin önemli isimlerinden biriyle tanışırlar: Koca Seyit (Seyit Onbaşı).Yanında Yüzbaşı Hilmi ve birkaç asker daha vardır. Cephanenin yetersiz olduğu bir anda Koca Seyit devreye girer. Normalde bir top mermisi yaklaşık 215 okka (yaklaşık 245 kg) ağırlığındadır ve tek bir kişinin kaldırması mümkün değildir.Ancak Koca Seyit, büyük bir güçle bu mermileri sırtlayarak merdivenlerden çıkarır ve üç kez üst üste topa yerleştirir. Son atışıyla düşman gemilerinden Ocean zırhlısını vurur ve gemi batırılır. Bu olay savaşın seyrini değiştiren kritik anlardan biridir. Aynı zamanda Nusret’in döşediği mayınlarla birlikte düşman büyük kayıplar verir.Bu başarı çevredeki tabyalarda büyük bir sevinç yaratır.

Duygusal ve İnsani Anlar:Alp ve Ahmet, anne-babalarının fotoğrafını askerlere gösterir ancak kimse onları tanımaz.Koca Seyit ile sohbet ederler. Seyit Onbaşı:

                      Köyde odun kömürü yaparak ve hayvanlarına bakarak yaşadığını

                      Savaşa gelmeden önce sade bir hayatı olduğunu

                      Hiç görmediği kızını çok özlediğini anlatır

Kendisine verilen madalya ve ödüllerle ilgilenmediğini, önemli olanın görevi başarmak olduğunu söyler.20 Mayıs ve Cevat PaşaÇocuklar burada bir süre daha kalır ve 20 Mayıs sabahına tanıklık ederler. Mecidiye Kışlası’nda bir hareketlilik vardır. Boğaz Komutanı Cevat Paşa, Koca Seyit’i tebrik etmek için gelir.Cevat Paşa, Seyit Onbaşı’ya:

                      Bu mermiyi nasıl kaldırdığını sorar

                      Tekrar kaldırmasını ister

Ancak Koca Seyit aynı mermiyi yeniden kaldıramaz ve o anın özel bir güçle gerçekleştiğini söyler.

 

Cevat Paşa ona ne istediğini sorar. Seyit Onbaşı:

                      “Ben sadece bir erim, bana iki tayın yeter” der

Bu istek kabul edilir. Ancak kısa süre sonra bundan da vazgeçer ve:

                      Arkadaşlarından fazla yemek istemediğini

                      Bu yüzden hakkından vazgeçtiğini söyler

Bu davranışı onun ne kadar mütevazı ve fedakâr biri olduğunu gösterir.

Yeni Bir Yolculuk Başlıyor

Tam bu olayların ardından Alp ve Ahmet’in saatleri tekrar sinyal verir.Zamanları dolmuştur.İki arkadaş bir kez daha ışınlanır ve yeni bir zamana doğru yolculuk başlar…

Alp ve Ahmet yeniden ışınlandıktan sonra saatlerine bakarlar ve bu kez 25 Nisan 1915 tarihine geldiklerini görürler. Ancak nerede olduklarını ilk başta anlayamazlar. Düşman hattında mı yoksa Türk askerlerinin yanında mı olduklarından emin değildirler.

Kısa süre sonra Türkçe konuşan bir asker duyunca rahatlarlar. Bir asker onlara ne yaptıklarını sorar. Onlar da anne ve babalarını aradıklarını söyleyerek durumu açıklar. Ardından rütbeli bir komutan gelir, çocukları dinler ama fotoğraftaki kişileri tanımaz.

Komutan, birazdan düşmanın çıkarma yapacağını ve onların bu bölgeden uzak durmaları gerektiğini söyler. Bu sırada askerlere hitap ederek:

                      Ertuğrul Koyu’nu korumak için gönüllü olan var mı? diye sorar.

