ZAMAN YOLCULARI
ÇANAKKALE SAVAŞI’NDA
ÖZET: Kitap, Ahmet’in sıradan bir sabahı ile başlar.
Okula gitmek istemeyen, telefonla vakit geçirmeyi seven bir öğrencidir. Okula
gittiğinde her zamanki yerine oturmak isterken sırasında tanımadığı bir çocukla
karşılaşır: Alp.Ahmet bu duruma sinirlenir ve Alp’in yerinden kalkmasını ister.
Ancak Alp onu pek umursamaz; sessizce önündeki fen bilgisi sözlüğünü incelemeye
devam eder. Öğretmen sınıfa girince Ahmet mecburen Alp’le aynı sırada oturmak
zorunda kalır.Zamanla Ahmet’in dikkatini çeken şey, Alp’in bu sıkıcı sözlüğe
olağanüstü bir ilgi göstermesidir. Bu durum Ahmet’i hem şaşırtır hem de
meraklandırır. Öğretmen onların birlikte bir ödev yapmasını isteyince ikili
zorunlu olarak iletişim kurmaya başlar.Ahmet, Alp hakkında daha fazla şey
öğrenmek ister ve ona sürekli sorular sorar. Ancak Alp her seferinde “uzun
hikâye, boş ver” diyerek geçiştirir ve kendisiyle ilgili neredeyse hiçbir şey
anlatmaz. Bu gizemli tavır Ahmet’in merakını daha da artırır.Bir gün Ahmet,
Alp’in sözlüğünün arkasında “Çatı Yetimler Yurdu” yazısını görür. Bu ipucunun
peşine düşerek bisikletiyle oraya gider. Röportaj yapma bahanesiyle içeri girer
ve Mehtap öğretmenle konuşur. Konuşma sırasında Alp’in kayıp olduğunu ve
arandığını öğrenir.Bu durum Ahmet’i sarsar. Alp’in onu, yurda haber ulaştırmak
için bilerek yönlendirmiş olabileceğini düşünür ve kendini kullanılmış
hisseder. Ancak bu olay, Alp’e olan ilgisini daha da artırır.Ahmet
araştırmalarını derinleştirir ve Alp’in ailesinin Koruköy’de meydana gelen bir
patlamada hayatını kaybettiğini öğrenir. Bu bilgi, Alp’in gizemli ve içine
kapanık davranışlarını anlamlandırmaya başlar.Fen bilgisi dersinde zaman
makinesi konusu açıldığında Alp ilk kez aktif şekilde derse katılır. Zaman
yolculuğu, solucan delikleri gibi ileri düzey konular hakkında konuşur. Ahmet,
onun bu bilgisine şaşırır ama Alp yine detay vermekten kaçınır.Sonunda Ahmet,
yetimler yurduna gittiğini Alp’e itiraf eder. Mehtap öğretmenin onu çok
özlediğini ve geri dönmesini istediğini söyler. Ancak Alp, geri dönemeyeceğini
ve tamamlaması gereken önemli bir işi olduğunu ifade eder.Ayrıca internetten
yaptığı araçtırmalarla: Koruköy patlaması sonucu hayatını kaybeden bilim insanı
çift, Demir ailesinin Alp’in anne,babası olduğunu öğrenir. Yani onalrın
köylerindeki araştırma tesisinde lojmanda yaşadıklarını ancak ailesini o
patlamada kaybedince çocuk esirgeme kurumuna yerleştiğini öğreniyor.
Ahmet bir gün annesinin isteğiyle eczaneye giderken
tesadüfen Alp’i bir petrol istasyonunda benzin alırken görür. Bu durum
dikkatini çeker ve Alp’i gizlice takip eder. Takip sonucunda Alp’in, patlamanın
gerçekleştiği Koruköy’deki yıkık lojmanda yaşadığını keşfeder.Bu olaydan sonra
Ahmet okula gider ancak Alp’i göremez. Merakı daha da artar. Ertesi gün Alp’i
bulmak için onun yaşadığı yere gitmeye karar verir. Oraya vardığında köpeklerle
karşılaşır ve korkar, fakat Alp ortaya çıkar ve Ahmet’i içeri davet eder.
Birlikte vakit geçirir, yemek yerler ve yavaş yavaş birbirlerini daha yakından
tanımaya başlarlar.Bu süreçte Alp, ailesinin aslında ölmediğini düşündüğünü söyler.
Ahmet bu fikri ilk başta saçma bulur. Ancak Alp ondan yardım ister. Ona bir
Osmanlıca sözlük verir ve bazı metinleri öğrenmesini, çeviriler yapmasını
ister. Ahmet için bu oldukça zordur çünkü ders çalışmayı pek seven biri
değildir. Yine de Alp’e yardım etmek için çabalamaya başlar.
Ahmet’in bu değişimi annesinin de dikkatini çeker. Sürekli
dışarı çıkması üzerine Ahmet, Alp adında bir arkadaşıyla vakit geçirdiğini
söyler.Bir gün birlikte bisikletle Yeşil Binicilik Okulu’na giderler. Ahmet
buranın çok lüks olduğunu düşünür ve giremeyeceklerini sanır. Ancak Alp,
buranın eskiden ailesiyle geldiği bir yer olduğunu söyler. Gerçekten de
güvenlik görevlisi Şevket Bey Alp’i tanır ve içeri girerler. Orada at binerler,
yemek yerler ve güzel vakit geçirirler.Bu yoğun günün ardından Ahmet eve
döndüğünde çok yorulduğunu fark eder ve ertesi gün geç kalkar. Alp’in verdiği
Osmanlıca sözlükle çalışmaya başlar. Bu süreç onun için zor olsa da kelimeleri
öğrenmek için uğraşır.Ertesi gün tekrar Alp’in yanına gider. Artık köpekler ona
alışmıştır. Birlikte çay içerler. Alp bu kez her şeyi anlatmaya karar verdiğini
söyler. Orada elektriğin olmadığını ve jeneratör için benzin kullandığını
açıklar.Ardından bir fotoğraf çıkarır ve fotoğraftaki herkesin öldüğünü söyler.
Ancak Ahmet fotoğrafa bakınca içlerinden birini tanır: Rıza Dayı. Onun
ölmediğini bildiğini söyler. Bunun üzerine birlikte Rıza Dayı’nın yanına
giderler.Rıza Dayı’nın anlattıklarına göre patlama günü kendini iyi
hissetmediği için çalışma alanından uzaklaşmış ve bu sayede kurtulmuştur. Ancak
bu durum bilinmediği için resmi kayıtlarda ölü olarak geçmiştir.Alp, anne ve
babasını sorar. Rıza Dayı onların ne üzerinde çalıştığını bildiğini söyler:
zaman makinesi. Patlama günü de makineler çalışırken elektrik dalgalanmaları olduğunu
anlatır. Rıza Dayı’ya göre Alp’in anne ve babası patlamada ölmemiştir; büyük
ihtimalle zaman yolculuğu yapmışlardır.Bu bilgi Ahmet’i şaşkına çevirirken Alp
için zaten bir ihtimal olarak vardır. Ancak nereye gittiklerini bilmiyordur.
Rıza Dayı önemli bir ipucu verir: Patlamadan önce bazı tarihçilerin geldiğini
ve “1915 uzmanları”ndan bahsettiklerini hatırlar.Alp bu bilgiyi çözer: 1915 –
18 Mart, yani Çanakkale Savaşı’nın en kritik tarihidir.Bunun üzerine Alp, zaman
makinesini bu tarihe ayarlamaya karar verir. Patlamada ana makine zarar
görmüştür ama yedek bir makine hâlâ çalışmaktadır. Daha önce nereye gideceğini
bilmediği için ailesini bulamayan Alp, artık net bir hedefe sahiptir.Ahmet’le
birlikte üsse giderler. Alp ona zaman makinesini gösterir ve nasıl çalıştığını
anlatır. Planları nettir:Geçmişe gidip Alp’in anne ve babasını bulacak ve geri
getireceklerdir.Ahmet geleceğe gidip gidemeyeceklerini sorar. Alp denediğini
ama makinenin sadece geçmişe gittiğini, sayacın hep geriye doğru çalıştığını
söyler.Sonunda yolculuk başlar. Ahmet annesinin merak edeceğinden endişe eder,
ancak Alp zaman yolculuğunda dış dünyada çok az zaman geçeceğini söyleyerek onu
rahatlatır.İkisi birlikte gözlerini kapatır ve zaman yolculuğu başlar.
KISIM-2/Çanakkale Savaşı
Alp ve Ahmet zaman makinesiyle yolculuğa başladıklarında
saatlerine bakarlar ve 7 Mart 1915, Çanakkale (Kaleli Sultan) tarihine
geldiklerini fark ederler. Önlerinde deniz vardır ve gerçekten geçmişe
gittiklerini anlarlar.Bu sırada bir asker onları fark eder ve “Burada ne işiniz
var?” diyerek uyarır. Alp ve Ahmet durumu açıklar; Alp, anne ve babasını
aradığını söyler. Yanlarında getirdikleri siyah-beyaz fotoğrafı askere
gösterirler. Alp özellikle dikkatli davranmıştır; geçmişe ait olmayan hiçbir
teknolojik şeyi (örneğin telefon) getirmemiştir ve fotoğrafı da dikkat çekmemek
için siyah-beyaz hâle getirmiştir.Asker onları komutanlara götürür. Önce
Binbaşı Nazmi ile karşılaşırlar. Ancak o da fotoğraftaki kişileri tanımaz. Daha
sonra onların bulunduğu geminin Nusret Mayın Gemisi olduğu anlaşılır. Gemide
ayrıca Yüzbaşı Hakkı da vardır.Alp ve Ahmet bu tarihi ana tanıklık
ederler:Nusret Mayın Gemisi, Çanakkale Boğazı’na 26 mayını yerleştirmektedir.