Tüm askerler tereddütsüz gönüllü olur. Bu gönüllüler arasında Ezine’li Yahya Çavuş da vardır. Ona emin olup olmadığı sorulur, ancak o kararlıdır.Yahya Çavuş silahları dağıtır ve askerler harekete geçer. Bu sırada Alp ve Ahmet de fotoğrafı herkese gösterir ama kimse Alp’in ailesini tanımaz.Savaş Öncesi Zorluklar:Savaş başlamadan önce kısa bir yemek molası verilir. Ahmet aç olduğunu fark eder ancak gelen yemek onu şaşırtır:

                      Sadece kurutulmuş ekmek (peksimet) vardır.

Ahmet bu duruma şaşırınca Alp ona tepki gösterir:

                      “Burası bir kahvaltı yeri değil.” diyerek savaş şartlarının zorluğunu hatırlatır.

Aynı zamanda üşüdüklerini de hissederler. Savaşın fiziksel zorlukları onları iyice etkiler.

⚔️ Ertuğrul Koyu Savaşı

Düşman gemileri yaklaşır ve büyük bir çatışma başlar.Ezine’li Yahya Çavuş en önde savaşır ve diğer askerler onun arkasında toplanır.

Alp ve Ahmet de yardım etmek ister:

                      Siper kazmaya çalışırlar

                      Çoğunlukla saklanarak hayatta kalmaya çalışırlar

Çatışma çok ağırdır ve birçok asker şehit olur.

Yahya Çavuş, Alp ve Ahmet’e:

                      “Buradan gidin ve bizim nasıl savaştığımızı herkese anlatın.3000 kişiye karşı 67 kişi nasıl direndiğimizi duyurun.” der.Bu sözler çocukları derinden etkiler.

Tam bu sırada saatleri çalar ve yeniden ışınlanırlar.Işınlanmadan hemen önce bir Mehmetçiğin: •“Ezine’li Yahya Çavuş’un 3000 kişiye karşı nasıl savaştığını duydun mu?” dediğini duyarlar.Bu kahramanlığın daha o anda yayılmaya başladığını fark ederler.

🏡 Bigalı Köyü (25 Nisan 1915 – Farklı Mekân)

Yeni ışınlandıkları yerde yine tarih 25 Nisan 1915’tir, ancak bu kez farklı bir mekândadırlar:

Bigalı Köyü:Bir teyze onlara buranın Bigalı olduğunu söyler. Başında beyaz örtü, sırtında büyük bir çuval vardır. Oğullarına ekmek götürdüğünü söyler. Ancak sonradan bu “oğulların” aslında cephedeki askerler olduğu anlaşılır.Alp ve Ahmet teyzenin taşıdığı ekmekleri götürmesine yardım eder. Teyze her sabah bu ekmekleri yapıp askerlere ulaştırmaktadır.

Askerlerin yanına gittiklerinde:

                      Tarhana çorbası içerler

                      Orada Sabri ve Tahsin ile tanışırlar

Sabri ve Tahsin aslında lise öğrencileridir. Sabri sınıf başkanıdır ve gönüllü olunca tüm arkadaşları da onun peşinden cepheye gelmiştir.

Onlara da fotoğrafı gösterirler ama yine sonuç alamazlar.

 Mustafa Kemal ile Karşılaşma:Saat 07.45’te tabur hareket eder.

Bu sırada Alp ve Ahmet, Mustafa Kemal’i ilk kez görürler. Atının üzerinde ilerlemektedir.

Birlikte yürürler. Ahmet yürürken zorlanır ve “Keşke spor ayakkabı giyseydim” diye düşünür.

Ancak Sabri’nin tahta tabanlı ayakkabısının kırılıp ayağını yaraladığını görünce söylediğinden utanır.

 Yeni Çatışma ve Zaman Atlaması:Düşman birlikleri çok kalabalık şekilde yaklaşır. Savaş yeniden başlamak üzeredir.Tam bu sırada saatleri devreye girer ve onları başka bir zamana gönderir.

 20 Mayıs 1915 – Ateşkes Günü

 

Gözlerini açtıklarında 20 Mayıs 1915 tarihine geldiklerini görürler.