Mayınlar kıyıya paralel şekilde iki sıra hâlinde döşenir. Çocuklar gemide bu
süreci yakından izler ve işin ne kadar zor, riskli ve emek gerektiren bir görev
olduğunu fark ederler.Mayınları döktükten sonra geminin geri dönüşü çok daha
tehlikelidir. Kendi döşedikleri mayınların üzerinden geçmek zorunda kalırlar ve
her an patlama riski vardır. Bu gerilim dolu anları da yaşarlar.Tam bu sırada
saatlerinden bir ses gelir ve yeniden ışınlanırlar.
Savaşın İçine
Düşüş:Bu kez kendilerini top seslerinin yükseldiği bir ortamda bulurlar.
Etrafta yoğun bir savaş vardır. Boğaza doğru ilerleyen yüzlerce düşman gemisini
görürler. Nusret’ten ayrılalı yaklaşık 10 gün geçmiştir.Top sesleri,
patlamalar, yaralı ve şehit askerler… Bu manzara Alp ve Ahmet’i derinden
sarsar. Savaşın gerçek yüzüyle ilk kez bu kadar yakından karşılaşırlar.
Koca Seyit ile KarşılaşmaBu ortamda tarihin önemli
isimlerinden biriyle tanışırlar: Koca Seyit (Seyit Onbaşı).Yanında Yüzbaşı
Hilmi ve birkaç asker daha vardır. Cephanenin yetersiz olduğu bir anda Koca
Seyit devreye girer. Normalde bir top mermisi yaklaşık 215 okka (yaklaşık 245
kg) ağırlığındadır ve tek bir kişinin kaldırması mümkün değildir.Ancak Koca
Seyit, büyük bir güçle bu mermileri sırtlayarak merdivenlerden çıkarır ve üç
kez üst üste topa yerleştirir. Son atışıyla düşman gemilerinden Ocean
zırhlısını vurur ve gemi batırılır. Bu olay savaşın seyrini değiştiren kritik
anlardan biridir. Aynı zamanda Nusret’in döşediği mayınlarla birlikte düşman
büyük kayıplar verir.Bu başarı çevredeki tabyalarda büyük bir sevinç yaratır.
Duygusal ve İnsani Anlar:Alp ve Ahmet, anne-babalarının
fotoğrafını askerlere gösterir ancak kimse onları tanımaz.Koca Seyit ile sohbet
ederler. Seyit Onbaşı:
• Köyde odun kömürü yaparak ve
hayvanlarına bakarak yaşadığını
• Savaşa gelmeden önce sade bir hayatı
olduğunu
• Hiç görmediği kızını çok özlediğini
anlatır
Kendisine verilen madalya ve ödüllerle ilgilenmediğini,
önemli olanın görevi başarmak olduğunu söyler.20 Mayıs ve Cevat PaşaÇocuklar
burada bir süre daha kalır ve 20 Mayıs sabahına tanıklık ederler. Mecidiye
Kışlası’nda bir hareketlilik vardır. Boğaz Komutanı Cevat Paşa, Koca Seyit’i
tebrik etmek için gelir.Cevat Paşa, Seyit Onbaşı’ya:
• Bu mermiyi nasıl kaldırdığını sorar
• Tekrar kaldırmasını ister
Ancak Koca Seyit aynı mermiyi yeniden kaldıramaz ve o anın
özel bir güçle gerçekleştiğini söyler.
Cevat Paşa ona ne istediğini sorar. Seyit Onbaşı:
• “Ben sadece bir erim, bana iki tayın
yeter” der
Bu istek kabul edilir. Ancak kısa süre sonra bundan da
vazgeçer ve:
• Arkadaşlarından fazla yemek
istemediğini
• Bu yüzden hakkından vazgeçtiğini
söyler
Bu davranışı onun ne kadar mütevazı ve fedakâr biri olduğunu
gösterir.
Yeni Bir Yolculuk Başlıyor
Tam bu olayların ardından Alp ve Ahmet’in saatleri tekrar
sinyal verir.Zamanları dolmuştur.İki arkadaş bir kez daha ışınlanır ve yeni bir
zamana doğru yolculuk başlar…
Alp ve Ahmet yeniden ışınlandıktan sonra saatlerine bakarlar
ve bu kez 25 Nisan 1915 tarihine geldiklerini görürler. Ancak nerede
olduklarını ilk başta anlayamazlar. Düşman hattında mı yoksa Türk askerlerinin
yanında mı olduklarından emin değildirler.
Kısa süre sonra Türkçe konuşan bir asker duyunca
rahatlarlar. Bir asker onlara ne yaptıklarını sorar. Onlar da anne ve
babalarını aradıklarını söyleyerek durumu açıklar. Ardından rütbeli bir komutan
gelir, çocukları dinler ama fotoğraftaki kişileri tanımaz.
Komutan, birazdan düşmanın çıkarma yapacağını ve onların bu
bölgeden uzak durmaları gerektiğini söyler. Bu sırada askerlere hitap ederek:
• Ertuğrul Koyu’nu korumak için gönüllü
olan var mı? diye sorar.
Tüm askerler tereddütsüz gönüllü olur. Bu gönüllüler
arasında Ezine’li Yahya Çavuş da vardır. Ona emin olup olmadığı sorulur, ancak
o kararlıdır.Yahya Çavuş silahları dağıtır ve askerler harekete geçer. Bu
sırada Alp ve Ahmet de fotoğrafı herkese gösterir ama kimse Alp’in ailesini
tanımaz.Savaş Öncesi Zorluklar:Savaş başlamadan önce kısa bir yemek molası
verilir. Ahmet aç olduğunu fark eder ancak gelen yemek onu şaşırtır:
• Sadece kurutulmuş ekmek (peksimet)
vardır.
Ahmet bu duruma şaşırınca Alp ona tepki gösterir:
• “Burası bir kahvaltı yeri değil.”
diyerek savaş şartlarının zorluğunu hatırlatır.
Aynı zamanda üşüdüklerini de hissederler. Savaşın fiziksel
zorlukları onları iyice etkiler.
⚔️ Ertuğrul Koyu Savaşı
Düşman gemileri yaklaşır ve büyük bir çatışma
başlar.Ezine’li Yahya Çavuş en önde savaşır ve diğer askerler onun arkasında
toplanır.
Alp ve Ahmet de yardım etmek ister:
• Siper kazmaya çalışırlar
• Çoğunlukla saklanarak hayatta kalmaya
çalışırlar
Çatışma çok ağırdır ve birçok asker şehit olur.
Yahya Çavuş, Alp ve Ahmet’e:
• “Buradan gidin ve bizim nasıl
savaştığımızı herkese anlatın.3000 kişiye karşı 67 kişi nasıl direndiğimizi
duyurun.” der.Bu sözler çocukları derinden etkiler.
Tam bu sırada saatleri çalar ve yeniden ışınlanırlar.Işınlanmadan
hemen önce bir Mehmetçiğin: •“Ezine’li
Yahya Çavuş’un 3000 kişiye karşı nasıl savaştığını duydun mu?” dediğini
duyarlar.Bu kahramanlığın daha o anda yayılmaya başladığını fark ederler.
🏡 Bigalı Köyü (25 Nisan
1915 – Farklı Mekân)
Yeni ışınlandıkları yerde yine tarih 25 Nisan 1915’tir,
ancak bu kez farklı bir mekândadırlar:
Bigalı Köyü:Bir teyze onlara buranın Bigalı olduğunu söyler.
Başında beyaz örtü, sırtında büyük bir çuval vardır. Oğullarına ekmek
götürdüğünü söyler. Ancak sonradan bu “oğulların” aslında cephedeki askerler
olduğu anlaşılır.Alp ve Ahmet teyzenin taşıdığı ekmekleri götürmesine yardım
eder. Teyze her sabah bu ekmekleri yapıp askerlere ulaştırmaktadır.
Askerlerin yanına gittiklerinde:
• Tarhana çorbası içerler
• Orada Sabri ve Tahsin ile tanışırlar
Sabri ve Tahsin aslında lise öğrencileridir. Sabri sınıf
başkanıdır ve gönüllü olunca tüm arkadaşları da onun peşinden cepheye
gelmiştir.
Onlara da fotoğrafı gösterirler ama yine sonuç alamazlar.
Mustafa Kemal ile
Karşılaşma:Saat 07.45’te tabur hareket eder.
Bu sırada Alp ve Ahmet, Mustafa Kemal’i ilk kez görürler.
Atının üzerinde ilerlemektedir.
Birlikte yürürler. Ahmet yürürken zorlanır ve “Keşke spor
ayakkabı giyseydim” diye düşünür.
Ancak Sabri’nin tahta tabanlı ayakkabısının kırılıp ayağını
yaraladığını görünce söylediğinden utanır.
Yeni Çatışma ve Zaman
Atlaması:Düşman birlikleri çok kalabalık şekilde yaklaşır. Savaş yeniden
başlamak üzeredir.Tam bu sırada saatleri devreye girer ve onları başka bir
zamana gönderir.
20 Mayıs 1915 –
Ateşkes Günü
Gözlerini açtıklarında 20 Mayıs 1915 tarihine geldiklerini
görürler.
Etrafta düşman askerleri de vardır ama kimse
saldırmamaktadır.Çünkü o gün:
Her iki tarafın ölülerini toplaması için ateşkes ilan
edilmiştir.Burada:
• Hüseyin ile tanışırlar (katırlarla
askerlere su taşıyan biri)
• Tekrar Sabri ile karşılaşırlar
Sabri, Alp’e önemli bir bilgi verir:
• Babasını
gördüğünü ama düşman tarafından esir alındığını söyler.