Etrafta düşman askerleri de vardır ama kimse saldırmamaktadır.Çünkü o gün:

Her iki tarafın ölülerini toplaması için ateşkes ilan edilmiştir.Burada:

                      Hüseyin ile tanışırlar (katırlarla askerlere su taşıyan biri)

                      Tekrar Sabri ile karşılaşırlar

Sabri, Alp’e önemli bir bilgi verir:

          Babasını gördüğünü ama düşman tarafından esir alındığını söyler.

Kurtarma Planı ve TehlikeAlp, Ahmet ve Sabri bir plan yapmaya başlar: Alp’in babasını kurtarmak:Ancak plan sırasında istemeden büyük bir hata yaparlar:Yanlışlıkla düşman siperine girerler

Alp, Ahmet, Sabri ve Hüseyin, Alp’in babasını kurtarmak için bir plan yaparlar. Su taşımak için katırlarla nehre inerler. Ancak Hüseyin yolu karıştırır ve yanlışlıkla düşman bölgesine girerler.

 

Bu tehlikeli durumda Hüseyin zekice davranır:

                      Düşman askerlerine, “Sizin bölgede su kalmadığı için komutanımız size su gönderdi” der.

                      Düşman askerleri buna inanır ve onları serbest bırakır.

 

Bu olay Alp’e bir fikir verir:Kurtarma Planı

Alp aynı yöntemi kullanarak bir plan kurar:

                      Düşman askerlerine yine su götürdüklerini söyleyeceklerdir

                      Testilerden biri bilerek boş bırakılacaktır

                      Alp o testinin içine saklanacaktır

Hüseyin planı desteklemek için bir testinin altını deler ve “Su akmış” bahanesi oluşturur.

Alp, düşman askerlerinden birinin üniformasını giyer ve yanına bir yedek üniforma alır. Esirlerin bulunduğu yere sızar ve asker gibi davranır.Babası esirler arasındadır. Alp onun ismini söyler.İçlerinden biri “Benim” diyerek ortaya çıkar: Alp’in babasıdır.Tam bu sırada bir asker Alp’e anahtar uzatır. Alp kısa süreli korku yaşasa da şüphe çekmez.Kelepçeleri açar, babasını kurtarır ve ona getirdiği üniformayı giydirir.

 

Alp, tek gelmediğini, arkadaşlarıyla birlikte geldiğini anlatır. Hatta Sabri’nin aslında farklı bir zamandan geldiğini ama şu an aynı yaşta olduklarını söyler.

Baba-oğul kavuşur ve büyük bir mutluluk yaşanır.

Anneye Kavuşma – Akbaş Hastanesi:Alp babasına annesini sorar.Babası, annesinin Akbaş’ta hemşire olarak çalıştığını söyler.Birlikte oraya giderler. Yolda yaşlı bir teyze onlara yemek verir. Bu teyze:

                      Eşini ve oğullarını savaşta kaybetmiştir

                      Yine de askerlere yardım etmeye devam etmektedir

Bu durum çocukları derinden etkiler.Akbaş Hastanesi’ne geldiklerinde Alp’in annesi Özgür Hanım ile karşılaşırlar.Özgür Hanım yaralılarla ilgilenmektedir. Alp’i görünce tanır ve büyük bir duygusal kavuşma yaşanır.Ancak annesi hemen görevine geri dönmek zorundadır çünkü:

                      Çok sayıda yaralı vardır

                      Yardıma ihtiyaç büyüktür

 Savaşın Acı Yüzü:Hastanede çok etkileyici bir olaya tanık olurlar:

Bir baba, aynı zamanda doktordur.Ancak savaşta yaralanan oğluna müdahale edemez çünkü:

                      Öncelik, kurtarılma ihtimali olan hastalardadır

                      Oğlu ağır durumdadır.Bu yüzden baba, oğlunu son kez görür.

Bu sahne savaşın ne kadar acımasız olduğunu açıkça gösterir.

 Geri Dönüş

Alp’in annesi biraz daha yardım ettikten sonra birlikte geri dönmeye karar verirler.

Saatlerini kullanarak tekrar zaman yolculuğu yaparlar ve günümüze dönerler.