Kurtarma Planı ve TehlikeAlp, Ahmet ve Sabri bir plan yapmaya
başlar: Alp’in babasını kurtarmak:Ancak plan sırasında istemeden büyük bir hata
yaparlar:Yanlışlıkla düşman siperine girerler
Alp, Ahmet, Sabri ve Hüseyin, Alp’in babasını kurtarmak için
bir plan yaparlar. Su taşımak için katırlarla nehre inerler. Ancak Hüseyin yolu
karıştırır ve yanlışlıkla düşman bölgesine girerler.
Bu tehlikeli durumda Hüseyin zekice davranır:
• Düşman askerlerine, “Sizin bölgede su
kalmadığı için komutanımız size su gönderdi” der.
• Düşman askerleri buna inanır ve onları
serbest bırakır.
Bu olay Alp’e bir fikir verir:Kurtarma Planı
Alp aynı yöntemi kullanarak bir plan kurar:
• Düşman askerlerine yine su
götürdüklerini söyleyeceklerdir
• Testilerden biri bilerek boş
bırakılacaktır
• Alp o testinin içine saklanacaktır
Hüseyin planı desteklemek için bir testinin altını deler ve
“Su akmış” bahanesi oluşturur.
Alp, düşman askerlerinden birinin üniformasını giyer ve
yanına bir yedek üniforma alır. Esirlerin bulunduğu yere sızar ve asker gibi
davranır.Babası esirler arasındadır. Alp onun ismini söyler.İçlerinden biri
“Benim” diyerek ortaya çıkar: Alp’in babasıdır.Tam bu sırada bir asker Alp’e
anahtar uzatır. Alp kısa süreli korku yaşasa da şüphe çekmez.Kelepçeleri açar,
babasını kurtarır ve ona getirdiği üniformayı giydirir.
Alp, tek gelmediğini, arkadaşlarıyla birlikte geldiğini
anlatır. Hatta Sabri’nin aslında farklı bir zamandan geldiğini ama şu an aynı
yaşta olduklarını söyler.
Baba-oğul kavuşur ve büyük bir mutluluk yaşanır.
Anneye Kavuşma – Akbaş Hastanesi:Alp babasına annesini
sorar.Babası, annesinin Akbaş’ta hemşire olarak çalıştığını söyler.Birlikte
oraya giderler. Yolda yaşlı bir teyze onlara yemek verir. Bu teyze:
• Eşini ve oğullarını savaşta
kaybetmiştir
• Yine de askerlere yardım etmeye devam
etmektedir
Bu durum çocukları derinden etkiler.Akbaş Hastanesi’ne
geldiklerinde Alp’in annesi Özgür Hanım ile karşılaşırlar.Özgür Hanım
yaralılarla ilgilenmektedir. Alp’i görünce tanır ve büyük bir duygusal kavuşma
yaşanır.Ancak annesi hemen görevine geri dönmek zorundadır çünkü:
• Çok sayıda yaralı vardır
• Yardıma ihtiyaç büyüktür
Savaşın Acı
Yüzü:Hastanede çok etkileyici bir olaya tanık olurlar:
Bir baba, aynı zamanda doktordur.Ancak savaşta yaralanan
oğluna müdahale edemez çünkü:
• Öncelik, kurtarılma ihtimali olan hastalardadır
• Oğlu ağır durumdadır.Bu yüzden baba,
oğlunu son kez görür.
Bu sahne savaşın ne kadar acımasız olduğunu açıkça gösterir.
Geri Dönüş
Alp’in annesi biraz daha yardım ettikten sonra birlikte geri
dönmeye karar verirler.
Saatlerini kullanarak tekrar zaman yolculuğu yaparlar ve
günümüze dönerler.
Döndüklerinde büyük bir şaşkınlık yaşarlar:Gerçekte sadece
53 dakika geçmiştir.
Sabri Dede ile
Buluşma
Ahmet ve Alp, Sabri’nin gelecekteki hâlini merak eder ve onu
araştırırlar.Haberlerden Sabri’nin yaşadığını öğrenirler ve ziyaretine
giderler.Sabri artık yaşlı bir dededir.Onu görürler ama Sabri çok yorgundur ve
uyumaktadır.Onları tanımaz.Bu durum onları üzer.
Sürpriz ve Son
Tam ayrılırken Sabri’nin torunu yanlarına koşarak gelir ve
bir zarf verir.Dedesi, onların arkadaş olması gerektiğini söylemiştir.Zarfın
içinden:Alp’in babasının fotoğrafı çıkar.Bu da Sabri’nin aslında onları
tanıdığını ve her şeyi hatırladığını gösterir.
Torunu şaşkınlıkla sorar:
“Siz dedemi nereden tanıyorsunuz?”Alp ve Ahmet cevap verir:
“Uzun hikâye… ama
anlatacak çok zamanımız var.”Üçü birlikte bir ağacın gölgesine oturur ve sohbet
etmeye başlar.
HİKÂYE HARİTASI
Zaman Yolcuları: Çanakkale Savaşı’nda- Mustafa ORAKÇI-172
SAYFA
Kahramanlar
• Ahmet → Meraklı, başta sorumsuz ama
zamanla olgunlaşan bir çocuk
• Alp → Gizemli, kararlı, ailesini
bulmak için mücadele eden çocuk
• Alp’in annesi ve babası → Bilim
insanları (zaman makinesi üzerinde çalışıyorlar)
• Rıza Dayı → Patlamadan kurtulan kişi,
önemli ipucu verir
• Hüseyin → Katırlarla su taşıyan
yardımcı karakter
• Sabri → Gönüllü öğrenci asker (sonunda
Sabri Dede olur)
• Ezine’li Yahya Çavuş → Kahraman asker
• Koca Seyit (Seyit Onbaşı) → Destansı
güç ve fedakârlığın simgesi
• Cevat Paşa, Mustafa Kemal → Tarihî
kişiler
Olay (Olay
Örgüsünün Özeti)
Ahmet, gizemli yeni öğrenci Alp ile tanışır. Alp’in
ailesinin kaybolduğunu öğrenir ve onunla birlikte araştırmaya başlar. Alp’in
ailesinin zaman makinesiyle geçmişe gittiğini keşfederler. İki arkadaş zaman
makinesiyle Çanakkale Savaşı’na gider, savaşın zorluklarına tanıklık eder ve
Alp’in anne-babasını bulur. Onları kurtarıp günümüze dönerler ve yaşadıkları
deneyim hayatlarına büyük bir anlam katar.
Yer Günümüz:
• Okul
• Çatı Yetimler Yurdu
• Koruköy (patlama alanı, yıkık lojman)
Geçmiş
(1915):
• Çanakkale Boğazı
• Nusret Mayın Gemisi
• Ertuğrul Koyu
• Bigalı Köyü
• Cephe ve siperler
• Akbaş Hastanesi
Zaman
• Günümüz (hikâyenin başlangıcı ve sonu)
• Geçmiş:
• 7 Mart 1915 (Nusret mayın dökümü)
• 25 Nisan 1915 (Çanakkale kara
savaşları başlangıcı)
• 20 Mayıs 1915 (ateşkes günü)
ÖZET
Ahmet, gizemli arkadaşı Alp’in ailesinin kayboluşunun
ardındaki gerçeği öğrenir ve onunla birlikte zaman makinesiyle Çanakkale
Savaşı’na gider. Tarihin en zorlu anlarına tanıklık ederler, kahraman
askerlerle karşılaşırlar ve Alp’in anne-babasını bulup kurtarırlar. Bu
yolculuk, Ahmet’in hayata ve geçmişe bakışını tamamen değiştirir.
Ana Tema
• Vatan sevgisi ve fedakârlık
• Tarihi anlamak ve geçmişe saygı duymak
• Dostluk ve dayanışma
Ana Duygu
• Hayranlık ve gurur (askerlerin
kahramanlığı karşısında)
• Aynı zamanda üzüntü ve empati (savaşın
acı yüzü)
SORULAR
1. Kitabın
adı nedir?
Cevap: Zaman
Yolcuları: Çanakkale Savaşı’nda
2. Kitabın
yazarı kimdir?
Cevap:
Mustafa Orakçı
3. Kitap kaç
sayfadır?
Cevap: 172
sayfa
4. Hikâyenin
başında Ahmet nasıl bir öğrencidir?
Cevap: Okula
gitmek istemeyen, telefonla vakit geçiren bir öğrencidir.
5. Ahmet
sınıfta genellikle nerede oturur?
Cevap: Orta
sıraların arkasında oturur.
6. Ahmet’in
yerine kim oturmuştur?
Cevap: Alp
7. Ahmet
Alp’e neden sinirlenir?
Cevap: Kendi
yerine oturduğu için sinirlenir.
8. Alp
derste hangi kitaba bakmaktadır?
Cevap: Fen
bilgisi sözlüğüne bakmaktadır.
9. Ahmet’in
dikkatini Alp’te çeken şey nedir?
Cevap:
Sözlüğe çok ciddi ve dikkatli şekilde bakmasıdır.
10. Öğretmen
Ahmet ve Alp’e ne verir?
Cevap: Grup
Fen Bilgisi dönem ödevi
11. Ahmet
Alp hakkında neden meraklanır?
Cevap:
Gizemli davranması ve sorulara cevap vermemesi nedeniyle.
12. Ahmet
Alp’in sözlüğünde ne bulur?
Cevap: “Çatı
Yetimler Yurdu” yazısını bulur.
13. Ahmet
Çatı Yetimler Yurdu’na neden gider?
Cevap: Alp
hakkında bilgi edinmek için gider.