Döndüklerinde büyük bir şaşkınlık yaşarlar:Gerçekte sadece 53 dakika geçmiştir.

 Sabri Dede ile Buluşma

Ahmet ve Alp, Sabri’nin gelecekteki hâlini merak eder ve onu araştırırlar.Haberlerden Sabri’nin yaşadığını öğrenirler ve ziyaretine giderler.Sabri artık yaşlı bir dededir.Onu görürler ama Sabri çok yorgundur ve uyumaktadır.Onları tanımaz.Bu durum onları üzer.

Sürpriz ve Son

Tam ayrılırken Sabri’nin torunu yanlarına koşarak gelir ve bir zarf verir.Dedesi, onların arkadaş olması gerektiğini söylemiştir.Zarfın içinden:Alp’in babasının fotoğrafı çıkar.Bu da Sabri’nin aslında onları tanıdığını ve her şeyi hatırladığını gösterir.

Torunu şaşkınlıkla sorar:

“Siz dedemi nereden tanıyorsunuz?”Alp ve Ahmet cevap verir:

 “Uzun hikâye… ama anlatacak çok zamanımız var.”Üçü birlikte bir ağacın gölgesine oturur ve sohbet etmeye başlar.

HİKÂYE HARİTASI

 

Zaman Yolcuları: Çanakkale Savaşı’nda- Mustafa ORAKÇI-172 SAYFA

Kahramanlar

                      Ahmet → Meraklı, başta sorumsuz ama zamanla olgunlaşan bir çocuk

                      Alp → Gizemli, kararlı, ailesini bulmak için mücadele eden çocuk

                      Alp’in annesi ve babası → Bilim insanları (zaman makinesi üzerinde çalışıyorlar)

                      Rıza Dayı → Patlamadan kurtulan kişi, önemli ipucu verir

                      Hüseyin → Katırlarla su taşıyan yardımcı karakter

                      Sabri → Gönüllü öğrenci asker (sonunda Sabri Dede olur)

                      Ezine’li Yahya Çavuş → Kahraman asker

                      Koca Seyit (Seyit Onbaşı) → Destansı güç ve fedakârlığın simgesi

                      Cevat Paşa, Mustafa Kemal → Tarihî kişiler

 Olay (Olay Örgüsünün Özeti)

Ahmet, gizemli yeni öğrenci Alp ile tanışır. Alp’in ailesinin kaybolduğunu öğrenir ve onunla birlikte araştırmaya başlar. Alp’in ailesinin zaman makinesiyle geçmişe gittiğini keşfederler. İki arkadaş zaman makinesiyle Çanakkale Savaşı’na gider, savaşın zorluklarına tanıklık eder ve Alp’in anne-babasını bulur. Onları kurtarıp günümüze dönerler ve yaşadıkları deneyim hayatlarına büyük bir anlam katar.

 

Yer       Günümüz:

                      Okul

                      Çatı Yetimler Yurdu

                      Koruköy (patlama alanı, yıkık lojman)

               Geçmiş (1915):

                      Çanakkale Boğazı

                      Nusret Mayın Gemisi

                      Ertuğrul Koyu

                      Bigalı Köyü

                      Cephe ve siperler

                      Akbaş Hastanesi

 Zaman

                      Günümüz (hikâyenin başlangıcı ve sonu)

                      Geçmiş:

                      7 Mart 1915 (Nusret mayın dökümü)

                      25 Nisan 1915 (Çanakkale kara savaşları başlangıcı)

                      20 Mayıs 1915 (ateşkes günü)

ÖZET

Ahmet, gizemli arkadaşı Alp’in ailesinin kayboluşunun ardındaki gerçeği öğrenir ve onunla birlikte zaman makinesiyle Çanakkale Savaşı’na gider. Tarihin en zorlu anlarına tanıklık ederler, kahraman askerlerle karşılaşırlar ve Alp’in anne-babasını bulup kurtarırlar. Bu yolculuk, Ahmet’in hayata ve geçmişe bakışını tamamen değiştirir.

 Ana Tema

                      Vatan sevgisi ve fedakârlık

                      Tarihi anlamak ve geçmişe saygı duymak

                      Dostluk ve dayanışma

Ana Duygu

                      Hayranlık ve gurur (askerlerin kahramanlığı karşısında)

                      Aynı zamanda üzüntü ve empati (savaşın acı yüzü)

 

 

 

 

 

SORULAR

1. Kitabın adı nedir?

Cevap: Zaman Yolcuları: Çanakkale Savaşı’nda

 

2. Kitabın yazarı kimdir?

Cevap: Mustafa Orakçı

 

3. Kitap kaç sayfadır?

Cevap: 172 sayfa

 

4. Hikâyenin başında Ahmet nasıl bir öğrencidir?

Cevap: Okula gitmek istemeyen, telefonla vakit geçiren bir öğrencidir.

 

5. Ahmet sınıfta genellikle nerede oturur?

Cevap: Orta sıraların arkasında oturur.

 

6. Ahmet’in yerine kim oturmuştur?

Cevap: Alp

 

7. Ahmet Alp’e neden sinirlenir?

Cevap: Kendi yerine oturduğu için sinirlenir.

 

8. Alp derste hangi kitaba bakmaktadır?

Cevap: Fen bilgisi sözlüğüne bakmaktadır.

9. Ahmet’in dikkatini Alp’te çeken şey nedir?

Cevap: Sözlüğe çok ciddi ve dikkatli şekilde bakmasıdır.

 

10. Öğretmen Ahmet ve Alp’e ne verir?

Cevap: Grup Fen Bilgisi dönem ödevi

 

11. Ahmet Alp hakkında neden meraklanır?

Cevap: Gizemli davranması ve sorulara cevap vermemesi nedeniyle.

 

12. Ahmet Alp’in sözlüğünde ne bulur?

Cevap: “Çatı Yetimler Yurdu” yazısını bulur.

 

13. Ahmet Çatı Yetimler Yurdu’na neden gider?

Cevap: Alp hakkında bilgi edinmek için gider.

 

14. Ahmet yurtta Alp hakkında ne öğrenir?

Cevap: Ailesini patlamada kaybettiği için Çocuk Esirgeme Kurumunda kaldığını şimdiyse yurttan çoğu zaman olduğu gibi kaçtığını öğrenir.

15. Ahmet neden kendini kullanılmış hisseder?

Cevap: Alp’in onu bilerek yurda yönlendirdiğini düşündüğü için.Mehtap öğretmene haber verdirmek amacıyla.

 

16. Ahmet Alp’in ailesi hakkında ne öğrenir?

Cevap: Bir patlamada öldüklerinin söylendiğini öğrenir.

 

17. Alp aslında ailesi hakkında ne düşünmektedir?

Cevap: Ailesinin ölmediğini düşünmektedir.

18. Fen bilgisi dersinde Alp hangi konuyla ilgilenir?

Cevap: Zaman makinesi ve zaman yolculuğu konusuyla ilgilenir.

 

19. Ahmet Alp’i ilk nerede takip eder?

Cevap: Petrol istasyonunda görüp takip eder.

 

20. Alp nerede yaşamaktadır?

Cevap: Patlama olan yerdeki yıkık lojmanda yaşamaktadır.

 

21. Rıza Dayı kimdir?

Cevap: Patlamadan kurtulan ve Alp’e bilgi veren kişidir.

 

22. Rıza Dayı Alp’in ailesi hakkında ne söyler?

Cevap: Patlamada ölmediklerini, zaman yolculuğu yapmış olabileceklerini söyler.

 

23. Alp’in ailesi ne üzerinde çalışmaktadır?

Cevap: Zaman makinesi üzerinde çalışmaktadır.

24. Alp zaman makinesini hangi tarihe ayarlar?

Cevap: 18 Mart 1915 tarihine ayarlar.

 

25. Alp ve Ahmet ilk olarak nerede ortaya çıkar?

Cevap: Çanakkale’de, Nusret Mayın Gemisi yakınında.

 

26. Nusret Mayın Gemisi’nde ne yapılmaktadır?

Cevap: Boğaza mayın döşenmektedir.

 

27. Koca Seyit neyi başarmıştır?

Cevap: Ağır top mermisini kaldırarak düşman gemisini vurmuştur.

 

28. Ezine’li Yahya Çavuş ne yapmıştır?

Cevap: Az sayıda askerle düşmana karşı büyük bir direniş göstermiştir.

 

29. Alp ve arkadaşları Alp’in babasını nasıl kurtarır?

Cevap: Su taşıma bahanesiyle düşman bölgesine girip plan yaparak kurtarırlar.

 

30. Hikâyenin sonunda Sabri dede çocuklara ne gönderir?

Cevap: Alp’in babasının fotoğrafını gönderir.

ZORLAYICI SORULAR

1. Alp ve Ahmet zaman yolculuğunda ilk olarak hangi tarihe gider?

Cevap: 7 Mart 1915

 

2. Alp ve Ahmet’in ilk ulaştıkları yerin adı nedir?

Cevap: Kaleli Sultan (Çanakkale)

 

3. İlk karşılaştıkları geminin adı nedir?

Cevap: Nusret Mayın Gemisi

 

4. Nusret Mayın Gemisi’nde görevli komutanın adı nedir?

Cevap: Binbaşı Nazmi

 

5. Nusret Mayın Gemisi’nde bulunan diğer askeri rütbelinin adı nedir?

Cevap: Yüzbaşı Hakkı

 

 

6. Nusret Mayın Gemisi kaç mayın döşemiştir?

Cevap: 26 mayın

 

7. Mayınlar boğaza nasıl yerleştirilmiştir?

Cevap: Kıyıya paralel iki sıra hâlinde

 

8. Alp ve Ahmet ikinci olarak hangi tarihe ışınlanır?

Cevap: 25 Nisan 1915

 

9. Bu tarihte korunan koyun adı nedir?

Cevap: Ertuğrul Koyu

 

10. Ertuğrul Koyu’nda kahramanlık gösteren askerin adı nedir?

Cevap: Ezine’li Yahya Çavuş

 

11. Yahya Çavuş’un kaç kişilik bir birlikle savaştığı söylenir?

Cevap: 67 kişi

 

12. Yahya Çavuş’un karşı savaştığı düşman sayısı yaklaşık kaçtır?

Cevap: 3000 kişi

 

13. Alp ve Ahmet’in aynı gün ama farklı yerde bulundukları köyün adı nedir?

Cevap: Bigalı Köyü

 

14. Bigalı Köyü’nde karşılaştıkları iki öğrencinin adı nedir?

Cevap: Sabri ve Tahsin

 

15. Sabri’nin sınıftaki görevi nedir?

Cevap: Sınıf başkanıdır

 

16. Alp ve Ahmet Bigalı Köyü’nde hangi önemli tarihi şahsiyeti görür?

Cevap: Mustafa Kemal

 

17. Alp ve Ahmet üçüncü olarak hangi tarihe ışınlanır?

Cevap: 20 Mayıs 1915

 

18. 20 Mayıs 1915’te neden ateşkes ilan edilmiştir?

Cevap: Tarafların ölülerini almak için

 

19. Alp’in babasının bulunduğu yer neresidir?

Cevap: Düşman tarafından esir alınan bölge (esir kampı)

 

20. Alp’in annesi savaş sırasında nerede görev yapmaktadır?

Cevap: Akbaş Hastanesi’nde hemşire olarak

ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR

1. Ahmet’in sınıfta sinirlenmesine sebep olan durum nedir?

A) Öğretmenin ödev vermesi

B) Alp’in onun yerine oturması

C) Sınav yapılması

D) Arkadaşlarının konuşması

Cevap: B

 

 

2. Alp derste hangi kitaba bakmaktadır?

A) Roman

B) Tarih kitabı

C) Fen bilgisi sözlüğü

D) Matematik kitabı

Cevap: C

 

3. Ahmet, Alp’in sözlüğünde hangi bilgiyi bulur?

A) Okul adresini

B) Telefon numarasını

C) Çatı Yetimler Yurdu yazısını

D) Ailesinin fotoğrafını

Cevap: C

 

4. Ahmet, Çatı Yetimler Yurdu’nda Alp hakkında ne öğrenir?

A) Çok başarılı olduğunu ve sık sık yurttan kaçtığını

B) Oraya yardım eden bir zengin olduğunu

C) Aylak bir öğrenci olduğunu

D) Okulu bırakıp çalıştığını

Cevap: A

 

5. Alp’in ailesinin öldüğü düşünülen yer neresidir?

A) İstanbul

B) Bigalı Köyü

C) Koruköy

D) Akbaş

Cevap: C

 

 

6. Rıza Dayı ne hakkında önemli bir bilgi verir?

A) Savaş planları hakkında

B) Zaman makinesi hakkında

C) Okul hakkında

D) Sabri hakkında

Cevap: B

 

7. Alp zaman makinesini hangi tarihe ayarlamıştır?

A) 25 Nisan 1915

B) 7 Mart 1915

C) 20 Mayıs 1915

D) 18 Mart 1915

Cevap: D

 

8. Alp ve Ahmet ilk olarak hangi gemide bulunurlar?

A) Yavuz

B) Hamidiye

C) Nusret

D) Barbaros

Cevap: C

 

9. Nusret Mayın Gemisi’nde ne yapılmaktadır?

A) Asker taşınmaktadır

B) Yaralılar tedavi edilmektedir

C) Mayın döşenmektedir

D) Eğitim verilmektedir

Cevap: C

 

10. Nusret Mayın Gemisi kaç mayın döşemiştir?

A) 18

B) 20

C) 26

D) 30

Cevap: C

 

11. Alp ve Ahmet ikinci olarak hangi tarihe gider?

A) 7 Mart 1915

B) 25 Nisan 1915

C) 20 Mayıs 1915

D) 18 Mart 1915

Cevap: B

 

12. Ertuğrul Koyu’nda kahramanlık gösteren kişi kimdir?

A) Koca Seyit

B) Cevat Paşa

C) Yahya Çavuş

D) Mustafa Kemal

Cevap: C

 

13. Yahya Çavuş’un karşı savaştığı düşman sayısı yaklaşık kaçtır?

A) 500

B) 1000

C) 2000

D) 3000

Cevap: D

14. Bigalı Köyü’nde karşılaştıkları öğrenciler kimlerdir?

A) Hüseyin ve Rıza

B) Sabri ve Tahsin

C) Mehmet ve Ali

D) Hasan ve Hüseyin

Cevap: B

 

 

15. Sabri’nin sınıftaki görevi nedir?

A) Öğrenci

B) Başkan

C) Sınıf başkanı

D) Yardımcı

Cevap: C

 

16. Alp ve Ahmet Bigalı Köyü’nde kimi görür?

A) Yahya Çavuş

B) Mustafa Kemal

C) Rıza Dayı

D) Hüseyin

Cevap: B

 

17. 20 Mayıs 1915’te neden ateşkes ilan edilmiştir?

A) Savaş bittiği için

B) Dinlenmek için

C) Ölüleri almak ve gömmek  için

D) Barış yapıldığı için

Cevap: C

18. Hüseyin’in görevi nedir?

A) Komutanlık yapmak

B) Silah taşımak

C) Katırlarla askerlere su taşımak

D) Yemek yapmak

Cevap: C

 

19. Alp’in annesi nerede görev yapmaktadır?

A) Cephede asker olarak

B) Okulda öğretmen olarak

C) Hastanede hemşire olarak

D) Yurtta görevli olarak

Cevap: C

 

20. Hikâyenin sonunda Sabri dede çocuklara ne gönderir?

A) Bir mektup

B) Bir kitap

C) Bir fotoğraf

D) Bir harita

Cevap: C

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME ÖZET-HİKAYE HARİTASI-SORU ÖRNEKLERİ

 ALİCE'İN DÜNYA TURU_LESLEY M.M BLUME     KİTAP ÖZETİ Hikâye 1927 yılında New York’ta geçer. Alice Atherton, dadısı Bayan Pennyvator ile...