14. Ahmet
yurtta Alp hakkında ne öğrenir?
Cevap: Ailesini
patlamada kaybettiği için Çocuk Esirgeme Kurumunda kaldığını şimdiyse yurttan
çoğu zaman olduğu gibi kaçtığını öğrenir.
15. Ahmet
neden kendini kullanılmış hisseder?
Cevap:
Alp’in onu bilerek yurda yönlendirdiğini düşündüğü için.Mehtap öğretmene haber
verdirmek amacıyla.
16. Ahmet
Alp’in ailesi hakkında ne öğrenir?
Cevap: Bir
patlamada öldüklerinin söylendiğini öğrenir.
17. Alp
aslında ailesi hakkında ne düşünmektedir?
Cevap:
Ailesinin ölmediğini düşünmektedir.
18. Fen
bilgisi dersinde Alp hangi konuyla ilgilenir?
Cevap: Zaman
makinesi ve zaman yolculuğu konusuyla ilgilenir.
19. Ahmet
Alp’i ilk nerede takip eder?
Cevap:
Petrol istasyonunda görüp takip eder.
20. Alp
nerede yaşamaktadır?
Cevap:
Patlama olan yerdeki yıkık lojmanda yaşamaktadır.
21. Rıza
Dayı kimdir?
Cevap:
Patlamadan kurtulan ve Alp’e bilgi veren kişidir.
22. Rıza
Dayı Alp’in ailesi hakkında ne söyler?
Cevap:
Patlamada ölmediklerini, zaman yolculuğu yapmış olabileceklerini söyler.
23. Alp’in
ailesi ne üzerinde çalışmaktadır?
Cevap: Zaman
makinesi üzerinde çalışmaktadır.
24. Alp
zaman makinesini hangi tarihe ayarlar?
Cevap: 18
Mart 1915 tarihine ayarlar.
25. Alp ve
Ahmet ilk olarak nerede ortaya çıkar?
Cevap:
Çanakkale’de, Nusret Mayın Gemisi yakınında.
26. Nusret
Mayın Gemisi’nde ne yapılmaktadır?
Cevap:
Boğaza mayın döşenmektedir.
27. Koca
Seyit neyi başarmıştır?
Cevap: Ağır
top mermisini kaldırarak düşman gemisini vurmuştur.
28. Ezine’li
Yahya Çavuş ne yapmıştır?
Cevap: Az
sayıda askerle düşmana karşı büyük bir direniş göstermiştir.
29. Alp ve
arkadaşları Alp’in babasını nasıl kurtarır?
Cevap: Su
taşıma bahanesiyle düşman bölgesine girip plan yaparak kurtarırlar.
30.
Hikâyenin sonunda Sabri dede çocuklara ne gönderir?
Cevap:
Alp’in babasının fotoğrafını gönderir.
ZORLAYICI SORULAR
1. Alp ve
Ahmet zaman yolculuğunda ilk olarak hangi tarihe gider?
Cevap: 7
Mart 1915
2. Alp ve
Ahmet’in ilk ulaştıkları yerin adı nedir?
Cevap:
Kaleli Sultan (Çanakkale)
3. İlk
karşılaştıkları geminin adı nedir?
Cevap:
Nusret Mayın Gemisi
4. Nusret
Mayın Gemisi’nde görevli komutanın adı nedir?
Cevap:
Binbaşı Nazmi
5. Nusret
Mayın Gemisi’nde bulunan diğer askeri rütbelinin adı nedir?
Cevap:
Yüzbaşı Hakkı
6. Nusret
Mayın Gemisi kaç mayın döşemiştir?
Cevap: 26
mayın
7. Mayınlar
boğaza nasıl yerleştirilmiştir?
Cevap:
Kıyıya paralel iki sıra hâlinde
8. Alp ve
Ahmet ikinci olarak hangi tarihe ışınlanır?
Cevap: 25
Nisan 1915
9. Bu
tarihte korunan koyun adı nedir?
Cevap:
Ertuğrul Koyu
10. Ertuğrul
Koyu’nda kahramanlık gösteren askerin adı nedir?
Cevap:
Ezine’li Yahya Çavuş
11. Yahya
Çavuş’un kaç kişilik bir birlikle savaştığı söylenir?
Cevap: 67
kişi
12. Yahya
Çavuş’un karşı savaştığı düşman sayısı yaklaşık kaçtır?
Cevap: 3000
kişi
13. Alp ve
Ahmet’in aynı gün ama farklı yerde bulundukları köyün adı nedir?
Cevap:
Bigalı Köyü
14. Bigalı
Köyü’nde karşılaştıkları iki öğrencinin adı nedir?
Cevap: Sabri
ve Tahsin
15.
Sabri’nin sınıftaki görevi nedir?
Cevap: Sınıf
başkanıdır
16. Alp ve
Ahmet Bigalı Köyü’nde hangi önemli tarihi şahsiyeti görür?
Cevap:
Mustafa Kemal
17. Alp ve
Ahmet üçüncü olarak hangi tarihe ışınlanır?
Cevap: 20
Mayıs 1915
18. 20 Mayıs
1915’te neden ateşkes ilan edilmiştir?
Cevap: Tarafların
ölülerini almak için
19. Alp’in
babasının bulunduğu yer neresidir?
Cevap:
Düşman tarafından esir alınan bölge (esir kampı)
20. Alp’in
annesi savaş sırasında nerede görev yapmaktadır?
Cevap: Akbaş
Hastanesi’nde hemşire olarak
ÇOKTAN SEÇMELİ SORULAR
1. Ahmet’in sınıfta sinirlenmesine sebep olan durum
nedir?
A) Öğretmenin ödev vermesi
B) Alp’in onun yerine oturması
C) Sınav yapılması
D) Arkadaşlarının konuşması
Cevap: B
2. Alp derste hangi kitaba bakmaktadır?
A) Roman
B) Tarih kitabı
C) Fen bilgisi sözlüğü
D) Matematik kitabı
Cevap: C
3. Ahmet, Alp’in sözlüğünde hangi bilgiyi bulur?
A) Okul adresini
B) Telefon numarasını
C) Çatı Yetimler Yurdu yazısını
D) Ailesinin fotoğrafını
Cevap: C
4. Ahmet, Çatı Yetimler Yurdu’nda Alp hakkında ne öğrenir?
A) Çok başarılı olduğunu ve sık sık yurttan kaçtığını
B) Oraya yardım eden bir zengin olduğunu
C) Aylak bir öğrenci olduğunu
D) Okulu bırakıp çalıştığını
Cevap: A
5. Alp’in ailesinin öldüğü düşünülen yer neresidir?
A) İstanbul
B) Bigalı Köyü
C) Koruköy
D) Akbaş
Cevap: C
6. Rıza Dayı ne hakkında önemli bir bilgi verir?
A) Savaş planları hakkında
B) Zaman makinesi hakkında
C) Okul hakkında
D) Sabri hakkında
Cevap: B
7. Alp zaman makinesini hangi tarihe ayarlamıştır?
A) 25 Nisan 1915
B) 7 Mart 1915
C) 20 Mayıs 1915
D) 18 Mart 1915
Cevap: D
8. Alp ve Ahmet ilk olarak hangi gemide bulunurlar?
A) Yavuz
B) Hamidiye
C) Nusret
D) Barbaros
Cevap: C
9. Nusret Mayın Gemisi’nde ne yapılmaktadır?
A) Asker taşınmaktadır
B) Yaralılar tedavi edilmektedir
C) Mayın döşenmektedir
D) Eğitim verilmektedir
Cevap: C
10. Nusret Mayın Gemisi kaç mayın döşemiştir?
A) 18
B) 20
C) 26
D) 30
Cevap: C
11. Alp ve Ahmet ikinci olarak hangi tarihe gider?
A) 7 Mart 1915
B) 25 Nisan 1915
C) 20 Mayıs 1915
D) 18 Mart 1915
Cevap: B
12. Ertuğrul Koyu’nda kahramanlık gösteren kişi kimdir?
A) Koca Seyit
B) Cevat Paşa
C) Yahya Çavuş
D) Mustafa Kemal
Cevap: C
13. Yahya Çavuş’un karşı savaştığı düşman sayısı yaklaşık
kaçtır?
A) 500
B) 1000
C) 2000
D) 3000
Cevap: D
14. Bigalı Köyü’nde karşılaştıkları öğrenciler kimlerdir?
A) Hüseyin ve Rıza
B) Sabri ve Tahsin
C) Mehmet ve Ali
D) Hasan ve Hüseyin
Cevap: B
15. Sabri’nin sınıftaki görevi nedir?
A) Öğrenci
B) Başkan
C) Sınıf başkanı
D) Yardımcı
Cevap: C
16. Alp ve Ahmet Bigalı Köyü’nde kimi görür?
A) Yahya Çavuş
B) Mustafa Kemal
C) Rıza Dayı
D) Hüseyin
Cevap: B
17. 20 Mayıs 1915’te neden ateşkes ilan edilmiştir?
A) Savaş bittiği için
B) Dinlenmek için
C) Ölüleri almak ve gömmek için
D) Barış yapıldığı için
Cevap: C
18. Hüseyin’in görevi nedir?
A) Komutanlık yapmak
B) Silah taşımak
C) Katırlarla askerlere su taşımak
D) Yemek yapmak
Cevap: C
19. Alp’in annesi nerede görev yapmaktadır?
A) Cephede asker olarak
B) Okulda öğretmen olarak
C) Hastanede hemşire olarak
D) Yurtta görevli olarak
Cevap: C
20. Hikâyenin sonunda Sabri dede çocuklara ne gönderir?
A) Bir mektup
B) Bir kitap
C) Bir fotoğraf
D) Bir harita
Cevap: C

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder